Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Dolls"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Aranan terim: 1984

Yorumlarda da aramayı ihmâl etme.
  
aramanızın hem armut hem de armutlu kelimelerini içermesi için armut* arayabilirsiniz

45 adet sonuç bulundu

sorumlu(!) vatandaşlık: since 1984-george orwell or 1980-kenan evren?

0 ahkam var

Henüz bir ikisi dışında hiçbir mankeni bilmedim... İsyanlardayım... Ve i%u015Fte sonuçlar.

0 ahkam var

George Orwell'i CIA desteklemiş. "1984 ve Hayvanlar Çiftliği kitapları finanse edilmiş."

0 ahkam var

stop 1984, AB üyesi ülkelerin vatandaşlarından imza kampanyası vb. aktivasyonlar

0 ahkam var
Etiketler: 

herkes arar sevdiğini ama gerçek olan sevgi nedir sizce?? sadece onu düşünmek mi değer vermek mi kıskanmak mı yoksa?? bende gencim ama oturup geçmişteki insanlarla muhabbet edince gerçekten sevginin değerinin kalmadığını anlıyorum... iki kısa ve öz hikaye birisi 1984 yılında diğeri 2007 yılında...
sene 1984 5 aylık nişanlı çift düğün alışverişi için Gaziantep'e gidiyorlar erkek gayri ihtiyari nişanlısının elini tutmak istiyor ama kız tutturmuyor.. sene 2007 iki günlük sevgili ve ikinci gün kız oğlanın evine gidiyor o geceyi beraber geçiriyorlar... artık gerisine siz karar verin??

0 ahkam var
Etiketler: , , , ,
\

AVŞAR BEYİ SY: Kemal Kan,
AY AMAN OF (1972) – Y: Aram Gülyüz,
AY AMAN OF - Ülkü Erakalın 1979
AYBİKE KURT KIZ - Mehmet Aslan 1976
AY BU GECE DOĞACAK (1971) – Y: Savaş Eşici,
AY HİKAYELERİ 1995 – Erden Kıral (AŞK ÜZERİNE SÖYLENMEMİŞ HER ŞEY) Sevgi ve Hoşgörü üzerine kurulu 5 kısa öyküden biri )
AY IŞIĞI OPERASYONU – Müjdat Saylav 1986
AY VAKTİ - Mahinur Ergun 1993
AY YILDIZ FEDAİLERİ – Semih Evin 1966
AYAZ GECELER - Yücel Uçanoğlu 1989
AYÇA SENİ SEVİYORUZ - Eser Zorlu 1993
AYDEDE'YE GİDİYORUZ (1964) – SY: Nuran Şener,
AYIKLA BENİ HÜSNÜ (UYANIK ŞOFÖR) - Arif Keskiner 1975
AYIKLA PİRİNCİN TAŞINI - Müjdat Saylav 1994
AYIN KARANLIK YÜZÜ - Biket İlhan 2004
AYIP ETTİN ŞEMSETTİN (1971) – Y: Aram Gülyüz,
AYLAKLAR - Altuğ Savaşal 1994
AYNA - Erden Kıral 1984
AYNA BAK VE GÖR … - Hakan Şahin 1999
AYNA – Hakan Şahin 2001
AYNI YOLUN YOLCUSU (1972) – Y: Aram Gülyüz
AYNAROZ KADISI (1938) – Y: Muhsin Ertuğrul,
AYRI DÜNYA (1961) – Y: Ümit Utku
AYRI DÜNYALAR (1969) – SY: Turgut Demirağ
AYRI DÜNYALAR - Orhan Aksoy 1974
AYRI DÜNYALAR - Gökhan Güney 1988
AYRILAMAM – Temel Gürsu 1986
AYRILAN YOLLAR (1964) – Y: Ertem Göreç,
AYRILIK (1958) – Y: Sırrı Gültekin,
AYRILIK (1972) – Y: Türker İnanoğlu,
AYRILIK - Oksal Pekmezoğlu 1984
AYRILIK ACISI - Yücel Uçanoğlu 1985
AYRILIK HASRETi - Aykut Düz 1986
AYRILIK KOLAY DEĞİL - Temel Gürsu 1980
AYRILIK OLMASAYDI (1967) – SY: Hüsnü Cantürk,
AYRILIK SAATİ (1967) – Y: Türker İnanoğlu,
AYRILIK ŞARKISI (1966) – Y: Ülkü Erakalın,
AYRILIK ŞARKISI – Tevfik Polam 1994
AYRILSAK DA BERABERİZ (1967) – Y: Metin Erksan - Muzaffer Arslan,
AYSEL BATAKLI DAMIN KIZI (1934) – Y: Muhsin Ertuğrul,
AYŞECİK (1960) – Y: Memduh ÜN,
AYŞECİK ATEŞ PARÇASI (1962) – Y: Hulki Saner,
AYŞECİK BAHAR ÇİÇEĞİ (1971) – Y: Aram Gülyüz,
AYŞECİK BOŞ BEŞİK (1965) – Y: Hulki Saner,
AYŞECİK CANIM ANNEM (1967) – Y: Aram Gülyüz,
AYŞECİK CANIMIN İÇİ (1963) – Y: Hulki Saner,
AYŞECİK CİMCİME HANIM (1964) – Y: Hulki Saner,
AYŞECİK ÇITI PITI KIZ (1964) – Y: Hulki Saner,
AYŞECİK; FAKİR KIZIN ROMANI - Aram Gülyüz 1969
AYŞECİK FAKİR PRENSES (1963) – Y: Ertem Göreç,
AYŞECİK SANA TAPIYORUM (Solan Gül) (1970) – Y: Aram Gülyüz,
AYŞECİK ŞEYTAN ÇEKİCİ (1960) – Y: Atıf Yılmaz Batıbeki,
AYŞECİK ve SİHİRLİ CÜCELER RÜYALAR ÜLKESİNEDE (1971) – Y: Tunç Başaran
AYŞECİK; YUVANA DÖN BABA - Aram Gülyüz 1968
AYŞECİK YAVRU MELEK (1962) – Y: Osman F. Seden,
AYŞECİK YAVRUM (KARATAŞLI EMİNE ) - Orhan Aksoy 1970
AYŞECİK YUVANIN BEKÇİLERİ (1969) – Y: Aram Gülyüz,
AYŞECİK İLE ÖMERCİK (1969) – Y: Orhan Aksoy,
AYŞEGÜL (1971) – SY: Nevzat Pesen
AYŞE KIZ – Semih Evin 1960
AYŞEM (1968) – Y: Nejat Saydam,
AYŞEM - İbrahim Tatlıses 1984
AYŞEM KINALI GELİN (1960) – SY: İhsan Tomaç,
AYŞE'NİN ÇİLESİ (1958) – Y: Memduh Ün,
AYŞENİN DUASI (1949) – SY: Vedat Örfi Bengü,
AY YILDIZ FEDAİLERİ (1966) – SY: Semih Evin,
AYVAZ KASAP (1964) – Y: Özkan Subutay,
AZAD KUŞU (1972) – Y. Orhan Elmas
AYYAŞ - Ülkü Erakalın 1974
AZAP (1973) – Y: Türkan Şoray,
AZAP - Yavuz Yalınkılıç 1987
AZAP ÇİÇEĞİ - Savaş Ekici 1981
AZAP RÜZGARI - Oğuz Gözen 1986
AZAP YOLLARI (1967) – SY: Yılmaz Duru,
AZGIN BAKİRELER - Süreyya Duru 1975
AZGIN BAKİRELER - Semih Servidal 1979
AZİZE - Kemal Kan 1968
AZRAİL (1971) – Y: Yılmaz Atadeniz
AZRAİL BENİM - Yücel Uçanoğlu 1968
AZRAİL PEŞİMİZDE (ECEL kÖPRÜSÜ) (1971) – SY: Yılmaz Atadeniz,
AZRAİLİN BEŞ ATLISI (1971) – SY: T. Fikret Uçak
AZRAİLİN BEŞ ATLISI - Yavuz Figenli 1978
AZRAİLİN ELÇİLERİ – T. Fikret Uçak 1983 AZRAİLİN HABERCİSİ – Y: Atıf Yılmaz Batıbeki)

84 Film ilavesiyle A Harfi ile başlayan film Sayısı toplam 715 olmuştur.

0 ahkam var

Sinemamızın 90 Yılına Damgasını Vuran 90 Film“90 YILDA 90 FİLM”

Yeşilköy’de (Ayastefanos) Kırım savaşı galibiyetiyle Ruslar tarafından yaptırılan Rus Abidesinin yıkımı 1914 yılında Fuat Uzkınay tarafından filme alınır, Böylece şimdilerde arşivlerimizde yer almayan bu filmin çekimi İle 1914 Yılı Türk Sineması’nın başlangıç yılı olarak kabul edilir.

1914-2004 yılları arasında geçen bu süreç içerisinde Sinemamız doksanıncı yılını doldurmaktadır. Bu nedenle sinemamıza 90 Yılda damgasını vuran 90 filmi tanıtmak amacıyla bu araştırmayı yapma ihtiyacını hissettim. İlk kez böyle bir çalışma “100 Filmde Türk Sineması” başlığı altında Sayın Agah ÖZGÜÇ tarafından yapılmış ve 1993 yılında Bilgi Yayınevi tarafından yayınlanmıştır.

0 ahkam var

Geçen hafta sonu iki arkadaşım arasında geçen bir tartışma kendime birkaç soru sormama sebep oldu. Tartışmada taraflardan biri televizyonun bir bilgi kaynağı olamayacağı, ancak eğlence için kullanılabileceğini savunurken diğer taraf ise televizyonun teknolojinin geldiği bu son noktada en etkin iletişim kaynağı olduğunu ve bize dayatılan bilgilerin aksine bir bilgi havuzu sunduğunu savunuyorlardı. Ben kişisel olarak ilk taraftayım. Aşağıdaki makale de Televizyon: Öldüren Eğlence (Ayrıntı Yayınları, 1994) isimli kitabın önsözünden alınmıştır. Makalede kullanılan "biz" zamiri her ne kadar Amerikalılara işaret etse de ülke insanımız da bundan nasibini eksiksiz şekilde alabilir. Sanırım makale her şeyi yeteri kadar açıklıyor. "Gözümüzü 1984'e dikmiştik. O yıl gelip de kehanet gerçekleşmeyince sağduyu sahibi Amerikalılar kendilerine usul usul övgüler düzdüler. Liberal demokrasinin kökleri sağlam çıkmıştı. Terör her yere sıçrasa da Orwellcı kâbuslar en azından bize uğramamıştı. Oysa Orwell’ın uğursuz öngörüsünden başka bir öngörü daha bulunduğunu unutmuştuk: Bu değişik kehanet, Aldous Huxley’in biraz daha eski, biraz daha az bilinen, ancak aynı derecede ürkütücü olan Brave New World'uydu (Cesur Yeni Dünya, çev. Ender Aral, Yılmaz Y.,1989). Okumuş insanlar arasında bile yaygın olan inancın tersine, Huxley ile Orwell’ın kehanetleri aynı şeye ilişkin değildi. Orwell’ın uyarısı, dıştan dayatılan bir baskının bize boyun eğdireceği yönündedir. Huxley’in görüşüne göre ise insanları özellikleri, olgunlukları ve tarihlerinden yoksun bırakmak için Büyük Birader’e gerek yoktur. Huxley’e göre, insanlar süreç içinde üzerlerindeki baskıdan hoşlanmaya, düşünme yetilerini dumura uğratan teknolojileri yüceltmeye başlayacaklardır. Orwell kitapları yasaklayacak olanlardan korkuyordu. Huxley'in korkusu ise kitapları yasaklamaya gerek duyulmayacağı, çünkü artık kitap okumak isteyecek kimsenin kalmayacağı şeklindeydi. Orwell bizi enformasyonsuz bırakacak olanlardan, Huxley pasifliğe ve egoizme sürükleyecek kadar enformasyon yağmuruna tutacak olanlardan korkuyordu. Orwell hakikatin bizden gizlenmesinden, Huxley hakikatin umursamazlık denizinde boğulmasından korkuyordu. Orwell tutsak bir kültür halime gelmemizden, Huxley duygu sömürüsüne dayanan içki âlemleri ve tek başına iple asılı bir tenis topuyla oyalanmak gibi şeylerle ömür tüketen önemsiz bir kültüre dönüşmemizden korkuyordu. Huxley'in Brave New World Revisited'de belirttiği gibi, tiranlığa karşı direnmek üzere daima tetikte bekleyen kamusal özgürlükçüler ile rasyonalistler, "insanın neredeyse sonsuz olan eğlenme açlığı"nı hesaba katamamışlardı. Huxley, Orwell'in 1984'ünde insanların acı çekerek denetlediğine dikkat çekerken; Brave New World'da insanlar hazza boğularak denetlenmektedirler. Kısacası Orwell bizi nefret ettiğimiz şeylerin mahvetmesinden okrarken, Huxley bizi sevdiğimiz şeylerin mahvedeceğinden korkuyordu."

1 ahkam var

Dünyanın önde gelen dağcılarından, Atlas dergisi yazarı ve fotoğrafçısı Uğur Uluocak, Kırgızistan'daki bir yüksek irtifa tırmanışı sırasında hayatını kaybetti. Ala Archa sıradağlarında meydana gelen kazada ölen Uluocak, bir dizi tırmanış gerçekleştirmek üzere üç kişilik bir ekiple bölgede bulunmaktaydı. 41 yaşındaki Uluocak şimdiye kadar Türkiye'de ve dünyanın en zorlu dağlarında onlarca tırmanış gerçekleştirmiş, bir dizi ekspedisyon projesine ve benzersiz fotoğraflara imza atmıştı. Gerek Atlas dergisinde gerekse yurtdışında yayınlanan bir çok makalesinde dağcılık sporu, dağcılık etiği, coğrafya ve iklim konularında yaşadığı deneyimleri aktaran Uluocak, aynı zamanda bir çok genç dağcının yetişmesi için de aktif çaba göstermişti. 1982 yılında Saint-Joseph Lisesi'ni bitiren Uğur Uluocak, İTÜ Makine Mühendisliği'nde okudu ve daha sonra İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde yüksek lisans yaptı. Üniversite yıllarında 1984'te dağcılığa başlayan Uluocak, aynı zamanda çok iyi bir dalgıç, Türkiye şampiyonlukları olan bir kürekçi, orta ve uzun mesafe koşucusu ve profesyonel yarışlara katılmış bir bisikletçiydi. Türkiye Dağcılık Federasyonu başta olmak üzere, konusuyla ilgili bir çok ulusal ve uluslararası kurumda yöneticilik de yapan Uluocak, verdiği uygulamalı seminerlerle de dağcılık sporunun gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştu. 7000 ve 8000 metrenin üzerinde zirvelere tırmanan Uğur, hem her zaman dağlara saygı duydu, hem de birlikte olduğu insanları, meslektaşlarını yüceltti. Zirvelerin mütevazı dağcısı, Atlas dergisinin ekspedisyon editörü, hakiki bir alan araştırmacısı ve uzman bir gazeteciydi. Kendisiyle yapılan bir röportajda, Türkiye'deki dağcılar için "ancak öldüğümüzde haber oluyoruz" diyen Uğur, son yolculuğuna da elinde kazması ve kamerasıyla çıktı. Yeknesak hayatlarının tutkusuzluğunda yaşlananlardan biri olamazdı Uğur. Tek tesellimiz bu.

5 ahkam var
2 ahkam var
1 2 3 ... 5 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu