Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Taş Boyama"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Aranan terim: sıktı

Yorumlarda da aramayı ihmâl etme.
  
aramanızın hem armut hem de armutlu kelimelerini içermesi için armut* arayabilirsiniz

37 adet sonuç bulundu

Etiketler: , , , ,

Madeni paralarla sıranın bir ucundan diğer ucunda kurulmuş parmak kaleye o kadar güzel gol attım ki, sıranın kenarına dizilmiş ton ton kızlar beni alkışladı. İşte o gün, benim için yeni bir hayat başladı.

Babam hakkını arayan bir insandı. Ama bu bazen takıntı haline geliyordu. Mesleğinin orta yıllarına doğru ücret dengesizliğinden yakınan ve düzeltilmesini içeren mektupları, bütün bakanlıklara hayali adlarla gönderiyordu. Hatta el yazısından teşhis konmasın diye bana yazdırıyordu mektupları ve diğer kardeşlerime. İmzaları da bize attırıyordu. Birgün, küçük kardeşim "Baba, imzalar mektubun en sonuna atılıyor. Madem öyle, okuyan okuyacağını imza kısmına kadar okur zaten. İmzanın atılmadığını görmesi birşey değiştirmez o saatten sonra!" dedi. Babam bu kadar tescilli bir cevap karşısında apışıp kalmıştı.

8 ahkam var

DUMURLARDAN DUMUR BEĞEN

İşim gereği Beşiktaş-Taksim Dolmuşlarını sık kullanırım.Hatta günde birkaç kez bu hatta mekik dokuduğum görülmüştür. . “Zamanını iyi planlayan kişi”; benim için asla böyle bir ifade kullanılamaz. Herzaman bir yetişme telaşı sabittir vücudumda. Okula ya da işe her seferinde bir, iki dakika gecikirim.Ve nefes nefese.J Dolmuş kuyruğunda yada içinde yolcu dolmasını beklerken, çişi gelmiş biri imajı verdiğimi sanırım. Dolmuş dolmak bilmez genelde veya kuyrukta yeterince kişiyizdir; gelmek bilmez. Neden dolmuş demişler diye çok düşündüm bu zamanlarda.Eminim sizde bu geyiği yapmışsınızdır.Dolsa giderdik zaten. En iyisi bu araçların ismi “Dolacak” olarak değiştirilsin. İnsanoğlu zor durumlar için pratik çözümler arar.Örneğin şehirleşmenin yılan korkusundan kaynaklandığını düşünürüm ben. Yılanlarla uğraşmamak için, ağaçları kesip betonlaşarak, etrafta börtü böceğin ve yılanların yaşamasına imkan bırakılmamış.. Benim gecikmelerimle ilgili çözümüm ise dolmuşun gelmek bilmediği zamanlarda kuyruktaki üç kişiyi örgütleyip, birlikte taksi tutmaktır. Taksimetre bahsettiğim hatta(birçoğunda böyle,hesaplayınız) dört kişinin dolmuş ücretinden daha az yazar ve kişi başına düşen para azalır. Akşamları iş çıkışı saatlerinde Beşiktaşta, Gümüşsuyunda trafik yoğun olur, dolmuşlar gecikir,Taksimdeki kuyruk epeyce uzar. Bir gün iş çıkışı, Taksimden Beşiktaşa gitmek üzere kuyruktaki yerimi aldım. Bu defa acelem yoktu. Sırada yirminci kişiydim ve yine ortada dolmuş yoktu.Hesapladım; gelecek üçüncü dolmuşa binebilecektim.Bekleyecek olmak canımı sıktı ve aynı işe giriştim.Önümdeki üç kişi yaşıtım diyebileceğim gençlerdi. Sarmaş dolaş bir çift ve bir kız. Böyle durumlarda önce çoğunluğa yönelinir ve sözkonusu bir çift ise erkek olana.Bu erkek olanın karar mekanizması olma ihtiyacından kaynaklanır.Bu konuda başka bir başlık altında irdeleme yapmak isterim.Şimdi olay örgüsünü bozmamak için pas geçiyorum. Kuyruktan çıkıp önlerine geldim. ­- Arkadaşlar, dolmuşa vereceğimiz parayla, dört kişi taksi tutarsak, Ortaköye bile gideriz. Böyle durumlarda bir iki saniye düşünülür, tamam denir, ve kuyruktan çıkıp taksiye yönelinir. Önlerinde cevaplarını beklediğim çiftten ERKEKK olanı böyle yapmadı. Bana baktı, kız arkadaşının omzundaki elini daha bir sağlamladı ve Biz Ortaköy’e gitmeyecegiz. Şaşırdım. Anlayamadığını düşündüm.Açıklamaya kalktım. Ben de Ortaköye gitmeyeceğim. Bu yüzden “bile” diyorum. Dolmuşa vereceğimiz… Sözümü kesti. Çarpık bir gülümseme taktı yüzüne. Tamam, ben seni anladım AMA biz Ortaköy’e gitmeyeceğiz. Dumur olmuştum. Kız arkadaşına baktım. O kaşlarını kaldırmış arkadaşının anlayışsızlığına hayretle bakıyor fakat ağzını açmıyordu. Sırada arkamda duran iki adam vardı. Onlara yöneldim.Aynı şeyleri onlara bu kez “Ortaköy” ve “bile” sözcüklerini kullanmadan tekrarladım. Tamam dediler. Çift’in arkasında konuşmaları duymuş olan kıza da hadi dedim. Kız dudaklarını araladı. Kalemtraş’ın Karatahtaya sürtüldüğünde çıkarttığı sesi bilirsiniz. Benzer bir ses çıkartıyordu. Şeyyy, ben Beşiktaş’a gidicektim. Tamam dedim. Beşiktaşa gidiyoruz. Off. Bindik gittik.

2 ahkam var

Kadınlar sürekli tırmalayacak bir şeyler ararlar. Bulamadıkları yerde “akıllarını” tırmalarlar, kedi gibidirler... Bazen hoyrat bazen yumuşacık ama huzur vermezler adama...Aşklarının en uç noktasındayken bile insanın tüm hislerini arap saçına döndürüverirler birden...Adeta karamsar melekler olup çıkıverirler karşınıza...
Kadınlar konusunda deneyiminiz,maharetiniz yoksa uzak bir ölümü yakına getirdiniz demektir...Donanımlı olacaksınız,mücadele gücünüzü kaybetmeyeceksiniz...Çelik gibi bir iradeye sahip olacaksınız...”Onun” sizi çağıran sesini duyduğunuz anda çözüm üreteceksiniz...Aksi halde uçup giderler , ya da götürürler benden söylemesi...

7 ahkam var
\
Saat gece bir bucugu yeni gecmişti. Otobus mola yerine vardı ve o bildik anons yapıldı tum yolculara. " Ihtiyac molası, lutfen yarım saat sonra tekrar yerlerimizde olalım." Otobusten inip inmeme konusunda tereddüt yaşıyordum. Halbuki moladan once ne guzel de uyuyordum. Ustelik kıçımı sıgdırmakta zorlandıgım o dar koltukta. Önümdeki bıyıklı, iri yarı, horuldak amca koltugunu arkaya yani kucagıma yatırmışken üstelik . Uyuyabilmek icin uzun sure ugraşmıştım ve adının Abdullah oldugunu ogrendigim muavinin anonsu, yaklaşık bir saat süren ama uzun uğraşlar sonucunda dalınmış o güzel uykunun, o güzel rüyanın bittiğini söylüyordu. "Hay bin kunduz" dedim icimden. Yanımda oturan adam, dönüp bana oyle bir baktı ki, o lafı icimden söylemediğimi anladım. "Kunduz mu?" diye sordu ve devam etti "Hem de bin tane". "Evet" dedim, "Kunduz, zoruna mı gitti?".

13 ahkam var
\

HERŞEYİN BAŞLANGICI

Çocukların gamsızca, düşüncesizce dışarıda oynadıkları, koşup durdukları saatler Schiller için dışarı çıkma saati hiçbir zaman olmamıştı. Bu sebepten dolayı genelde o, akşam saatlerini tercih ederdi. Etraftakiler bu garip, suratı asık adama pek alışamamışlardı. Kimisi korkuyor, kimisi zararsız olduğunu düşünüp ara sıra karşılaştıklarında sohbet etmekten kaçınmıyorlardı. Aslında bu zamana kadar kimseye zararı dokunmamıştı. Somut birşey yoktu ortada. Görenler sadece onun yüz ifadesinden kızgın bakışlarından yola
çıkarak onun zararlı, çok tehlikeli bir adam olduğunu düşünüyorlardı.

25 ahkam var
Etiketler: 

Gün boyu yedim içtim, bazen acılı bazen tatlı yiyeceklerle karnımı doyurdum. Yemek yemeği seven biri olarak yerken hepsi iyidi ama yediklerimi sindiripte kalın bağırsaklara gönderdikten sonra sancılarım başladı. Hani çıkartmakta sorun değil de, çıkartma yerini seçen biri olarak eve kadar dayanmak çok zor. Eve vardım, koşarak tuvalete yetiştim, yolda elime okuyacak birşey buldum (eski gazete parçası, bedava restaurant kuponu, deterjan kutusu... önemi yok üstünde yazı var), ve genel bir hava ayarından sonra pönck, şurt sesleri arasında rahatlama, bunlar bilinen doğal gelişimler. Şimdi sorunsalım, olayı icra ettikten sonra pislenen kıçımı nasıl temizlemeli... işte kıç temizliği üzerine...

56 ahkam var

Sevgili dostlar, sizlere olan hizmetlerimin ardı arkası kesilmeyecektir.
Bütün çabalarım en doğru yöntemlerle sizi aydınlığa ulaştırmak
üzerinedir. Bildiğiniz gibi son dönemde New Age denilen yeni enerci
döneminde, hemen hemen hergün yeni bir öğreti, yada şifa tekniği ortaya
çıkmaktadır. Bunu ortaya çıkaran çok aydınlanmış varlıklar,
aydınlıklarının karşılığı olarak, bu enercilerin ticaretiyle kısa
yoıldan köşeyi dönmekte, hatta bazıları uluslararası ün bilem
kazanmaktadır. Peki siz kimin kızından aşağısınız? Sorarım size, sizin
neyiniz eksik? Siz hala neden bir yeni enerci çeşidi bulup, bu enerciyi
yayamadınız, da köşeyi dönemediniz? Neden biliyormusunuz dostlarım,
çünkü tekniğini bilmiyorsunuz. İşte bu Atilla arkadaşınız kalan
saçlarını süpürge ederektene, bunun tekniğini öğrenmiş, ve ücretsiz
olaraktana sizinle paylaşmaya karar vermiştir. Kendisi için bişey
istiyosa namerttir. Herşey evrenin en yüksek hayrınadır, e hepimizde
birer evren olduğumuza göre, herşey kendimizin en yüksek hayrınadır.
Hayırlara vesile olmasını dileyerek tekniğe geçiyorum. [önemli not, bu
tekniği yerine getirip başarıya ulaşanların, kazançlarının yüzde onunu
kredi kartıma aktarmaları, evrenin kuralları gereğidir, yatırmayanı
evren cezalandırır. Ben kendim için hiçbirşey istemem, bu tamamen
evrenin isteğidir.]
Tekniğimizin adı : Yorgan kaydırma tekniğidir.
Şimdi öğretiye geçiyoruz...

5 ahkam var

Bu sabah uyandığında telefona sarıldı eli ve ilk onun uykulu sesini duyup huzura varabilmek için hemen arama tuşuna basıverdi.

Numara çevirmeye ihtiyacı yoktu. Çünkü o daima en son aranan ve hatta hep aranandır , arayandır.

Tuşa basıtığı anda inanılmaz bir acıyı parmaklarının ucundan yüreğinize kadar hissetti öyle bir acıdır ki o an ölmeyi istedi.

Daha ilk çağrının ulaşmış olmadığını umud ederek hemen telefonu kapattı ve hatta parçalanması için duvara fırlattı.

Donup kalmıştı. Bu hiç beklemediği bir şoktu. Tamam kötü anlar yaşayacağını o da biliyordu.Hiç bir şey kolay olmayacaktı. Ve belki eskisi gib asla olmayacaktı. Ama bu kadarını beklemiyordu. Yatağın ayak ucunda darmadağın odanın duvarlarına bakakalmıştı. Farkına olmadan kafası öne doğru düştü ve ellerinin arasında takılı kaldı.

32 ahkam var

Birkaç günlük, günlük yazma girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştı. İlk gün her şey süperdi. Çok akıcı bir gündü, dile gelmişti sanki. Ertesi gün, buna ailesi de destek çıktı. Üçüncü gün olayın kahramanları ölmeye başladı. Ardından olay yerindeki nesneler grev kararı alıp beyazlara büründüler. Ve son günde, belediye yakım ekiplerince günlüğe el koyuldu ve yakıldı.

Başladığı projeyi bitiremeyen bir karakterden bahsediyoruz. Kuş kafesine benzeyen bir evi var, ama kendisi kuş olduğundan evi kafes muamelesi görüyor. Kuş olmak kimine göre özgür olmak anlamına gelebilir. O, özgür değildi. Evinde dertleştiği bir eşi yok ne yazık ki. Duvardaki vidalar gibi ölüme terk edildi. Günlük yazmak istedi bir ara; kılıçtan keskin diye methedilen kalemi keşfedip, ama anlatıldığı gibi sonuç hüsran. Kalem elini kesti, ilerde biri tarafından okunmaya değer bir hayatı yoktu.

14 ahkam var

Hayalini kurduğu imkansız geleceğin görkemli girişimlerini, mütevazı başarılara tercih edecek kadar… ayağına konan sinekleri pusuya yatıp bekleyecek kadar… sevdiği sırları, söylemeye değer arkadaşı olmayacak kadar… boşalan sokaklara bakıp acı tatlı sigara içecek kadar…

Gözünü bir ezan sesiyle araladı. Arabanın içine, sigara dumanının koltuk kokusuyla eşsiz karışımı sinmişti. Kendi nefesinin böyle kötü koktuğuna en son seviştikten sonra şahit olmuştu. Eliyle yüzünü ovuşturdu, gözlerinin çapaklarını temizledi ve arabadan inip kahvaltılık almaya karar verdi, çocukken veresiye yazdırdığı Bakkal Rıfat’ tan. Eğer hala mevcudiyetini korumuşsa?

4 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu