Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "''OZ'' KARAKTERLERİ - 2 (Hapishane Görevlileri)"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Aranan terim: william

Yorumlarda da aramayı ihmâl etme.
  
aramanızın hem armut hem de armutlu kelimelerini içermesi için armut* arayabilirsiniz

48 adet sonuç bulundu

tuttum
20

İyi ki Doğdun Levi’s - (Claude Lévi-Strauss’un dalya dediği 100. doğum günü anısına…)

İyi ki Doğdun Levi’s

\

(Claude Lévi-Strauss’un dalya dediği 100. doğum günü anısına…)

Claude Lévi-Strauss
Claude Lévi-Strauss

Bugün 100. doğum yıldönümünü kutlayan, 20. yy’ın en önemli antropologlarından Claude Lévi-Strauss’un dalya demesi anısına, O ve çalışmaları ile ilgili bir yazı kaleme almak istedim. Başlıkta ise çarpıcı olması düşüncesiyle, her antropoloji öğrencisinin maruz kaldığı klişeleşmiş “Levi’s” konserve esprisini yapmaktan kendimi alıkoymadım. Belirtmek gerekirse, bugün 100. doğum yıldönümünü kutlayan antropoloji üstadı Claude Lévi-Strauss ile, meşhur Amerikan bluejean markası arasında ortak herhangi bir bağ yoktur. (Müşterek Yahudi kökenleri hariç.)

22 ahkam var
tuttum
2

NASA'nın ÇITIRI

görev kontrol'un görebileceği en güzel mühedis
görev kontrol'un görebileceği en güzel mühedis

nasa'nın en güzel mühendisi Summer Williams nasa'da roket bilimci olarak çalışıyor... babası dahil bir çok aile bireyi de mühendis ve kimisi de kendisi gibi nasa'da çalışmış(ing...)
4 ahkam var
tuttum
3

Seks terapistliği : Surrogate


Surrogate, ingilizce "yerine geçen" anlamına geliyor. Tıp dünyasında ise bu ismin farklı bir yeri var. Seks terapistliğine surrogate deniyor. Seks terapistleri ABD’nin bazı eyaletlerinde, Avustralya, İsrail gibi ülkelerde seks terapisi ekiplerinde görev alıyorlar.

IPSA adında profesyonel bir oluşumları var, ayrıca AASECT'de destek veriyor.

Kendilerini fahişeler olarak görmeyen surrogate'ler etik ilkelerinde, fahişelerle kendilerini şöyle ayırıyor,

6 ahkam var
tuttum
27

Ağlamak Güzeldir

Focus Dergisi'ne göre insan yaşamı boyunca 95 litre, yani yaklaşık 10 kova gözyaşı döküyor.kadınlar yaklaşık 5 dakika boyunca 50 damla gözyaşı akıtırken, erkeklerinse sadece gözleri nemleniyor. Buradaki "damla" ölçütü 15 mg'a denk geliyor.
Buradaki yazıda da, gözyaşı bazı toksinler içerdiği ve ağlayarak bunlardan kurtulmuş ve stresten arınmış olduğumuz belirtiliyor:
"Crying:The Natural and Cultural History of Tears" isimli kitabın yazarı Tom Lutz'a göre Endüstri Devrimi'ne kadar erkeğin de ağlaması gayet normal karşılanırmış. Örneğin Ortaçağ'da Fransanın en ünlü savaşçısı olan Roland öldüğü zaman diğer 20.000 şövalye bayılıp atlarından düşene kadar ağlamışlar. Endüstri Çağı ise daha çalışkan, duygusal olmayan çalışanlara ihtiyaç duyuyordu. İşte o zaman gözyaşları kapalı kapılar arkasına gizlendi. İnsanlar toplum içerisinde ağlamaktan utanır oldular.

Fotoğraf: BBC
Fotoğraf: BBC

Biyokimya uzmanı William Frey'e göre ise henüz kanıtlanmasa da ağlamak insanlığın evrim boyunca stresi azaltmak için kullandığı bir yöntemdi. Frey'in yaptığı araştırmaya göre soğanın sebep olduğu kimyasal gözyaşlarının %98'i su iken, duygusal sebeplerle dökülen gözyaşlarındaki toksin miktarı ilkine göre daha yüksekti. Ayrıca ağlama fasıllarının süresi neredeyse aynıyken, erkeklerin ayda ortalama 1.4 kere ağlamasına karşılık, kadınlar 5.3 kere ağlamaktaydı.
Sonuçta uzmanlar ağlamanın doğal, sağlıklı,ve tedavi edici nitelikte olduğu konusunda hemfikir gibi görünüyorlar. Doyasıya ağlamak veya gözyaşlarınızı içinize akıtmaksa size kalmış.

43 ahkam var
tuttum
24

İnkalar da Yazmış: Khipu

İnka Muhasebecisi
İnka Muhasebecisi
İnkalar yazısı olmayan tek büyük uygarlık damgasından kurtuldu! İnkaların khipu denilen düğümlü sicim demetleri, yanlızca bir hafıza yardımcısı ya da hesap makinası değil, aynı zamanda üç boyutlu bir yazı diliymiş.

Khipular, 0,5 - 0,7 cm kalınlığında bir ana sicim üzerine daha ince sicimler ve bazen onlara da daha daha ince sicimler tutturularak oluşturulmuş. Bu ince sicimlerden 1500 farklı çeşit var. Hepsi farklı anlamlar ifade ediyor. Bu güne kadar yapılan araştırmalarda bu sicimlerin hesaplama yapmak, muhasebe kayıtlarını tutmak için kullanıldığı ortaya çıkarıldı. Hatta khipuların bilgisayar mantığının temeli olan ikili tercihler sistemi olduğu görüşünü savunanlar da var.

8 ahkam var
tuttum
2

politik kurgu romanları

politik kurgu romanları metal fırtına ile birlikte en popüler türlerden biri oldu. birbiri ardına yayınlanmaya başlayan bu kitaplar "çok satılanlar" listelerinden pek ayrı kalmadı. ilgilenenler için bu kitaplardan bulabildiklerimin bir listesi aşağıda.

\
METAL FIRTINA
yazarlar: orkun uçar - burak turna

Kitap 23 Mayıs 2007 tarihinde başlayan Türkiye - ABD savaşını anlatıyor.
metal fırtına, ilk kitabın ardından iki ayrı seri olarak devam etti. burak turna tarafından yazılan metal fırtına 2 kurtuluş timaş yayınlarından, metal fırtına 3 karşı saldırı ise profil yayınlarından çıktı. metal fırtına 1'in diğer yazarı orkun uçar tarafından yazılan Metal Fırtına 2 / Kayıp Naaş ve Metal Fırtına 3 / Kızıl Kurt ise "altın kitaplar" ile okuyucuya ulaştı.

7 ahkam var
tuttum
8

İsimler

Kimi milletlerde süregelen bir gelenektir. Çocuklarına çok uzun isim koyarlar. Bazıları tanınmak,farklı olmak için, bazıları lüks olsun diye ama çoğusu gelenektendir bu uzun isim verilmesinin sebebi. Örnek olarak brezilyalıları verebiliriz...

Brezilyalılar, hüviyetlerindeki uzun isimler yerine lakap kullanmayı tercih ediyorlar. Özellikle futbolcular da bu örneği göstermek mümkün. İnsanlar, bu futbolcuları, gerçek isimleriyle değil, formalarındaki lakaplarıyla tanıyor.

Uzun yıllar Portekiz'in sömürgesi olan Brezilya'da konuşulan dil Portekizce. Portekizce'de isimlerde ve kelimelerde yapılan bazı değişiklikler, o isim ve kelimelere yeni anlamlar kazandırabiliyor. Bunu günümüzde birçok ünlü futbolcunun isminde görmek mümkün. Mesela, bazı Brezilyalı futbolcuların isminde alışık olduğumuz ?inho' eki, küçüklüğü ifade ediyor. Juninho, Robinho, Cicinho ve Ricardinho örneklerinde olduğu gibi, ?inho' eki, bu futbolcuları, büyük haleflerinden ayırmak için kullanılıyor..

21 ahkam var
tuttum
17

adrenalin

\

kalbimizin hızlı çarpması ve içimizi ürperten bir heyecan dalgası yabancı olduğumuz durumlar değil. bunların baş sorumlularından biri adrenalin/epinephrine hormonu. bu hormon ilk kez 1800'lerin sonu, 1900'lerin başında william bates , napoleon cybulski ve jokichi takamine'nin çalışmalarıyla tanımlanmış ve anlaşılmış.

17 ahkam var
tuttum
26

toynbee plakaları: ölüleri jüpiter'de diriltelim mi?

toynbee plakaları
toynbee plakaları
1992 yılında, william j. o'neill (kimi kaynaklara göre bill o'neill) adındaki beyefendinin dikkatini, caddelere gelişi güzel gömülmüş tuhaf plakalar çekmeye başlamış. bu plakalar genellikle araç plakası boyutlarında ve her birinde de "KUBRICK'in 2001'indeki TOYNBEE FİKRİ JÜPİTER GEZEGENİNDE ÖLÜLERİ DİRİLTELİM (TOYNBEE IDEA IN KUbricK's 2001 RESURRECT DEAD ON PLANET JUPiTER)" mesajının değişik varyasyonlarının yazılı olduğu kafa karıştırıcı nitelikte plakalar.

renkleri ve düzenlemeleri küçük farklılıklar içermekle birlikte tüm plakalar ne olduğu tam anlaşılamayan sert bir maddeden yapılmış ve hepsi de "bütün gazete muhabirlerini öldürün, yalvarırım (murder every journalist, I beg you)" ve "boyun eğ, itaat et. (submit. obey.)" gibi en az ana mesaj kadar tuhaf dipnotlar içeriyor. plakaların yeni bir fenomen yaratma denemesi mi oldukları yoksa daha önemli bir amaca ve hedefa mi hizmet ettikleri bilinmiyor.

8 ahkam var
tuttum
42

Humanus Est Terrenus, Ego Sum Immortalis

Hoc Est Enim Corpus Meum. Hıc Est Enim Calix Sanguinis Mei. Novi Et Aeterni Testamenti. Mysterium Fidei. Oui Pro Vobis Et Pro Mulin Effundetur In Remissionem.
Luka 22:20

Son Sebt Günü Yemeği
Son Sebt Günü Yemeği
Usta geçen gün, Hafif’te çok sevdiğim bir yazarın beni çok etkileyen bir yazısını okudum. Üstad’ın anlattıklarından aklımda kalan kadarı ile, insan hayatının faniliği, gelip geçiçi olduğu, göçüp giden Adem evlatlarından kiminin bu alçakgönüllü yazar gibi bir eser, kiminin ise bir dikilitaş bıraktığını nasibimce öğrendim. Biliyor musun ilk defa bir Yahudi, Sebt gününü ihlal edince mezarının üstüne taşlar yığılmış. Mezartaşı mevzusu böylelikle açılmış. Aman güzel kardeşim, her okuduğunu olduğu gibi mi bellersin hep? Nietzsche dememiş mi “Kendini bilgiye adayan için düşmanını sevmek yetmez, dostuna da kin duyabilmeli insan.” Diye. Bak şimdi ben sana bu metaforu tersine çevireyim senin için. İnsan oğlunun ilk ferdinden itibaren hepsinin mezarı ister taş, ister tahta ile işaretlidir. Ne oldu tahtayı beğenmedin mi?
Çarmıhta İsa Peygamber
Çarmıhta İsa Peygamber
Oysa ki Yeruşalim’deki Golgotha Tepesinde gömülü Adem Babamızın mezarı üstüne, Tanrı öz oğlunu hepimizin kurtuluşu için feda etmemiş miydi? Usta biraz kafam karıştı. Şimdi İsa Aleyhisselam’ın çarmıhı mezar taşı mıydı? Aziz kardeşim anladım, hepsini baştan almam lazım geldi. Pekala dinle o zaman.
Osiris
Osiris
Sigmund Freud “Dinsel öğretilerin içerdiği gerçekler öylesine bozulmuş ve sistematik olarak tanınmaz hale getirilmiş ki, insanlık onları gerçek olarak görmüyor.” diyor. Tanrı’ya ilk bir canlıyı kurban eden, öz kardeşini kıtır kıtır doğrayan Kabil’dir. Adem Babamızın küçük oğlu ve öz kardeşi Habil’in, Tanrıya adak adadığı buğdayı kıskandığı için canına kıymış, bir de kurban olarak sunmuştur. Kitab’a göre Kabil, ilk cinayet, ilk kurban ve kardeşini öldürdükten sonraki duyguları üzere ilk pişman olma şerefine erişmiştir.

Buradaki buğday ile kurban ilişkisine özellikle dikkat et kardeşim. Kim ki buğday yetiştirmiştir, temiz kalpliliğinden başına muhakkak iş gelmiştir. Dikkat et, ne zaman ki Osiris, Mısırlı’lara buğday ekmeyi öğretmeye kalkmış, işte o saat başı belaya girmiştir. Yeryüzü tanrısı Seb’in oğlu Osiris, o zamana dek fakir olan Mısır’a, karısı ve kız kardeşi olan İsis’in keşfettiği buğdayı ekmeyi öğretmiş, onu yabanıllıktan kurtarmış, yasalar koymuş, tanrılara tapmayı öğretmişti. Osiris’i çekemeyen kardeşi Set, yetmiş iki adamı ile birlikte Osiris’i bir güzel sandığa kapatır, Nil Nehri’ne atar. Deniz yolu ile Byblos’a ulaşan Osiris’in canlı canlı gömüldüğü tabutunu, bin bir zahmet bulup, Mısır’a getiren İsis, oğlu Horus’un hasretine dayanamayıp, ziyaret maksatlı yola çıkarken sandığı ağır bulup geride bırakınca, domuz avlamaya çıkan, domuzlar alasıca Set, Osiris’i tekrar eline geçirir. Bu sefer işini sağlama alıp, Kabil misali biraderini kıtır kıtır ondört parçaya keser, bununla dahi yetinmez, parçaları kafasına göre Mısır’ın değişik yerlerine dağıtır. Ne yapsın gözü yaşlı İsis, atlar papirus sandalına, deltada gezer, sevgilisinin bedeninin parçalarını bulduğu yere gömer, bununla da yetinmez, her birinin üstüne bir tapınak diker.

38 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu