şu anda 36 saattir ramallah işgal altında,.. arafat, susuz elektriksiz sadece bir cep telefonu ile karargahına hapsedilmiş durumda. 1 saat içinde israil askerlerinin içeri girmeleri bekleniyor,.. 15 yaşından büyük bütün erkekleri göz altına alıyorlar. Ayrıca hakkında birşey bulamadım, ama NTV'de İsrail'in bir filistin televizyonunu ele geçirildiği ve yayını durdurup pornografik filmler yayınlamaya başladığını duyduk. Bir taşla iki kuş yani. hem televizyonlarını aşağılıyorlar, hem de belki 31 çekmekten intahar saldırısı düzenleyemezler diye bir ümit var, heralde.. ama bunları yazdığım sırada 10 dakka önce tel aviv'de bir intahar saldırısı daha olmuştu. haberlere geçelim: indymedia jarusalem. durumun ne kadar vahim olduğunu anlatıyor ve bütün dünyayı (bizi de!) kendi hükümetlerine baskı yapmaya çağırıyor.
$eytan Ayetleri "Şeytan Ayetleri" diye ünlenen sözlerin önce Kuran'a ayet olarak sokulduğu, bu sözlerde "Lat, Uzza, Menat" adlı tanrıçalar övüldüğü için putataparların, peygamber ve inanırlarıyla birlikte secde ettikleri, bir olay olarak kaynaklarda yer alır. Konu, bilim namusu içinde ve soğuk kanlı olarak tartışılmalıdır. Telaşa, heyecana gerek yok. Ortada bir olgu, bir gerçek varsa -ki vardır-, "hayır yok böyle bir şey" demekle yok olmaz. Kimi polemikçiler, Humeyni'nin cinayete azmettirici fetvası doğrultusunda tutumlar sergilediler. Ve saldırı üstüne saldırıda bulundular. Şimdi, olayın gerçekliğini dile getiren kanıtları görelim: 1-"Şeytan Ayetleri" olayına değindiği , bu olayı dile getirdiği savunulan ayetler: a) Hacc suresinin 52. ayeti ve izleyen ayetler. 52. ayette, her peygamberin okuduğu şeye, şeytanın bir şeyler kattığı ama tanrının, şeytanın kattığını hükümsüz bıraktığı ve kendi ayetlerini geçerli -sağlam kıldığı, anlatılır. Görüldüğü gibi anlatım, Şeytan Ayetleri diye bilinen ayetlerin, Kuran'a sokulup sonra çıkarıldığı, sokanın şeytan, çıkaranın da Cebrail aracılığı ile tanrı olduğu yolundaki ifadelere uygundur. Zaten tefsirler de bunu için bu ayetleri, olayın yansıtıcısı olarak görürler. 52.ayetten sonraki ayetlerde de aynı olaya uygun anlatımlar bulurlar. b)İsra suresinin 73. ve 75. ayetleri: Bu ayetlerin anlamları şöyledir: "Ey Muhammed! Seni, sana vahyettiğimizden uzaklaştırıp daha başkasını ileri sürerek bize iftira etmeye sürüklüyorlardı nerdeyse. O zaman seni dost bulacaklardı. Eğer seni pekiştirmiş olmasaydık, andolsun ki, onlara eğilim gösteriyordun, az kalsın. O zaman sana, yaşamı da , ölümü de kat kat azab biçiminde tattırırdık. Sonra da bize karşı bir yardımcı bulamazdın." 2-Hadisler: Hadis 1: "Peygamber Mekke'de Necm suresini okurken secde etti ve onunla birlikte,-aldığı toprağı alnına götüren yaşlı birinin dışında Müslüman ve putatapan herkes secde etti." Kaynak: Buhari( hadis no:555), Tirmizi ve öteki hadis, fıkıh kitapları. SORU: 1-Peygamberin can düşmanı diye nitelenen putataparlar nasıl oldu da, Muhammed ile bir araya gelebildiler? 2-Putataparlar nasıl oldu da, Muhammed ile birlikte secde ettiler? Bu soruların karşılığını bulabilmek için, bundan sonraki iki hadis iyi incelenmelidir. Hadis 2: "Peygamber Mekke'de iken Necm suresini okuyordu" Lat'ı, Uzza'yı ve bir öteki, üçüncü (put) olan Menat'ı gördünüz mü ? diyen yere gelince şeytan, peygamberin diline şunu atıverdi "İşte bunlar, yüce turnalardır. Şefaatleri de elbette ki umulur." Bunun üzerine putataparlar: "Muhammed daha önce değil, bu gün tanrıçalarımızı iyi sözlerle andı!" dediler. Yine bunun üzerine Peygamber secde etti ve onlar da secde ettiler. İşte bu nedenle de Tanrı şu ayeti indirdi: "(Ey Muhammed!) Senden önce hiçbir peygamber yoktur ki, şeytan onun okudukları arasına, bir şeyler katıp bırakmasın. Tanrı, şeytanın bıraktığını bozar, kendi ayetlerini güçlendirir. Tanrı bilendir, hikmetlidir." (Hacc suresi, ayet:52) (Anlatan Peygamberin arkadaşları: Abdullah İbn Abbas'ın da içinde olduğu bir topluluk. Kaynak: Süyuti, İbn Hacer) Ve çok açık görülüyor ki: Putataparların Peygamberle birlikte secde etmelerinin nedeni :"Peygamberin üç putu (Lat, Uzza, Menat) öven sözlerle anması ve bunu, ayet olarak okumasıdır." Bu sözlerin oluşturduğu ayetler, tanrının ayetleri değil "şeytanın ayetleri"dir. Bu ayetler sonradan sureden çıkarılmıştır. Hacc suresinin 52.ayetinde anlatılanda budur. Bu konuda uzun söze gerek yok. İslam dünyasının en büyük uzmanlarından Suyuti ve İbn Hacer "hadis"i sağlam ve olayı gerçek kabul ediyorlar. Süyuti'de, İbn Hacer'de hangi hadisin sağlam, hangisinin çürük olduğunu en iyi bildikleri İslam dünyasında kabul edilegelmiş uzmanlardır. Ve bunlar için de "dinsiz, İslam düşmanı" suçlaması yapılamaz. Kısacası: 1."Şeytan Ayetleri" olayı gerçektir. Bunu yok sayma çabaları da boşunadır. 2.Diyanet İşleri Başkanlığı en büyük İslam otoritelerince de sağlam kabul edilen hadise dayalı ayetlerle destekli bu olayı yok sayma yerine ülkede kimseye yararı olmayan din terörünü kınayıcı çabalara girse çok daha yararlı bir tutum göstermiş olurdu. Çünkü gerçek olduğu halde bu olaya "iftira"dır, "dinsizlerin uydurmasıdır" biçimindeki sözler, cinayete azmettiren fetvalara çanak tutmaktan başka bir şeye yaramaz
bunu ben yazmıştım, bunu da ohm yazmış. Başlıklar farklı, ve sonucunda daha fazla kişi ikinci aynı özü okumuş, girmiş ve ahkamlar da gelmiş. Korelasyon cıkarımı: başlık reyting sağlar. İtirafım belli hafif uyuzlandım benim girdigim öz niye okunmadı takip edilmedi diye. Salakca biliyom abartılı gelebilir ama bu insancıl hasetimi engelleyemedim. zararsızca incindim galiba hafif. Walla niyeyse engelleyemedim, ne onemi var lan diyom kendi kendime ama 3. yıldız muhabbeti mi lan bu diyom kendime salak mısın diyom fayda etmiyo..ilginç tabii..Bu ilk benim başıma gelmiyodur herhal...Neyse alınganlığımı önemsemeyin ama reyting mevzuunda başlık önemli çıkarımım doğru sanırım dimi, zira 8 şubat ve 14 Mart tarihleri arasında cok zaman yok ve hafifin takipcileri yogun ve sıklıkla siteye giren kişiler. Ve özün içeriği de akılda kalan bi mevzuu..Başlık okunmayı etkiyo..
David Lynch'in Mulholland Drive'ı (Mulholland Çıkmazı) 5 nisanda sinemalarda. Sanırım gideceklerin filme anlam verebilmeleri için Lynch kullanma rehberini de okumaları lazım!
perşembe günü öğleden sonra uygun bir anımız ayarlayıp müdürümle saunaya gitmeye karar verdik. beyaz zımbırtıları kıçımıza başımıza doladıktan sonra terlemek üzere üst sıralarda konuşlandık. karşımızda tv de kiss tv vardı. bi tane de güzelce hatun pop-fantezi felan oldugunu tahmin ettiğim tarzda aşkını anlatıordu. içeride bizden baska 50 yaşlarında bir tane iş adamı kılıklı biri vardı. o anda 4 kişi daha geldiler bunların arkadaş oldukları hemen "lan anasını bilmemnaaptıgım , nasılsın" muhabbeti ile ortaya çıktı. elemanlardan biri oturur oturmaz "kim lan bu karı sezen aksu mu" dedi, dieri "yok olm bak bu genç, tay gibi" dedi. olm bu varya adamı öbür tarafa götürür getirir dedi. o andan itibaren ipler koptu. hande ataizinin "vermek" üzere afrikalı getirttiğini, ajdanın da zamanında güney amerikalı getirttiğini, zerrin özerin zenci "sevgilisi" oldugunu, bu adamların kadınlarının canına okuyabilecek kadar "yetenekli" olduklarını ama hiç birisininkinin türkünki gibi olmadıgını, içlerinden bazılarının hala o kadar iyi oldugunu, bazılarının viagra kullanarak bu işi yaptıklarını ve normalden daha iyi hissettiklerini, ajda ve emel sayın ın yaş tespitinin "olm biz çocukken onlar londra da vuruşuyordu" şeklinde yapılabileceğini, kadın her gece kocası tarafından becerilirse kocasından erken öleceğini, "boru diil olm bıcak gibi bişi iç organlara zara verior" lafını, çevredeki dul adamlara bakılırsa "iyi vurucu" olduklarını, ama aslında kadına bişi olmadıgını erkeğin ömründen kaybettiğini (sadece 1 kişi bu antiztezi ileri sürdü,1/5 oran, haliyle ilgi çekti ama kabul görmedi ) öğrendim, sizlerle paylaşmak istedim..
Gece acayip bir kalp çarpıntısıyla uyandım. Berbat bir rüyaydı. "Bir Kaç İyi Adam" denen salak saçma yerli boysband'e klavye çalıyordum. Hemde Odtü Stad konseriymiş! Şuan çaldığım grup arkadaşlarım beni aşşalıyolar sahne kenarından; "para için bizi sattın! yaptığın işe bak. Utanmıyormusun" filan diyolar. "Abi konserden aldığım parayla gruba stüdyo açacam, söz" diyom, dinlemiyolar. Harbi kanter içinde kalmışım.
Nasıl bir mantıktır bu grubun yaptığı. (gerçi dağıldılar, cehennemin dibine kadar yolları var). Bir boysband kuruyosun, 5-6 adam şarkıyı aynı sesten söylüyor. Çok seslilik, geri vokal filan hakgetire. Birde "Ayna" var bunu yapan şimdi. İki lavuk aynı sesten (ama detone) şarkı söylüyor. Bizim millette bayıla bayıla dinliyor. Ama milletimiz sever tezahurat olayını. Hep bir ağızdan aynı şarkıyı söylemek gaza getirir bizimkileri. Ayna'da ordan tutturdu gidiyo, helal olsun ne diim.
Bundan epey yıl kadar önce sanırım "that's what friends are for" diye bir beste dikkatleri "gay"lere ve gay iliskiler bazında aids olanlara cektirmişti. hala favorimlerdendir, ve dinledikçe ne bileyim gözlerim yaşarır. buna benzer bir şarkı da bilirsiniz Backstreet Boys dan "show me the meaning of being lonely" dir. İçeride onun sözlerini orjinal dilinde yayınlıyorum..
Show me the meaning of being lonely So many words for the broken heart It's hard to see in a crimson love So hard to breathe Walk with me, and maybe Nights of light so soon become Wild and free I could feel the sun Your every wish will be done
Basari...
4 yasinda pantolonuna isememektir.
12 yasinda arkadas bulabilmektir.
16 yasinda araba kullanabilmektir.
20 yasinda seks yapabilmektir.
35 yasinda para kazanabilmektir.
50 yasinda para kazanabilmektir.
60 yasinda seks yapabilmektir.
70 yasinda araba kullanabilmektir.
75 yasinda arkadas bulabilmektir.
80 yasinda pantolonuna isememektir.
Biz buna ÇAN EGRISI diyoruz!!...
Prof.Dr.Albert Follanberg