Türkiyenin gündeminde uzunca bir süredir 'çete' olarak adlandırılan yapılanmalar var. Nedir bu çeteler? Köşe yazarları çok 'gizli' birşeylerden bahsediyormuş havasında iken acaba nelerden bahsediyorlar? Polat Alemdar özentisi dengesizleşmiş gruplar mı; eski ülkücü tayfası mı, yada klasikleşmiş mayfa mı?
Hiçbiri. Her defasında olaylara yenileri ekleniyor, ama sessizce hakkında konuşulan tek kurum 'ordu'.
Danıştay saldırısında gene gördük; dinci denen biri, zamanla -medyamız sağolsun- eski asker birisinin adamı çıktı (medya tarafından 'çıkartıldı' yada). O adam da kalbinden bıçaklandı (yada kendisi yapmış olabilir?). Etraf daha çok karıştı hemen..
Her ülkenin kendine has bir sineması olmak zorundadır. Zorundadır diyorum, çünkü sinema kendi çağını ve çıktığı coğrafyayı yansıtan modern bir aynadır.
Yeşilçam naifliğini bir kenara bırakırsak- ki bırakmamak gerektiğinin farkındayım- gerçek manada bir Türk sinemasından bahsedememizin temellerine bakmak gerekiyor. Neden bir Türk sineması yok? Niçin dünya genelinde Türk Sineması algısı ya çok zayıf ya da varolamadı? Soruların cevapları hayli derin... Sinema çağına tanıklık etmek için yaratılır, ancak bazı yerel sinemalar çağını resmederken başka coğrafyalardan beslenir ve temellerini çürük zeminler üstüne kurar. Çürük zemine oturan sinema anlayışı da er ya da geç çökecektir.
Sinema kültür olarak yaşadığı dönemin aynasıdır ancak daha da önemlisi o çağın insanının aynasıdır.
Disiplinli bir şekilde seyretmek ve seyirci kültürü çok eski çağlara dayanan spor müsabakalarından ve gösteri sanatlarından gelmektedir. Türk Sineması işte bu eski gösteri sanatlarını ele alarak kendine ve günümüze uyarlamalı buradan yeni bir estetik yaratmalıdır. Aksi halde yapılan diğer kültürlerin basit birer taklitlerinden öteye geçemeyecektir. Nitekim geçemiyor da. Duruma bu açıdan bakarsak eski Türk gösteri sanatlarına yaslanmak zorunluluğunu görürüz.
İslam öncesi Türk sanatlarına ve İslam sonrası Türk sanatlarına değinen, çıkış noktasına Türk Tiyatrosunu ve halk danslarını koyan bir sinema aynayı kendine doğrultmuş demektir.
Kendi kendine yabancı ve kendini başkalarının gözüyle gören sinemacı, insanını ve içinde bulunduğu kültürü şarkiyatçı okumalar üzerinden açıklamaya çalıştığı vakit bocalıyor, ortaya çorba gibi bir estetik anlayışı çıkıyor. Bu estetik anlayışı hem kendine benzemeye çalışan hem de batı kültürlerinin etkisiyle oluşturulan görsel malzeme ile birleşince, sonucun hüsranla bitmesi kaçınılmaz oluyor.
O halde sinemacı tamamen yeni bir estetik ve görsel dil kurmak zorundadır, lakin bu görsel dilin temelleri kendi kültürü ve o kültürün ana dili olmalıdır.
Unutmayalım ki, bu çağa bakmak için geçmiş çağların değerlerininden beslenmeliyiz.
Vücudumuz için aslolan şeylerin başında gelen mineral Yani vücudumuz için vazgeçilmez mineralin magnezyum olduğunu biliyor musunuz?
Günlük hayatımızda şikayet ettiğimiz birçok rahatsızlığın, magnezyum eksikliğinden kaynaklandığını ve hatta yüksek seviyede magnezyum eksikliğinin, ölüme bile sebebiyet verebileceği yapılan araştırmalarla kanıtlamış bir gerçek!. Bu nedenle magnezyum vücudumuz için vazgeçilmez mineraldir..
Magnezyum, insan vücudu için hayati önem taşıyan 11 mineralden biri olup, enerji gerektiren tüm metabolik olayların yürütülmesinde başrolü oynamaktadır.
AUTORUN YAZMAK
arkadaşlar uzunca bir süredir bbu konuyu arıyorum ve bulamıyordum ama bişeyler buldum.
1- öncelikle herhangi bi klasörde araçlar/klasör seçenekleri/görünüm de"bilinen dosya türleri için uzantıları gizle" diye bi seçenek var onunyanındaki kutucuk boş olacak
2- not defterinde aşağıda yazacaklarım yazılacak;
@echo ms-dos ekranında görünmesini istediğin yazı
@start açılmasını istediğin dosya vb. ismi veya adresi
3- bu yazı dosyasının uzantısını ".bat" olarak değiştiriyoruz
4- yeni bi not defteri dosyasında
[autorun]
open=bat uzantılı dosyanın adı
icon=simge dosyasının adı
5-bu dosyayı da kaydedip uzantısını ".inf" olarak kaydediyoruz.
6- simge "bat" , "inf" uzantılı dosyaları cd ye tıyoruz ve açılmasını istediğimiz dosya ile birlikte cd kaydını yapıyoruz.

"...
bırak her şeyi
her şeyi bırak
şu sessiz ağaç
olabiliyor musun
şu yaprak
şu düşen yağmur
şu bulut
şu toz
olabiliyor musun
görebiliyor musun şu kenti
irili ufaklı pencerelerini
geniş caddelerini evlerini
görebiliyor musun
görebiliyor musun insanları
kapı eşiğindeki çocuğun gözlerini
şu sokak dilencisinin
çığlık çığlığa sessizliğini
duyabiliyor musun
bırak her şeyi
her şeyi bırak
şu denizde kabaran dalga
şu patlayan fırtına
ve şu yanardağın lavları olup
akabiliyor musun
bırak her şeyi
her şeyi bırak
sevebiliyor musun
..."
bakışlarda mananın oluşması için gerekli olan araç gereçlerden bazıları hayatı bize görsel olarak sunar bu sunum sayesinde hayatın manasına dair bir bilgi edinmiş oluruz. Bir metadır o bir eşya fakat onun kıymeti maddesinde değil sunduğu hizmetindedir, hayatın ve işlevselliğin görünmeyen yanlarını bize gösterendir o. O bizim için manasız gibi görünen bilgi kodlarını manalı hale getirir, o bir görsel aracın dışında bir manasal araçtır da aynı zamanda. Moni kelimesi eski yüzyıllarda insanlara sunum yoluyla eğitimi amaçlamış kişileri ifade eder tör ise bir araç olması manasına gelir. Dedim ya bir madde den çok manaya bakan yönü vardır onun o bize gösterdikleriyle bizim manasız gibi görünen yönlerimizin manasını belirler o bu yönüyle aynı zamanda bizi delilikliden de kurtarmış olur.


Alkali metallerin suyla olan reaksiyonunu çoğumuz görmüştür. Genelde Sodyum (Na) suya atılır ve miktarına göre(çok olması lazım) ateş alır.
Lakin şurada Brainiac ekibi (ülkemizde de discovery channel da gösterilmeye başladı, mythbusters gibi düşünün ama daha çok patlamalı ve cıbıldak hatunlusu) sırayla tüm bulunabilen alkali metalleri suya atıyorlar. Görünen o ki atom numarası arttıkça patlama da artmakta. Gözümle görmeden inanmam abi diyenler için.
Bu yazı, Sn Alper Mert Acar'ın avukatı Sn. Yalçın Enginol (Baro sicil no: 15459) tarafından, yargıya intikal etmiş konularda yayın yaptığımız gerekçesi ile kaldırtılmıştır.
Söz konusu davaların, Şişli 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2006/16 E. sayılı dosyası ve Bakırköy 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2006/395 E. sayılı dosyası altında yürürlükte olduğu bildirilmiştir.