danıştay saldırganı alparslan arslan pişman olmuş. pişmanlık yasasından faydalanmak istiyormuş. bu kadar kolay mı?
biyolojiyle ilgilendiğim için videoların bulunduğu bir site arıyordum işte burda hücre biyolojisiyle ilgili videoları bulabileceğiniz bir site the journal of cell biology
bu adrese tıkladıktan sonra biraz aşağıdaki "Annotations of Videos" başlığı altındaki mavi olarak gözüken yazılara tıklayarak ilgili vidyoyu seyredebilirsiniz.
İlk defa merhaba hafif.Son zamanlarda herkesin video olayını burdan takip ettiği bir site var .Sitenin reklamını yapmaya gerek yok birazdan vereceğim linkte göreceksiniz zaten... Bu video çok şirinmiş ya.. izleyin ve hakvereceksiniz...Kalın sağlıcakla
Olay bir zamanda ve bir yerde geçmektedir olayı anlatanın olayla ilişkisi zamana bağlı olarak değişiklik göstermekle birlikte kişi olayı yaşadığını düşünmektedir. Kuruma bir telefon gelir. Ertesi gün toplantı vardır gidilecektir. Konu nedir. Yapılması planlanan daha kapsamlı bir toplantıya hazırlık yapılacaktır. Anılan yere anılınan saatte gidilir. Çeşitli kurum ve kuruluşlardan insanlar vardır konu az çok duyulmuştur ama kim ne yapacaktır. Nasıl yapacaktır. Ne zaman yapacaktır. Sonra kimse hazırlıklı değildir. Toplantı başlar kişilere verilen dökümanlardan konuşulur konuşulur konuşulur. Yani sadece doküman eleştirilir ve toplantı sona erer. İşte yine yurdumda bürokratik bir işlem tamamlanmış toplantı başarıyla sona ermiştir. Elde yeni hiçbir şey yoktur. Ama hedefe varılmıştır. Ve bu tür toplantıların raporları birleştirilecek ülkenin geleceğine ait kararlar alınacaktır. Böyle yönetilen bir ülkenin geleceği de……. Oysa öncelikle çalışmalar katılımcılara verilse onların görüşleri istense bir takım bildiriler sunulsa ve toplantı bu çerçevede sonuçlansa çok daha orijinal ve yeni fikirler ortaya çıkacaktı. Bunu bile başaramayan bu x zamanındaki q ülkesiyle ilgili başka ne diyelim. Tanrı bürokrasiden korusun.
Dünyanın çeşitli yerlerindeki garip heykellerin fotoğraflarını çekip biz insanların huzurlarına sunmuşlar. Geçenlerde, burda yer alan kafasını plazalara kaptırmış, kafasız şehir insanı figürünü gelir-geçer sanat ürünü takipçiliği yapan woostercollective üyeleri canlandırmışlardı.
Yeryüzünde garip olan tek ırk Japonlar değil demek ki.
Neden ise sürekli anlaşamadığımız bir durum var ortada ;
"Arkadaşlar lütfen özümüze dönelim artık" diyeceğim ama bunun arkasından da hemen gene ırkçı ithamları yağmaya başlayacak . :))
Ama unuttuğunuz bazı şeyler var , lütfen bir hatırlayın ;
Bizim kültürümüz de birlik ve beraberlik var ,
Bizim kültürümüz de anlayış ve hoşgörü var ,
Bizim kültürümüz de her türlü zorluğa karşı tek vücud tek beden olmak var ,
Bizim kültürümüz de Düşünmek var , öğrenmek var , bilmek var ,
Bizim kültürümüzde bakmak yok görmek var ,
Daha önceki gerilim dönemlerinde olduğu gibi, 45 yaşın altındaki Müslümanların El Aksa Camii'ne Cuma namazı için girişlerine izin verilmeyecek. 45 yaşın üzerindekilerden de İsrail kimliği taşıyanlar camiye girebilecek. o derece yani.


nefesle beslenen insanları okuyunca, geçenlerde discovery channel da izlediğim "kendi kendini mumyalayanlar" diye bir belgesel geldi aklıma.
Japon amcamlar önce 1000 gün yoğun antremanlar arasında sadece fındık fıstık ve tohum yiyorlar. Akabinde 1000 gün meditasyon yapıp sadece çam ağacı kabuğu ve kökü yiyorlar. (bu halde nasıl yaşıyorlar pek anlam veremedim). Bütün bunlar vücutta en kolay çözünebilen kısım olan yağları büyük ölçüde yokediyor.
1000 günün sonuna doğru rahip urushi ağacı özünden yapılan bir çay içmeye başlıyor. Bu özsuyu japon çanak ve eşyalarını boyamakta kullanılan oldukça zehirli ve allerjik bir madde. İçen kişide terleme, kusma ve idrara çıkma gibi etkiler yapıyor. Bu şekilde çürümenin bir diğer nedeni olan fazla su da vucüttan atılıyor. Bu çayın en önemli etkisi ise vücutlarında biriken zehir sayesinde öldükten sonra kurtçuklarca yenmelerini engellemesi.