
Tanıdık bir rüzgar esiyor. Doğduğum vatan toprağının kokusu sızlatıyor burnumun direğini giderek bize ait olmaktan uzaklaşırken. Öldüğümde vatanımın bana ait olmaması ihtimali de aynı anda yokluyor zihnimin duvarlarını. Nazım’ı görüyorum o vagonlardan birinde. Vakur bir ağaç gibi; başı yukarıda, çenesi bulutlarda. Deniz mavisi gözlerinde memleket hasreti doruklarda…
Her şeye rağmen gülümsüyorum.
her şey ne kadar boş. insanlar ve başta ben ne kadar anlamsızlaştık. yapmacık güümsemelerden çok sıkıldım. nerde kaldı, birbirimizin gözlerinin içine bakıp gülümseyişlerimiz...
gözlerimizi kaçırır olduk gülerken, anlaşılmasın diye içindeki sahte tebessüm.
böyle geçyor işte, günler, aylar, yıllar... sonra geriye dönüp baktığımda, elimde hiçbir şey olmuyor. bunu farketmek ne kadar acı verici, bir bilseniz...
Geçenlerde misafirlere palamut yaptım. Ama mezeler fazla olunca palamut kaldı, hem de kızarmış haliyle. Cimrilikten midir nedir kıyamam hiç atmaya buzluğa kaldırdım günün birinde diyerek...
Pazar günü donmuş midyeleri görünce o balık geldi aklıma. Bir bardak pirinçle harikalar yaratılabileceğini düşündüm ve kolları sıvadım. İşte malzemeler:
2 parça kızarmış çingene palamudu,
1 avuç donmuş midye,
1 bardak pirinç,
1 soğan,
1 tablet et bulyon,
1 çorba kaşığı zeytinyağı,
1 çay kaşığı safran,
1 çay kaşığı kimyon,
tuz, biber.

İşbankası'nın İştegenç sitesine göre Dünyaca ünlü Satranç ustası Türkiye'ye geliyor. Haberin ayrıntılarına buradan ulaşmak mümkün.

Garry Kasparov, İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanmış olan “Benim Ustalarım” isimli kitabının imza gününe katılacak. İki kez gerçekleştirilecek olan imza günlerinin tarih ve saatlerini hemen meraklılarına verelim: 3 Kasım 2006 saat 17.00 - 18.30'da Kanyon Alışveriş Merkezi’ndeki Remzi Kitabevi ve 4 Kasım 2006 saat 13.00-15.00'te Tüyap Kitap Fuarı, 3. salon 408 numaralı İş Bankası Kültür Yayınları standında
Kitabınız varsa imzalatmaya değer.
Artik zamanı gelmişti; erkekler için de doğum kontrol hapı geliştiriliyormuş!Haber bu sitede.
Oldum olası metreslik nasıl birşeydir diye merak etmişimdir.Adamın karısı , çocuğun annesi , iş arkadaşı , hocanım , yengehanım , kızkardeş olmanın dışında ; farklı birşey bu ...
Eskiden , evli bir adamla ilişkisi olan kadına metres denirdi. Şimdikilerin lisanında bu var mı bilemiyorum?
O zamanlar boşanmak pek moda değildi.Adamlarda bu kadar ''şey'' değildi ki demek ki ...Bir tarafta eşleri ve çocukları diğer tarafta metresleri durup dururdu.
Metres olan kadın adama sonuna kadar sadık olurdu.Kadın bir evde otururdu -ki hayalimdeki bu ev Yeşilköyde sarmaşıklı iki-üç katlı lüx bir evdi-
648 saat 27 gün'e tekabüL ediyor.. 27 gün acıLı, anLamsız bir gündü benim için.. sigara, kahve ve çay doLu 27 gün.. Hiç unutmuyorum bu 27 günden birinde 3 paket sigara içtim.. KahveLerin ve çayLarın sayısını unuttum.. İçimdeki hasret acı veriyordu.. 27 gün, 648 saat.. canım acıyordu.. eskisi gibi kahkahaLar atmıyordum.. bir köşeye çekiLip kitap okuyordum.. onunLa konuşma vakti geLdiğinde biLgisayar'ın başına heyecanLa oturuyordum.. yüzüm ancak o zamanLarda güLümsüyordu.. sonra biLgisayarım bozuLdu.. onunLa konuşma saatLerinde evde kös kös oturup kahve ve sigara katLiamı yaptım.. 27 gün, 648 saat.. zamandı her şeyin iLacı.. geçecekti biLiyordum ama zaman geçmiyordu o başkaydı.. karanLık bir yerde hapsoLmuşum gibi, mezardaymışım gibi, eLLerim yokmuş gibi, yüreğim yokmuş gibi, ruhum yokmuş gibi, gözLerim yokmuş gibi... 27 gün, 648 saat..
küba'ya ocak sonu, şubat başı gibi gitme planı yapan insanlar var mı? varsa yazışabilir miyiz?
Aslında basit bir link verip; dünyada en çok ekmek tüketen ülke olduğumuzu belirtmek ve içten içe de acaba ''yanlış beslenmeden dolayı mı bu kadar sıkıntı çekmeteyiz'' babında bir serzenişte bulunacaktım fakat yanlış link vermişim:)
Başlığı değerlendireyim düşüncesiyle ülke ve dünya gündemini içeren bir konu; Bağdat avcısı ‘’juba’’ hakkında birkaç haber ve yorum belirterek ,tarihte ‘’güçlü olan devletlerin her zaman güçsüz ve zor durumdaki ülkelere hegemonyasını kabul ettiremediklerini’’ göstermekti amacım. Keskin nişancı olarak yaptıklarıyla tarihe geçmiş hatta ulusu kurtarmış(manevi anlamda) kahraman-askerler hakkında ufak bir araştırma-değerlendirme yapmak gerçekten zormuş. Savaş tarihi içinde boğuldum, çok kapsamlı aramalarda değildi halbuki... cidden gözlerim ağrıdı kafam şişti.