Ernesto Che Guevara
Kimi gençlerin gözdesi.. kolyesinde che,bilekliğinde che,telefonun ekranında che,bilgisayarını ekranında che vs vs kitaplıklarına bakıyorum che kitapları, takı satan dükkanlarada takıların üstünde che.. Soruyorum bu insanlara neden che diye, ne biliyosun che hakkında diye. Üç beş bişeyler sölüyorlar.. hıım diyorum peki Atatürkün devrimlerini söleyin diyorum kemküm edip söleyebilirlerse, hafızalarını zorlayıp sölüyolar bunu yapan bile sayılı.. che hakkında bildikleride ondan bundan duydukları,araştırıp okudukları... bi coğunun da Atatürk hakkında bildikleri sadece okuldan öğrendikleri. Okumamış hiç Atatürk hakkında kitap, sormamış Atatürk hakkında kimseye soru.. Kitaplığında che kitabı war Atatürk hakkında kitap yok... ne oluyoda bu kadar hayran oluyorlar, Atatürkünün devrimlerinden dahadamı önemli devrimleri yapmış!!! Kimler bu gençlere bunları empoze ediyorlar.. burunlarının dikine bilmeden anlamadan che che deyip duruyolar.. Neden kendi ülkesinin devrimcisi Atatürk varken onun bunun devrimcilerine hayranlık duyuyorlar??? neden?neden?
bu sabah şehiriçi toplu taşıma aracında birkaç şahane nota dizesinde buldum kendimi,sonra amazonia'da.biranda gördüğüm birkaç yeşilin her tarafı sarabildiğini farkettim.refujlarda süs niyetine kullanılan o küçük ağaçcıkların koca bir amazonun başlangıcı olduğunu kim nerden bilebilirdiki...etrafta insan yapıtı hiçbir madde kalmamıştı içinde bulunduğumdan başka.dünyanın nekadar büyük olabileceğini sezdiğim.çünki geçtiğim her yeri asıl çekilmez hale getiren,daraltıp kimseye özgürce koşacak,gökyüzüne bakacak kadar yer bırakmayan şeyin insan yapıtları olduğunu gördüm.onlar yokken, bu koca dünya sanki geçtiğim yerler oldu.tüneller sarmaşıktan geçitler oldu,dağların ortasındaydım,hayatımda düştüğüm,düşebileceğim en güzel çukuru gördüm bugün...nesi var derdim bu dünyanın...nasıl bir muhteşemin içinde yaşayan yaratıklar olduğumuzu gördükten sonra biraz daha soğudum her bir ben'den oluşan kendilerimizden.nasıl olurda bu taş yığınına kapılıp köretlmişiz hem kendimizi hem bu muhteşemi.oysa insan kendini kızıl şahin gibi hissediyor.
asıl sürüngenler bizdik bugün,kanatlarımızı kendimiz kırmışızda haberimiz yokmuş derin bir uykudaymışız.doğanın yerini geri alması ümidindeyim artık.doğayla olmaya karar verdim,insanın tükettiği doğanın bir parçası olup onunla var olmaya.
birkaç gündür hafif müdavimlerinden olan üyelerin bazı sorularına cevap aradıklarını farkettim. ve bununla ilgili hem yardımcı olmak hem de aradıkları cevapların yerlerini tarif etmek etmek amacıyla bu yazıyı kaleme aldım. sorulardan yola çıkarak; hafifte yazarak para kazanılır mı? evet hafif bir pilli network üyesidir. ve hafif de tüm pilli siteleri gibi para kazandırır. ancak bu para sanıldığının aksine öyle çok yüklü paralar değildir. hafif tüm network arasında en sık takip edilenler arasında da olsa size getirisi çok fazla değildir. çünkü burda ki okunma oranınız google dan yazınızın arama sonucu çıkmasından çok daha azdır. ancak bazı mimler size fazlaca kazandırabilir ki bu çok iyi olarak değerlendirilirse gelirinizin büyük kısmı burdan bile gelebilir. örneğin öss sonucu getirisi. bu yazının altındaki yorumlara bakarsanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. kısaca hafif te yazı yazmak size kazandırır ama sadece hafifle yetinmeyin. peki başka ne yapabiliriz? şunları yapabilirisiniz. her pilli sitesinin sağ menüsünde diğer bütün sitelerin linkleri ve içerikleri hakkında kısa bilgiler mevcut. uzun bilgileri nerden buluruz derseniz siteyi bir kaç dakika gezmeniz içeriği hakkında bilgi sahibi olmanız için yeterli. ben oralara ne yazıcam? daha önce yazdım ama yazılarım geri döndü yayınlanmadı diyenler varsa; yılmayın! nerde hata yapıldığı söyleniyorsa o hatanıza geri dönün ve tekrarlamamaya çalışın. nitekim benim bir çok yazım geri dönmüştür. ama bazen de aynı gün içinde aynı sitede bir kaç yazım birden yayınlanmıştır. şimdi mi. merak etmeyin hala geri dönen yazılarım var. ama yayınlananların sayısını artık geçemiyor. benim sorularım oluyor ama kime nasıl sorcam bilemiyorum ya da çekiniyorum diyenler varsa sıkılmadan direk mail atabilirsiniz. ya da torpilli de yeni bir başlık açarak sorunuzu dile getirebilirsiniz. hemen olmasa da mutlaka sorunuz cevaplanıyor. editörler yetişemese de sitenin ehil üyeleri de bu konuda yardım etmekten çekinmiyorlar. kazançlarımızın ner zaman ne kadar yatacağı hakkında ki tüm cevapları ise www.pilli.com da bulmak mümkün. bunların hepsini nasıl takip edicem? günde en az 20 yorum yapıyorum ve yapılan yorumların hangisine cevap geldi hangisine gelmedi nerden anlayacağım? yorum avcısı diye bişey var. o siz uyurken sabahın 6 sında size maille yorum yaptığınız tuttuğunuz yazılara yeni yorum yapıldıysa haber veriyor. böylelikle siz yapılan yorumları okumak için link link dolaşmıyorsunuz. kısaca aslında aradığınız tüm cevaplar torpilli de mevcut sitemin çalışma şekli ile ilgili sorularınızın cevapları da pilli.com da mevcut. peki ben bu yazıyı neden yazdım? çünkü hafif in bir network olduğunu bilmeyenler torpilli den haberi olmayanlar kendine başka gelir kaynakları arayanlar olabilir. birilerine bir yardımım dokunduysa ne ala. eğer soruları olanlar olursa bilgim dahilinde cevaplamaktan mutluluk duyarım
Başlığa bakmayın.
Şimdiki bazı erkeklerin ense traşından geçtim, kendisini görmek mümkün değil.Hadi saçını temiz bakabiliyorsa, uzatsın.Ama ensede biten kıl mı tüy mü ne olduğu belirsiz şeyler gerçekten, çok iğrenç duruyor.Hele tırnaklar, çorba kaşıklayacak kadar uzunsa, yüzündeki kılıyla, burnundaki tüyüyle uğraşıp, kaşlarını aldırıyorsa, bunun yanında kol altındaki kılları kurdela bağlayacak kadar uzatıp,
bunu da çağdaş olmaya yorumluyorsa, ayaklarının kokusundan, burun direğiniz şiddetli depremlerle sarsılıyorsa, ağzındaki dişler ve kokusu size bugünkü menüyü söylüyorsa, tüm bunlar o erkeği yeterince itici kılalacaktır zaten.En azından hala bu kriterlerden bir çoğu, ilk etapta, biz kadınların en çok dikkat ettiği, fiziksel özellikler.
Ama bu erkeği tam anlamıyla erkek yapan özelliklerin, sadece vitrin kısmı.Emin olun; ne yakışıklılık, ne karizma,
yukarıda saydığım özelliklerden en az birine sahip bir erkeği kurtaramıyor.Peki bir kadın, nasıl bir erkek ister?Günümüz erkeğine bakınca, kadınların fazla bir tercih şansının kalmadığını düşünüyorum.Öncelikle sarsılmaz bir kişilik istiyor kadınlar.Kendi kendisiyle barışık olabilecek kadar, kendine, hareketlerine, oturuş kalkışına, giyimine, konuşmasına dikkat eden, kendine güvenli, saygı uyandıran bir erkek.İşini, parasını, kariyerini, tüm herşeyini
kaybetmiş bile olsa, batan gemiyi terketmeyen bir kaptandır erkek. Bütün metanetiyle kendisini ve ailesini ayakta tutabilen, şirket patronuyken sahip olduğu gururu hiç eksiltmeksizin, simit satabilecek, inşaatta çalışıp, hamallık yapabilecek adamdır erkek. Bekarsa, ana babasını, kardeşlerini, evliyse, bunlarla beraber, eşini ve çocuklarını başında tac olarak, hiç sarsmadan taşıyabilen ve oradan asla indirmeyen bir hakandır erkek.İşsiz kaldı diye cebindeki tüm meteliği, şişede balık olmayı değil, bir lokmayı evladına bulabilendir erkek.Kendisini doğuran ananın aşkına, ana, avrat, bacı değerlerini ağzından kusmayan, asla kusturmayacak olan adamdır erkek. Kadını; sırf arkadaşlarıyla oynadığı tavla uğruna, zar niyetine atmayan adamdır erkek. Erkekliği playboylarda, kadının etinde, şişe diplerinde, acize atılan naralarda aramak değildir erkeklik. Siz buldunuz da biz mi kaybettik?