Dil canlı bir organizmadır. Bir insandan hiçbir farkı da yoktur. Tarihsel süreç içinde sürekli olarak değişir, dönüşür, o da insan gibi sürekli gelişmek, ilerlemek amacını taşır.
Zaman ve dil bir içiçelik ilişkisi içindedirler. Burada vereceğim kısa örnek buna çok güzel bir kanıt oluşturuyor.
Hepimizin bildiği gibi akademi sözcüğü bugün bütün dillerde üniversite anlamında kullanılır. Orijinini aldığı Yunanca'da bile. Şimdi bu sözcüğün tarihsel süreç içinde geçirdiği serüvene bakalım. Eski Yunan'da savaşlarda kahramanlık gösteren askerlerin adları sitelerde belirli yerlere verilirdi. Tıpkı bugün çeşitli nedenlerle adı duyulmuş bazı şahsiyetlerin adının okullara, hastanelere, caddelere, parklara vs. verildiği gibi. Akademos adlı Atinalı bir askerin de bir savaşta kahramanlık gösterip ölmesi üzerine Atina'daki uğrak bir tepeye adı verilmişti: Akademos Tepesi.
Efendim gecen gun evde Prison Break seyrediyorum. Bu gecen gun dedigim de dun. Ama herhangi bir sorun yok, dun de gecen gunlerden biri degil de ne, hee sorarım sana kucuk dostum. Var mı bi hata, yok, ben de oyle tahmin etmistim. Evet seyrediyorum diziyi sienbisie'den. Evde de digiturk var. Hava boka sarınca (örnek veriyorum fırtına, yoğun yağış vb.) yayın gidip gelmeye, durmaya, kesilmeye başlıyor. Adeta bir üst geçitten "abi valla super görüntü, bir problem cıkarsa ben hep buradayım. getir kafama at" diyen bir işportacıdan alınmış bir vcdyi seyretmeye çalışıyormuşcasına. Ne guzelmiş lan bu laf. 'Çalışıyormuşcasına' haha çok zevkliymiş soylemesi. Aaa 'soylemesi' de hic fena degil hani. Dizinin de son kısımları, gerilimin heyecanın arttıgı anlar. Kocakafalı, karizmatik adam Lincoln Burrows (Scofield'ın abisi, ağabeyi, soyleyin ağalar beyler..) Scofield'ın yavuklusu Sara ile kendi oğlu yani Scofield'ın yeğeni L.J'yi arıyor. Ne komik lan yabancılardaki akrabalık ilişkilerini anlatmak, hiç inandırıcı gelmedi bana 'Scofield'ın yeğeni L.J' lafı. Daha komiği var Scofield'ın babaannesi.. O ne lan! ehehehe, koptum olm.
Jilet ince dikdörtgen bir metal parçasıdır. Kısa kenarları güvenli uzun kenarları ise keskindir. Çok basit bir mantıkla tasarlanmıştır. Ancak işlevi çok önemlidir. Traş bıçağı.

Markaların ürünün ismi haline gelmesinin en güzel örneğidir. Türk dil kurumu sözlüğünde bile geçer.
İlk olarak 1901 yılında King Camp Gillette tarafından yapılmış ve ismini tasarımcısından almıştır. Gillette bunu üretirken uzun bir süre dünya traş bıçağı piyasasının sahibi olacağını tahmin edebilir miydi bilinmez ancak işler başta çok da iyi gitmemişti. Birinci dünya savaşı patlak verene kadar. Birinci dünya savaşında askerlerin traş ihtiyacının giderilmesi için ciddi bir sipariş verildi ve Gillette imparatorluğu günümüze kadar yıkılmayacak şekilde dikildi. Sonradan piyasaya hakim olmaya çalışan başka firmalar da oldu ama ortak olarak kaldılar (kılıç üreticisi wilkinson gibi) .

Arkadaslar, bu bir veda yazisi degildir. Bunu bastan yazayim da herkes bilsin...
7 aydir aranizdayim. Bu zaman icinde dostluklarim oldugu kadar, kirdiklarim da cok oldu...
Burda bir, bir isim zikretmeye gerek duymuyorum. Zaten onlar kendilerini bilirler...
Zaman zaman fikir ayriliklarina düsüyor, bir hic ugruna hirslaniyor, bir birimizi kiriyoruz. Bazilarimiz cok kiriliyor unutamiyor, bazilarimiz (benim gibi) her seyi cabuk unutabiliyor, cabuk affedebiliyor.
Sahsima karsi söylenen sözleri de, söyleyen arkadaslari da coktan unuttum bile. Cok istiyorum sinirlenmeden sakin tartisabilmeyi. Inanin cok, ama cok istiyorum kimseyi kirmamayi üzmemeyi. Bazen bir an'lik sinir ömür boyu sürecek dostluklari, arkadasliklari mahvedebiliyor. Bunun da bilincindeyim. Fakat o an gelince bir türlü hakim olamiyorum kendime...
Radyo dalgalarının mucidi Heinrich Rudolf Hertz'in
soyadından gelmiş bir kavramdır.
Salınım yapan, titreyen şeylerin birim zamanda
yaptığı titreşim (devir) sayısını gösterir.
Elektrikte, alternatif akımın saniyede kaç devir yaptığını belirtir.
Alternatif akım, elektrik akımının zamanla
(+) ile (-) kutupları arasında yön değiştiren halidir.
Piller ise doğru akım sağlar. Bir kutbu daima (+),
diğer kutbu (-)'dir.
Bir kutuptan çıkan akım cihaza girer, çıkış bağlantısından
çıkarak, pilin diğer kutbuna geri döner.
Bu şekilde bir akım sağlanmış olur ki, bu cihazın çalışmasını sağlar.
Eğer, kablolarda veya bağlantı noktalarında kopukluk veya
temassızlık varsa devre tamamlanamaz
Bu durumda cihazımız çalışmaz.
Hastalığımız var, doktora gittik.
Ya da, genel bir sağlık kontrolünden geçeceğiz.
Ya da, orduya katılmak için muayeneden geçeceğiz.
Böyle durumlarda alışık olmadığımız bir durumla karşılaşırız.
Karşı koyamayacağımız bir direktif.
Türkçesiyle yönerge...
"Soyun!"
O ana elbisemizle gizlediğimiz,
vücudumuzun en mahrem yerlerini göstermek zorundayız.
Doğal olarak utanırız, sıkılırız.
Utanmak insan olmanın bir emaresi.
İşareti...
Bedenimizin mahrem yerleri olduğu kadar,
ruhumuzun da mahrem yerleri vardır.
Duygularımızın,
düşüncelerimizin,
hislerimizin,
bakış açımızın,
isteklerimizin,
beğenilerimizin,
nefretimizin...