Elleri güzel erkekler dikkatimi hep cezbetmiştir. Davud'un ise; ellerinin güzelliği kadar daha başka birçok özelliği ile beni etkilemesi, aşağıda okuyacağınız satırların yazılma sebebidir artık.
"Bir zamanlar Davud bir hayli gençti. Gerçi elleri hala güzel ama o zamanlar ayrıca dayanıklı ve güçlüydü de... Çobanlığı kadar sapan atmasıyla da ün salmıştı.
Söylenegeldiğine göre, etrafına yansıttığı etki ile birgün bir avuç insanı da ardına katıp o çok güçlü düşmanına karşı savaşmaya karar verdiği anı, Davud'un babası, ne zaman sorsam, bana olağanüstü bir üslupla ve hiçbir detayı unutmadan anlatmıştır.

Sahte kabadayi

Bir kac gündür yazdiginiz yazilara bakiyorum inanin hayran kaliyorum. cogu yazar arkadaslarim mükemmel üstü yazi yaziyorlar. Mesela Deja, PBK öyle güzel öyküler yaziyorlar ki inanin hayran kaliyorum. Pati'nin yazdiklarini her babayigit yazamaz diye düsünüyorum. Fevkulbeser ve Zoey'in Osmanlica hakimiyetleri bir baska saheser. Kop, Antro, Lesor, Manso'nun hem yazdiklari güzel, hem aralarinda yaptiklari gayik muhabbet cok güzel. Cilegim'in yazdiklarini her köse yazari yazamaz. Acumun spor konusunda, saglik konusunda yazdiklari gercekten harika. Hombre ise bir baska insan benim nazarimda. Moralim bozulunca onun yazilarini ararim.:) Suphi'nin siirleri ise cok süper. Baharali'nin kesif benzeri yazilari okunmaya deger yazilar. Nevdalist duruyor duruyor turnayi gözünden vuruyor:) Makaleci'de güzel yazilara imza atiyor. Hele Manso'nun yakaladigi su seri katiller yok mu? Süper ötesi bence. Proksima, Bestloser, Zorkedi gibi arkadaslarimizin yazilari okunmadan gecilmez sanirim. Oguzkagan ve Clicia'nin yorumlarini hic sormayin. Küfür harici yorumlar okunasi yorumlardir. Haberx3, Akoni abla sizi buranin muhtarlari sececegiz. Yazilariniz, insanlara yaklasimlariniz süper ötesi diye bilirim. Pelitas'in yazdiklarini okumanizi tavsiye ederim. Cok güzel siirleri var. Toz66, WATERFAIRY, SEVDALIMHAYAT, 07Ebru, usttire, morfik, dimoedes, korkutali, bekunis, Abi, Hakemler, Eylül74, Yildirim, Findikfistik bunlarda birer baska renk aramizda...
Seni, neden bu kadar çok sevdim, bilmiyorum ki, Bukowski..
Hayatını okuduğum ilk günden beri, aşıktım ona...Bir insan bu kadar doğal olabilir miydi. Bir hayat, akışına bu kadar kolay bırakılabilir miydi..
Bir gün diyordu ki..''Hayat, sonlanmak için bile bu kadar çabaya değmez, bir şeydi’’
Haklıydı..
En çok viski yi severdi..
Bukowski ve kadınları, onu okudukça bütün kadınlarından kıskandım.. Seninle, en az senin kadar, iyi viski içebilirdim.. ''Bukowski’’ adın da, viski kadar sertti..
Yalnızdın ve yenilmiştin hayatta, ama sen kadınlarınla da yalnızdın..Her bir gidişleri, yeni bir gelişin, başlangıcıydı..Onlara, hiç yalan söylemedin.. Aldatacağını hissettiğin anda, bir öncekini, bitirdin..Ne aradın ki onlarda, bu kadar bulamadın..

Artık küfrüm o şarkıya olmaktan çok kendimedir, ''kızım söylemesene şunu!''...
Ama New york Times' da yayınlanan habere göre ; bu olayın sebebi beyinle ilgili bir fenomen...
Haberin çarpıcı detayı burada (TÜRKÇE)...
