

Özellikle bilimkurgu romanlarıyla tanınan ama neredeyse edebiyatın her dalında birçok eser vermiş ingiliz bir yazar olan Herbert George Wells, 21 eylül 1866 yılında İngiltere-bromley de doğar. Fakir bir ailenin çocuğu olan Wells annesi tarafında asosyal bir çocuk olarak yetiştirilir. Yazarımızın hayatının dönüm noktalarından ilki, 13 yaşındayken bacağını kırdığı an olarak gösteriliyor. Günlerce yatakta kalması gereken Wells, bu dönem boyunca eline geçen hemen her türdeki kitabı okur. Ve işte o dönemden sonra yazar olmak, kitap yazmak az da olsa beyninde yer eder.
Hayatı sürekli olarak çalkantı içinde geçen yazar ilk karısından boşandıktan sonra evli kaldığı dönemde tanıştığı ve öğrencisi olan Amy Catherine Robbins ile evlenmiş, en önemli eserlerini bu dönemde yazmıştır.
Yaşamımın neresinde gerçekten ben varım?
Okuyup vatana millete hayırlı biri olmak lazım denmese, okuyup bu çaba içine girer miydim? Evlenip çoluk çocuğa karışmak lazım diye öğretilmese, sultanlar gibi mi yaşardım? Reklamlarda, kataloglarda görüp beğendiğim eşyalar bana sunulmasa, evimi yine böyle mi döşerdim? Kadın dediğin şöyle olmalı böyle olmalı diye kesilip atılmasa, olamadığımla mı kalırdım? Para şuraya buraya harcanmalı, şunlar bunlar alınmalı diye zannetmesem, zengin mi olurdum? İyi evliliğin kuralları belirlenmese, daha iyi bir eş mi olurdum? Çocuğu iyi yetiştirmenin kilosuyla doğru orantılı olduğu varsayımından bir kurtulabilsem, kızımın her yemek yemeyişinde daha mı sakin olurdum? "Kaç yaşında olduğumu bilmesem kaç yaşında olurdum?"* Bir vatandaş, bir eş, bir anne olarak hiçbir şey bilmeseydim yine böyle biri mi olurdum?
sevgiden öte sürekli ölüm
fakat yaşanmaya sokularak
tereddütsüzce
an kala..
hani yaşarsın asice güdülerini
kızarsın kendine
isyan edersin karanfilin evrimleşen ezgisine
susturursun alnında açan kızıllıkla
karanlığı görürsün yalnızlığını
bir şair soyunur
soyunur be ömrüm soyunur kalemini
anlarsın o an
yalnız yağmurlarının birikmesini
beklersin..
.. an kala
tereddütsüzce
fakat yasanmaya sokularak
düşmez yere külü yangınlarının
soğumaz çeliğinde dövülen hayat suyun
üç kişi kalmışsın be yoldaş
yetmez mi
dağıtmaya ağzını yüzünü yüzsüzlüğün...