Çocuktu bedenimiz,ama yüreklerimiz adam olmuş kocaman bir sevdaya bürünebilmişti,aşk bu işte dedirten bazen çılgın mıydık diye düşündüren anların mimarıydık biz.Bu kadar çok sevilebilir mi bir insan diye kızardım tenhada kendime,yatağımla bedenimi buluşturduğumda saten gibi kayardı ruhumda gün boyu seninle yaşadıklarım,başlardım tek tek mercek altına almaya.Bana şurada güldü(çok yakışıklıydı),şurada profilden baktı(çok etkilendim),burada “saçının tek teli için ölürüm” dedi (ona sarılmayı çok istedim ama utandım yapamadım),bende ona şöyle dedim,böyle dedim diye düşünmekten sabahı zor ederdim seni görmek seninle olmak ve anılarıma yeni sermayeler eklemekti isteğim.
Kaç gece ağladım senin için gözlerimin rengi dönecek sana çirkin görüneceğim diye korkarak hem de, çocukluk işte,bu uyduruğa inandım.
Doğum gününde sana aldığım hediyeyi beğenmedin saklama benden bunu çok iyi anladım ,insan aşkına hediye alırken aklına danışmalı benim gibi hatıra defteri almamalı.Yine tesellim oldun “sen bana en büyük hediyesin” dediğinde yüreğim bir başka bağlandı.
Aşkımız kulak memesi kıvamında sürerken ortada bıraktın yüreğimi,buruk bir hazandayım şimdi.Yapraklarımı savuran savurana…
Senden sonra sevemedim kimseyi seni sevdiğim gibi,kimse de beni sevmedi senin bebeğini sevdiğin gibi…
Denemedim sanma çok denedim yeniden sevmeyi,çok kırıldım,incindim ama vazgeçmedim kendimden.Dene kızım bir gün gerçek aşkı yakalayacaksın dedim kendime.Bazen inanırım bu yalanıma bazen gerçeklerin tokadı iner yüreğime nasıl da sızlatır bir bilsen.
Neler yaşadım nelere ağladım senden sonra belki hala yokluğuna alışamadım.Duygularıma bir ölçek fazladan katılmış kimin hakkı bu bilmem ama kimin duygusundan bir ölçek eksikse hep onları tanıdım haklarını almaya gelmiş gibi kırıp,saçıp üzdüler beni.
İstediğim sadece aşk çok şey mi istedim?
Kelime kökeni eski yunancada plastikostan gelir, bu şekil vermeye elverişli demektir. Yapımında kullanılan ham maddeler maden kömürü, hava, su, kireçtaşı ve tuzdur.
Plastiklerden ilk kullanılan bakalittir, fakat temel plastikler polistiren viniller ve diğerleri 1828 yılında Fransız bilimcilerce keşfedilmiştir.
Gelişme ve yayılma sebebi hayli ilginç; 19. yüzyılda fildişinden yapılan bilardo topları bulunmaz olunca Newyork'lu bir yapımcı, bilardo topu yapımında kullanılabilecek bir plastik türü bulana 10.000 dolar vereceğini söyledi.
İlk plastiklerin üretimi teknolojik sorunlar nedeniyle çok pahalıya gelmekteydi, 2. Dünya Savaşı sırasındaki ve ardından gelen çalışmalarla plastik türleri zenginleşip yapım maliyeti ucuzladı.
fenol, üre, melamin, naylon, orlon belli başlı kullanılan plastiklerdendir ve yeryüzündeki petrolün % 4 lük bir kısmı plastik üretiminde kullanılmaktadır.

Hicazın güneyinde Yemen'de Özre Kabilesi diye bir kabile varmış..Bu kabilenin özelliği aşıklar maşuklarına kavuşamazlarsa ölürlermiş. Ve bu kabilenin ta Mısır'a kadar yayılmış. "Olmaz böyle şey" demişler, "mümkün değil " demişler. Devrin şairlerden meşhur Mısır'lı Esâmi bu kabileyi incelemek için Yemen'e gitmiş ve bu özre kabilesinde bir eve misafir olmuş. Evde de güzel bir kız çocuğu varmış. Fakat kapıda sersem dolaşan bir delikanlı dikkatini çekmiş ve delikanlının yanına gitmiş.
"Delikanlı senin halinde bir acayiplik var, bu tuhaf halin, derdin nedir" demiş. "Senin misafir olduğun o ev var ya, orada bir gün var, orada bir güneş var, bir ay parçası var" demiş delikanlı. "Ben sana bir aracı olayım o zaman" demiş şair. "Nolur, öleceğim çabuk demiş" delikanlı. Eve geri dönmüş ve kızı çağırmış şair Esâmi ve" kapıda bir delikanlı var demiş, ölecek sana öyle âşık olmuş" demiş. "Amca O daha beni hiç görmediği halde böyle sersem sersem dönüyor, beni görse ölür" demiş kız ve "İnanmıyorsan ona şu bastığım toprağı götür ve ona senin aşık olduğun kızın ayak izinden aldım bu toprağı de" demiş..Peki deyip almış ve götürmüş toprağı şair. Kapıda Esâmi'yi görür görmez atılmış delikanlı. "Ne oldu, gördün mü, ne söyledi?" demiş. Kızın söylediklerini söylemiş ve toprağı ona verince iyice sersemlemiş delikanlı ve dönerken az ilerde yanan ateşin içine düşmüş. Şair zor zar delikanlıyı ateşten kurtarmış."Allah Allah tam özre kabilesi" demiş şair.

Kafalarına, kollarına, ellerine, bacaklarına hatta göğüslerine bile kabartma şekiller yerleştiren bu gençlerin resimleri için tıklayınız.
Kabartmalı Dövme yapım videosu için tıklayınız.
Güvenebilmek hemen yanıbaşımızdakine.Yaslanabilmek....
İki kaplumbağa çölü geçmeye karar vermişler.On yıl kadar yürüdükten sonra artık susuzluktan ölecekler,dermanları kalmamış ki.. bir su matarası görürler
-Oh be suyu bulduk ve ölmekten kurtulduk.
Bakarlar bir heyecanla mataradan su içecekler ama matara boş.Binbir küfür dillerinde ,atarlar matarayı oraya yollarına devam ederler.Aradan 8-10 yıl daha geçer ama gerçekten susuzluk perişan etmiştir onları.Derken.... bir su birikintisi görürler uzakta
-Hah suyu bulduk şükür Yarabbi.
-Dur dur bu suyu içmeyelim daha uzun yolumuz var.
-Eee ne yapacağız-Bu suyu bir kaba dolduralım
-İyi de kap nerede?
-Hani gömüştük ya yıllar önce bir matara.Birimiz gitsin onu alıp gelsin.-Ooo iyi e kim alıp gelecek?
-Ben alıp gelirim ama bir şartla
-Nedir şartın?
-Ben gelene kadar bu sıudan içmeyeceksin.

Sagolsun Cilekcigim iki gün önce kitabi tanitti. Ancak bazi aksakliklar yüzünden arkadaslarin siparis edemedeklirini duydum. Simdi tüm engeller ortadan kalkti. Fiyati 5 Ytl olan kitabi, simdi kitap store'den %20 indirimle 4 Ytl'ye ala bilirsiniz. Kitabin gelirinin %5'i Sehit cocuklarina diger %5'i ise Dogu illerimizde yasayan fakir cocuklara bagislanacaktir. Keske elimden gelse hepsini bagislaya bilsem. Studyolari sattim. Fakat üstüne de cok borclandim. Anlayacaginiz Almanya'da üstü kapali kriz var. Insanlarin alim gücü cok zayifladi. Bizim gibi lüx is yapanlara pek para harcamak istemiyorlar. Her seyden önce gidaya harcaniyor paralar. Anlayacaginiz Almanya eski Almanya degil artik. Insanlarin cogu issiz. Ben de simdi issiz kaldim. Is bulma kurumundan simdilik idare ediyorum. Insaallah ilerde bu minik yavrulara daha cok bagis yapma imkani bulurum. Hepinize sevgiler saygilar sunuyorum.
Insaallah biktirmamisimdir sizleri.