Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "eski yazılarınıza link verin"

Çok tutulan yazılar gösteriliyor. (Ön Sayfa yazılarını ya da tüm yazıları göster)

Çok Tutulanlar: bu ay

Burada, sizin en çok "tuttuğunuz" yazıların listesi var.
Yayın sırasına göre bu aralar | Bugün | Bu hafta | Bu ay | Tüm zamanlar | (2007 yılının en çok tutulan yazıları) yeni



Max Weber 1904 yılında Protestan Ahlakı ve Kapitalizm Ruhu adlı makalesini yazması akabinde, St. Louis’de düzenlenen Dünya Sergisi çerçevesinde hazırlanan Sanat ve Bilim Kongresinde tebliğ sunmak üzere Amerika’ya davet edilmişti.

19 ahkam var

Çok zayıflamış, son üç bir damla su bile boğazından gitmemişti. Serum ise artık morarmış olan kolunu iyice zorluyordu. Ameliyat olsa bu kadar korkmazdı ama iğneden hep korktu.
Doktoru midesinden beslenmesinin şart olduğunu ama kendisinin buna yanaşmadığını söylediğinde göz göze geldik Bakışlarımla “O”na cesaret vermeye çalışarak, “ben izin veriyorum gerekli cerrahi müdahaleyi en sıra sürede gerçekleştirelim, ne oral ne de damardan beslenemiyor artık” dedim. Hiç ses çıkarmadı, itiraz da etmedi. Gözlerime bakıyordu “hala kurtulacağıma inanıyor musun?” der gibiydi. Gülümsedim “evet inanıyorum, kurtulacaksın, bak ben yanındayım” der gibi…

79 ahkam var

Okul çıkışı, yorgunluk tabanlarımdan beynime vuruyor. Sonbaharın esintisi de olmasa yığılıvereceğim orada. Telefonu kapatmalıyım kimse beni aramasın,hatta arasınlar ulaşamasınlar.Bu çoğu zaman hoşuma gidiyor.Ben aradıklarıma istediğim zaman ulaşamıyorum.Onlarda ulaşmasınlar bir şeycik olmaz derken tel çalar.

-Hocam
-Efendim abi
-Nerdesin ?
-Fizan ’ da
-Ne yapıyorsun
-Hey Allah’ım ! abi buyur
-Bağlaman yanında mı?
-Evet abi, gittiğim her yere götürürüm cebime sığıyor.
-Dalga geçme benle.
-Tamam abi geçmiyorum. Evde.
-İyi alıp gelir misin?
-Gelemem abi, hatta telefonumda kapalıydı,seninle uyduya bakarak konuşuyorum.Güzel oluyor böyle serin serin.
-Çocuk, Loreena McKennitt yanımda,bağlama dinlemek istiyor.
-Abi sana fazla yazdı,sen kapat ben seni ararım.

270 ahkam var

Kayan yıldızı.
Ağzı,burnu çikolata ile belenmiş
çocuğu.
Söğüt ağacını mesela,
gölgesini de.

Terlemiş işçiyi,
diploması elinde genci,
tıka basa yiyeni,
olmadı acından öleni.

Görün demek olmaz da,
tadın bir bahçeden aşırdığınız,
bir avuç eriği,bilemedin cevizi.

Görün,
Halı dokuyan genç kızı,
bir de sorun,
her ilmeğin geçmişini,
rengini,desenini.

Bir ömür yeter mi ?
Yeter de artar bile,
taptaze bir ekmeği bölüp koklamaya.
Rakı ile balığa,
duaya,aşka,sevdaya.

122 ahkam var
\

• Güzel bir o kadar alımlı, pozitif elektriği ile girdiği ortamda tüm nazarları üzerine çeken mağrur ve kırılgan, utangaç bakışları ile başka bakışlarla çarpışmamak için gözünü yerden nadiren kaldırıyor. Kariyeri ve âdab-ı muâşeret paralelindeki tavırları ile kendini çoktan ispatlamış..
• Uzun zaman olmuştu, kalabalık bir ortama girmeyeli. Yakın arkadaşının ısrarlarına duyarsız kalamadı. Birlikte dışarı çıkacak ve hava alacaklardı. Zûl geliyordu, kabuğunda sıyrılmak, insanlarla bir arada olmak. ”O” odasında yalnız ağlamayı seviyordu. Gözyaşları mahremiydi, el sürdürmezdi. Gururu icâzet vermedi. Ağlamak zayıflık diye öğretilmişti, hiç zayıflık yapmadı öğretileni iyi öğrenmiş ama bedellerini de ödemişti. Zayıf değilsen ya da kendini zayıf hissettiğin anlarını paylaşmazsan gözyaşlarını kuru bir mendille silmeye mahkûmsundur. İşte bu yüzden sırf bu yüzden “O”’nun gözyaşını silen hiç olmadı…
• Vakit gelmişti, zûl geldiğini hissettirmeden güzel bir gece yaşamak istiyordu. Ortama girdiklerinde nazarlar ona dokunmuştu, süzüyordu inceden inceye…

95 ahkam var
tuttum
49

Ol…

Etiketler: , , ,
\

Gecenin gölgeli matemli
Yasını tutmaya gelmiş yıldızlar
Yakaladım tekini
Sordum
Neden bu kadar parlaksın diye
Beni fark etmen için diye
Fısıldadı kulağıma
Gitme hemen
Biraz daha kal soracaklarım var dedim
Hemen sor
Başkaları da beni fark etmeli dedi
Niye o kadar uzaktasın
Dokunmak istediğimde
Uzanamıyorum
Biraz yaklaşsan
Biraz da sen gelsen
Olmaz dedi
Olmaz
Olma
Ol…

44 ahkam var
Etiketler: , , , , ,

Sarsıldım önünde
Boşluktayım
Düştüm gözünden
Diz kapaklarım
Kanasa da kalkacağım
Yürümeye çalışıp
Kaybettiğim yolumu
Tekrar bulacağım
Göze aldım ben
Yolumda sensiz
Sessiz
Usulca
Ve
Kimsesiz
Yol alacağım
Sensizliğe
Demir atıp
Rotamı şaşırsam da
Ardından
Ağlasam da
Yokluğuna alışıp
Kendimi bulacağım
Ardına bakma
Yapamam sanma
Yapamazsam da
Sen bunu bilme
Güçlüyüm
Hadi
Sen git işine…

34 ahkam var
\
Gazi, Sucau'd-dünya ve'd-din, Ihtiyaru'd-din ve Seyfu'd-din gibi unvanlara sahip olan Orhan, Tahtı kardeşine bırakmayı teklif edecek kadar da mütevazı bir kişiliğe sahip ancak kardeşi bu teklife sıcak bakmamış ve yardımcısı olarak kalmıştır. Enerji ve ustalıkları ile çevresindekileri etkilemeyi başaran bir hükümdar. Diğer padişahlar gibi toprağı genişletmesi gerektiği bilinciyle yola çıktığında hedefi babası gibi güçlü olabilmekti. 38 yıllık idare dönemi olmuştu. Görünüşü insanları kolay etkisi altına alabilecek kadar görkemliymiş. Huy olarak ise mülayim bir yarısı varmış. Zaten bu genelde o kültürü almış halkı idare edecek mevcudiyete sahip olunması gereken bir özellik. Halk kendine yakın bulduğu, kaprisi olmayan, kendine tepeden bakmayan ve adil olabilen yönetici ister, bulunca da yanında yer alır. Yoksulları hep gözetir hatta onlara verilecek hizmette kullanılan ocağı bile kendisinin yaktığı görülmüş. Kısacası yoksulun hakkını gözetecek kadar yürekli bir insan. Birçok fetihlerde bulunmuş ve başarılı sonuçlar elde etmiştir.

183 ahkam var
\
\
\
15 milyon dolarlık sanat bütçesinin yarısının ayrıldığı bu etkinlikten beklentiler çok büyük. Bizlerle ilk kez tanışacak olan bu sergiye katılımın da büyük olması bekleniyor. Salvador Dali sorunlu bir çocukluk yaşamış, menenjitten ölen kardeşinin ardından dünyaya gelmiş belki bu kayıp nedeni ile fazlaca şımartılmış ya da başka sorunlar yaşamış bir yetenek. Kendisi ile ilgili önemli olayları bilmek onun yaptığı resimlere farklı bakmanıza neden olabilir. Sonuçta histeri krizleri geçirerek dikkat çekmeyi başarabilecek kadar zeki bir çocuk olması bile onu farklı yapıyor. İçindekileri resimlerine yansıttığı için bilen gözlerle izlemek resimlerini gerçek anlamda anlamaya yardımcı oluyor.
25 ahkam var

Doktorlarla görüşüp en iyi yöntemin yüzüklü mü yoksa klasik yöntemle yapılanı mı diye öğrenmeye çalışıyordum. Bu arada her gün eve anneanneme gelen doktor ile sohbetimiz olaya son verdi. “Evde sünnet olacak oğlan mı var, ben onunla bir görüşeyim” dedi. Nasıl başardıysa oğlumu ikna etti ve “birkaç saat sonra geri geleceğim anestezi uzmanını ve gerekli olan malzeme çantamı alıp döneceğim” dedi.
Hepimiz bir tarafa koşturduk, bu kadar aceleye geleceği planda yoktu. İşin en zor kısmı oğlumu sünnet olmaya ikna edebilmekti ve bu başarılmıştı. Artık durmak yoktu. Olay yerinden uzaklaştırılmaya çalışılıyordum. Bazı nedenlerim vardı. Uzağında kalamıyordum. Operasyon başlayana kadar sürekli ona sarılıp,
“hemen bitecek, hiç canın acımayacak, iğneden önce bile uyuşturucu sprey sıkacak, ne olduğunu anlamayacaksın, kurtulacağız şu fazlalıktan, hadi anneciğim güçlü olmalısın, duanı oku o esnada başka bir şey düşünme, ben hep yanında olacağım, hadi aşkım güçlü ol” diyerek hem oğlumu hem kendimi teskin etmeye çalışıyordum. Teyzesi bir kenarda ağlayıp duruyor, anneanne şaşkın sağa sola gidiyor ne yaptığını o da bilmiyor. Prensesim ise abisine ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Operasyon başladı. Doktor, anestezi uzmanına “iki seferde keseceğiz” dedi. Bu ne demek ya diyemedim, oğlum endişelenir diye sustum ama ben çok endişelendim. Haklı bir sebep varmış iki seferde kesmeyi düşünmelerinin ama bunu daha sonra öğrendim. Bu arada iki sefer de değil, üç seferde kesildi. Bu da haklı bir sebepten dolayı oldu. O an bunları kavrayamıyor insan ilk kez bir sünnete tanık oluyorum ve o çocuk benim oğlum. Buna can mı dayanır? Oğlum sabırsızlanıyor üç sefer olması işin süresini uzattığından dolayı sürekli kendini kasıyor. Elleri ile kendini yırtıyor gibi yaptığını gördükçe benim içim yırtılıyor. Hadi aşkım duanı oku diyorum. “anne ben okuyamıyorum sen okur musun “ diyor. Onun yerine ben okuyorum ve daha önceden arkasına hemen âmin diyen oğlumdan ses yok. Neden sonra aklına geliyor ve âmin diyor. Kendimi kötü hissediyorum oradan çıkıp odanın önünde kendimi yavaşça yere bırakıyorum. Kendimdeyim ya da değilim, ben de bilmiyorum. Doktor masa lambasını tutacak biri var mı diye sesleniyor. Bu sesle kendimi topluyorum. Oğlumun bana ihtiyacı var hadi kızım kendine gel ayağa kalk diyorum. Lambayı tuttum. Olaya odaklandım ve koptum. Annem ve kız kardeşim beni yerden kaldırıp yatağıma götürmüşler ondan sonrası yok bende.

Uzunca bir süre kendimi bilmeden kalmışım kendime geldiğimde oğlum ne oldu diye yataktan fırladım. Oğlumu gördüm ama ona dokunamadan tekrar bayılmışım…
Anne olmak ne kadar zor Anne, anne olunca anladım. O anları hatırladıkça hep soğuk terler döküyorum şu an bile.

34 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu