Herzaman kafama takılan bir soru vardır ve bunu sizlerle paylaşmak istiyorum.Bilindiği gibi büyük mağazalar var.gerek gıda gerek giyecek farketmez.herkes o büyük marketlere gidiyor.alışveriş yapıyor.para vermek için kasada kuyruk oluyor:D.ancak en kötü noktası küçük esnafı düşünen yok.İstediği kıyafet küçük bir esnafta bile olsa hatta daha ucuz bile olsa o yine gider .daha pahalı veya üzerindeki fiyattan ordan alır.aynı marka peki neden büyük alışveriş merkzleri.şimdi şu açıdan inceleyelim;o küçük esnaf için kirası var,yiyecek,hele çocukları varsa..ama nden böyle yapılıyor.halbuki o büyük marketlerin sizin alışverişinize ihityaç yok.ayrıca kçük dükkanlarda hem daha fazla ilgi ve indirim sizleri bekliyor ama ne ilginçtir ki; o büyük alışveriş merkzlerine gidip para vermek için kuyrukta bekliyoruz.gerçi karar sizin ama bunu bir düşünün.
Bir edebiyat hocamız Türkçe'de en çok eş anlama sahip olan kelimenin "ÇIKMAK" olduğunu söylemişti. Benim aklıma gelenler şunlar:
1. kat çıkmak
2. merdiven çıkmak
3. ağaca çıkmak
4. kolu çıkmak
5. ortaya çıkmak
6. çantadan çıkmak
7. bir kızla çıkmak
8. yukarı çıkmak
9. tatile çıkmak
10. kapıdan çıkmak
11. fos çıkmak
12. arka çıkmak
13. işten çıkmak
14. piyangodan para çıkmak
15. gazetede çıkmak
16. doğru çıkmak
17. mühendis çıkmak
18. karlı çıkmak
19. Çileğin çıkması
20. Kavga çıkması
21. 10’dan 5’in çıkması
aşk eğer gerçekten çok özel bir şeyse, neden sürekli çevremizdekilere aşık oluyoruz? ne bileyim belki de benim aşık olableceğim özellikteki kız, jamaika'da yaşayan ukrayna asıllı bir fransız. belki bi gün roma'da tatil yaparken karşılaşıcaz da aşık olcaz.
yani demek istediğim rol mü yapıyoruz, "çıktıklarımızla". sürekli aramada mıyız gerçek kişiyi. aşk yoksa gerçekten de öyle gizemli bir şey değil mi? bir çok kişi tarafından bir çok kereler bir çok yerde methedilen kavram bir katakulliden mi ibaret. bünye ille de bir kişiye değil de, belli standartlardaki birden fazla kişiye aşık olabilecek kapasitede mi?
kabul ediyorum, aşık değiliz birbirimize. kız arkadaşın var mı? sorusuna böbürlenerek cevap vermek yaşadığımız ilişki. ama "çıkıyoruz" ya ne de olsa, görevimi yerine getirmek zorunda hissediyorum kendimi. mesela çok kıskanıyorum, sürekli seni seviyorum sözleriyle sabahlara kadar muhabbet ediyoruz. sıkı sıkı sarılıp bedenlerimizi birleştiriyoruz. bazı şeyleri ruhen paylaşıyoruz, ama bu aşk mı? sevgi mi? alışkanlık mı? GEREKLİLİK Mİ?
bilemiyoruz.