Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Yumurta Kolisinden Daktilo Yapımı"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

çaba hakkındaki yazılar:

bir dilden
eski çok eski asaleti insan olmanın
hayata dahil etmek ölümü ahlaktır

kalmanın sabrı
bir de mesafe bilgisi vardır
hissetmişken bunları ben inceden çok önceden
bir de sezdirdiğinde görünen sen
dünyam oldun be hey sevgili
bir dilden
başka bir dil olsun ayn- ı dilde güzel
özgür yaşansın
gibi olmayan aşklar
yaşasın insanlar
özgür çocuklar
hayatın tüm kıyılarında
yaşansın aşk
lakin kalan da giden de
dünyada
asaleti insan olmanın
sımsıcak şakaklarında
bir de
usul gönül kasende

03.09.2007 - RS

3 ahkam var

Almanya’da türk kanallarında yayınlanan bir su markası reklamıyla dertlerim depreşti. Videoyu arattım internetten ama bulamadım. Suyun markası MİSANA... Damacanayla satılıyor. Buralarda genelde 1.5 litrelik sular satın alınır. Reklamdaki kız belli burada doğmuş bir türk kızı... Şişelerden sıkıldığını belli edecek reklamda. Kocası gibi görünen şahsa „ne bu şişeler“ demek istiyor bıktığını belirtmek için. Almanca’da kelimelerin sonunda „er“ var ise „a“ diye okunur. Kız da Türkçe’de öyle okunmadığını biliyor. „şişeler“ demek için belli ki kara kara düşünmüs „nasıl desem ki?“ diye. Ve ortaya „ne bu şişeleyrrrrrrrr“ diye bir durum çıkmış. Hay Allah’ım! Reklamı her izlediğimde sinirlensem mi ne yapsam şaşırıyorum. Kızım o „siseleyyyyrrr“ değil şişeler diye haykırmak istiyorum. Ulaşamıyorum... Olmuyor...

10 ahkam var
tuttum
2

bul

Bir arakadaşım dediki; ancak üretirsek dayanabiliriz. Bizim farkımız bu. Üretmeliyiz. Ve inadına yaşamalıyız...

Kıskananlara inat, devam etmeliyiz çabaya. kıskanan üretemeyendir zaten bu yüzden tavır alır. Çevrene bak ve bunca üretmekten yoksun insanı gör, üret...

başka bir arkadaşım ise kendi dermanını şöyle açıkladı: ben her hafta başka bir adamlayım. Ne zaman biter, gitmez, üzülmem; başka biriyle başlarım. yeni bir heyecan. Böylece ben onları kullanmış oluyorum. Ve içimin acımamasını sağlıyorum. Hem hayatımda renk de oluyor. Seni hemen biriyle tanıştırabilirim, sen de böyle yapmalısın. Benim ki, bir tür intikam. Gününü gün etmek, geriye bakmamak...

5 ahkam var

Bu bana ,yakın zaman da gelen bir mail.Sanırım yaş biraz daha olgunlaşınca insanlar daha duygusallaşıyor. Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken onlara şu olayı okudu.Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri anlıyor. Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor. Zaman, yer, ya da kişi kavramı yok. Yalnız, nasıl oluyorsa, kendi adı söylendiğinde tepki veriyor. Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir çaba harcıyor ne de bakım yapılırken yardımcı oluyor.Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor. Dişleri yok, yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor. Gömleği salyalardan dolayı sürekli leke içinde. Yürümüyor. Uykusu sürekli düzensiz. Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor. Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir neden yokken sinirleniyor. Biri gelip onu yatıştırana dek de feryat figan bağırıyor .Bu olayı okuduktan sonra, Dr. Ruskin öğrencilerine böyle birinin bakımını üstlenmek isteyip istemeyeceklerini sordu. Öğrenciler bunu yapamayacaklarını söylediler.Dr. Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve onların da yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler şaşırdılar.Daha sonra Dr. Ruskin hastanın (!) fotoğrafını dolaştırmaya başladı. Fotoğraftaki doktorun altı aylık kızıydı.“ Dinlemeden,düşünmeden,tanımadan sadece bir anlık düşünce zıplamalarıyla ya da çağrışımlarla yargılar,hüküm veririz.. Belki de böylesi daha kolay olduğu için.. Zoru seçmeyiz..Çünkü bir insan ya da bir olay hakkında düşünmek , o kişiyi tanımaya ,yaşadıklarını anlamaya çalışmak dünyanın en zor ve en fazla zaman alan işlerinden biridir. Kendimizle ilgili yanlış bir değerlendirmeye asla tahammül edemezken, başkaları için bu yöntemi bu kadar içimiz rahat kullanabilmemiz ne kadar şaşırtıcı değil mi? Önyargılarımız bizim hayatımızı büyük ölçüde kolaylaştırırken ,başka insanların hayatlarını aynı oranda zorlaştırır.Karşımızdaki kişi bize ne kadar önyargılı davrandığımızı anlatmaya çabalarken , biz çoktan konu ya da kişi hakkında “ karar vermiş olmanın dayanılmaz hafifliği”ni yaşamaya başlarız.Dünya sadece yaşadığımız anda bulunduğumuz yerden gördüğümüz gibi değil..Olaylar da öyle...İnsanlar da...Yapmamız gereken tek şey ( çok zor ve zahmetli de olsa) bakış açımızı 360 dereceye ayarlamak....Unutmayalım ki Tanrı bile insanları hakkında karar vermek için ömrünü tamamlamasını bekliyor...

15 ahkam var
\

Bir kadını her yönüyle tanımak…

Sevgi dolu kalbi, içindeki fırtınaları, çocuksu halleri, daha gelmemiş yaşlarının olgunluğu, aşkları, yalnızlıkları, cinlikleri, saflıkları, yalanları, itirafları, şehvetleri, vurdumduymazlıkları, takıntıları, rahatlıkları, içlerinde barındırdıkları farklı farklı kişilikleri ve saymakla bitirilemeyecek tüm yönleriyle kadınları tanımak.

Sevgidir ilk adım. Sevmekle başlar her şey. Sonra kabul edersin, parçan olur, bazen sen o olursun. İşte o zaman tanırsın bir kadını, hayatın tüm sırlarına bir anda girersin. Zorlu ama keyif dolu, gizemlerle dolu bir yolculuğa adım atmışsındır.

34 ahkam var

Önemli gün. Saat 12'ye 10 var.Gene gitti iki saatim. Oysa gene biraz bakayım diye oturmuştum bilgisayarın başına.

Aslına bakarsan yarın öyle mühim ki, aylardır bugünü bekliyor ve bunun için uğraşıyorum. İşim anlamında önemli.

Bu gece çok az uyuyacağım muhtemel ve yazı yazıp duracağım, bıla bıla..

Ben gene bu iki saat boyunca kocaman bir işi halledebilecekken dün saatlerimi harcadığım bir porno sitesi vardı, kaydetmemişim de, onu aradım nette velakin bulamadım.

\

Sonra orada burda ki rumuzlarımı arattırdım. Yok ben dışında herşey var. Yani gayet luzumsuz işlerle uğraştım. Sonra biraz gene erotik şeyler seyrettim, ama bu sefer kopardım kendimi o yerlerden gel buraya dedim. Sonra hafife bakalım dedim...

5 ahkam var

Bir adamı tanıyorum bir süredir. Masum. Kire karışmamış. Hayatta olmayan bir yerde yaşamış gibi. En iyi okullarda okumuş şimdi de çok enteresan bir işi var.

O kadar masum görünüyor ki, incitemezmiş gibi...

\

Ruhumu boğdu.

Ben, kimliğini sorguladım. Acaba çok mu acayibim diye. Acayip kim diye. Düşündüm, tanıdıklarımı, edimlerimi...

Telefon beklemeyi unuttum sanıyordum. Sıkılıyordum sanıyordum. Aslında sıkıldığım adamlardan telefon beklemiyormuşum, hoşlanınca ayrı yani...

1 ahkam var

Bu nedir ya, insan terk ettiği adamı unutamıyorsa ne yapmalı? Unuturum deyip zamana mı bırakmalı yoksa hata yaptım deyip dönmenin yollarını mı aramalı? Nedir bu ya!! Nedir bu ya? Nedir saygın? Nedir özünün farklılığı. Beni görmemesi mi?

Ben de deveyi diken insanı ..keni kıymetli bulanlar sınıfında mıyım? Nefret ettiklerimin içine bende mi giriyorum. Özlüyorum işte ya! Hem de köpekler gibi itler gibi özlüyorum. Olur olmaz dilime geliyorsun. Zaten her daim böyleydi. Seni devamlı daha fazla sevdiğimi farkettiğim için gittim. Ama değişen olur ümidiyleydi. Olmadı. Değişmedi.

1 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu