
Babama güvendiğimde 6 yaşındaydım.
İnsan sevdiğine güvenmez mi, elbet güvenir. Ama o zamanlar sorgularım vardı yanımda.
İlkokula başladığım gün herkesten biraz daha fazlaydı korkum. Paranoyaktım belki de.
İlk gün okula bırakan beni babamdı. Okul bitiminde ve her ihtiyacım olduğunda yanımda olacağı sözünü verdikten sonra her an tam zamanında oradaydı.
(insan sevdiğine güvenmekten ziyade onu sevene güvense daha güzel olmaz mı!)

Nihayetinde içimdeki canavara yenik düşüp, 'zaten kitaba verilen paraya acınmaz ekleyiver gitsin' diye kendimi avutarak sepetime koydum. Günler geçti. Kargo getirdi kitapları. Onu bir kenara koyup başka kitaplar okudum. Bir türlü içim ısınmadı şu "the secret" a... Öylece duruyordu fakat bir türlü okuma cesaretini kendimde bulamıyordum. Sonunda içini açtım, baktım. Aşırı süslü... İçi, dışı pek bir işveli! Okuyucuyu demek artık böyle kandırıyorlar, diye hayıflandım durdum birkaç gün daha. Sonunda şiddetli bir cesaretle açtım, başladım okumaya. Okudukça çekti, hoş zaten ufacık bir kitap, yarısı da resim dolu ya. Olsun!

Yaşamın Sırrı filmi kozmik bir gerçeklik olan "Çekim Yasası" ile ilgili mutheşem bir belgesel film. Çekim Yasası denilince öyle fizikle ya da hukukla ilgili bir konu olduğunu düşünmeyin. Çekim Yasası doğrudan hayatla ve hayatta istediklerinizi nasıl yaratabileceğinizle ilgilidir. Yaşamın Sırrı filmi, alanında uzman düşünürlerin, psikiyatristlerin ve spiritüel rehberlerin açıklamarıyla çekim yasasını çok iyi bir dille anlatıyor. Çekim Yasası'nın ne olduğu ile ilgili bilgi edinmek istiyorsanız, bu yazının devamınındaki buraya tıklamanızı şiddetle tavsiye ederim. Bu filmi izleyin. Çünkü o hayatınızı değiştirebilir. İyi seyirler...