
Bertolucci ilk yönetmenlik denemesini, 1961 yılında tanıştığı Pier Paolo Pasolini’ye ‘Accatone’ (Dilenci-1962) adlı filmin yönetiminde asistanlık yaparak gerçekleştirdi. Bu işten sonra 22 yaşındaki Bertolucci, yönetmen olmaya karar verdi ve üniversite tahsilini yarım bıraktı. Aynı yıl içinde tamamladığı ilk yapıtı, ‘La Commare Secca’ (Sıska Vaftiz Anası-1962) adlı filminde bir fahişenin öldürülmesi olayını anlatan Bertolucci; bu filmi amatör oyuncularla çekti.
Yönetmen, ikinci filmi ‘Prima Della Rivoluzione’ (Devrimden Önce-1963/64) ile eleştirmenlerin ilgi noktası oldu. Bununla beraber kendi çevresinden kurtulmayı başaramayan, orta sınıf bir gencin öyküsü seyirciler tarafından tutulmadı ve Bertolucci parasal sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Ünlü yönetmen, sinema çalışmalarına bu sebepten ötürü dört yıl ara verdi.
Faşizme karşı 1969-1970 yıllarında çevirdiği iki filmle Bertolucci, İtalyan faşizmini irdelemeye başladı. ‘La Strategia Del Ragno’ (Örümceğin Stratejisi-1969) adlı filmin konusu: Babasına bir faşizm kurbanı olduğunu ve siyasal geçmişinden dolayı öldüğünü düşünerek tapan bir oğul, onun bir hain olduğunu öğrenir. Bertolucci, burada ince ince hesaplanmış bir anlatım yöntemi kullanmıştır. Alberto Moravia’ nın romanından uyarlanan ‘II Confarmista’ (Konformist-1970) adlı filmi ile Bertolucci, kendi ifadesine göre “Faşizmi burjuvazinin bir hastalığı olarak” tarif eder.
Rivayete göre, yüz yıllar önce Çin’de, çok güzel danseden bir cariye için altından yapılmış lotus çiçeği biçiminde bir platform hazırlanmış. Cariye, platformun üzerinde, mücevherler içinde, küçücük ayaklarıyla bir güzel dansetmiş. İzleyenler adeta büyülenmiş. Böylece yeni bir güzellik ölçütü Çinli erkek kafalarında öylece yer edinmiş: Küçük Ayaklar. Mümkünse 7-8 cm.
Rivayet ne kadar gerçek bilinmez ama Çinli kadınların küçücük ayaklara sahip olmak için çektikleri bin yıllık eziyet bir gerçek.
Bir gökcismi ile gözlemci ya da bu gökcismi ile onu aydınlatan güneş arasına başka bir gökcismi girdiğinde, söz konusu cismin, gözlemcinin bulunduğu yere göre geçici olarak gözden kaybolması durumuna “tutulma” denir. Güneş'in aydınlattığı Yer’in gölgesi, uydusu Ay'ın üzerine düştüğünde Ay tutulması, Yer ile Güneş’in arasına giren Ay'ın, Yer üstüne gelen Güneş ışınlarını engelleyerek geçici bir karanlığa uol açması durumunda ise Güneş tutulması meydana gelir.


Son yılların gözde dili Çince her ne kadar öğrenmesi zor olsa da diğer dillere nazaran kurs fiyatlarıda biraz pahalıdır. İnternet diğer kurslara göre ucuz bir kurstur hatta bedavaya bile getirilebilir. İnternette Çince öğrenmek için ingilizce bilmeniz gerekir. Türkiye ile Çin arasındaki ticaret ve ikili ilişkiler her ne kadar gelişse de önceden pek önemsenmediğinden dolayı Türkçe - Çince sözlük yakın zamana kadar yoktu. Mevcut olanlar da yeterli değildir.
İnternetteki Çince öğrenmek için tavsiye edebileceğim benim bizzat kullandığım 2 kaynak var.
Bunlardan biri ChinesePod ChinesePod her gün bir tane ders yüklenir ve siz PDF ve MP3 olarak dersi indirebilirsiniz. Üyelik seviyenize göre değişik hizmetler de sunuyorlar. Paranız çoksa shanghai'dan hocalar arayarak sizinle pratik yapıyorlar. Site paralıdır, önceden denemek için 7 gün ücretsiz kullanabiliyordunuz. Benim gibi öğrenciler her hafta başka maille üye olunca sisteme, sistem kapatıldı :(




Bundan, çok değil 5 yıl önce izlediğimiz Minority Report isimli bilim-kurgu filminde kullanılan merkezi yüz tanıma teknolojisi de güvenlik ürünü olarak kullanılmaya başlandı. Zaten vardı diyebilecekler için, evet kullanılıyordu ama geniş kamusal alanda değil. Ankara 19 Mayıs stadyumunda, TÜBİTAK'ın geliştirdiği GAYE ( Güvenlik Amaçlı Yüz Eşleme) sistemi deneme amaçlı kurulmuş ve başarıya ulaşmıştı. Veritabanına girilen ve tesbit edilmesi gereken yüzler, stadyuma akın eden binlerce kişi arasından başarıyla ayıklanmıştı. Hong Kong'da ki gelişme ise farklı boyutlarda.


"Tarıma elverişli olmayan yamaçlarda erozyonu önlemek için kat kat teraslama yapılır"
Hepimizin şuncacık kafalarının içinde farklı canlanan bu "teraslama" hadisesi, arada şehirlerarası yolculuklar yapanlarımız, teraslamanın gerçekten yapıldığı bölgelerde yaşayanlarımız ve ansiklopedi karıştıranlarımız hariç hepimiz için çok kısa sürede unutulacak, belki de yıllarca tekrar yüzeye çıkmayacak bir gizem unsuru olmuştu.