Okul öncesi dönem çocuklarının ilgisini neler çeker? Hemen aklımıza çizgi filmler, kuklalar, palyaçolar, masallar gelebilir. Hepsinden daha da önemlisi oyuncaklar, çocukların hayatlarında önemli bir yer edinir. Mesela, karakter ve zeka özelliklerinin gelişiminde üzerinde oyuncak önemli bir yere sahiptir. Oyuncaklara olan ilgiyi bu şekilde açıklarsak, güzel bir başlangıç yapmış oluruz.


Emin olun herkes içinde bir parça ' en iyi anne, en iyi baba' iddiasını barındırır. Öyle ki kendinin dünyaya gelmesine bile sebep olan anne babasını beğenmez hale gelir, ' aa! o öyle olmaz annecim/babacım, çocuğa şunu giydirmek gerekir bu havada' ya kadar gider iş...
Tamam, bu kadar iyi ebeveyn olma iddiasını reddetmem, hatta o çok meşakkatli yolda muazzam bir motivasyon aracı olarak bile gördüğüm ollur bu tip idealist yaklaşımları, hani yapmadım desem de yalandır bir taraftan...

2) Obento hazırlanışı sırasında kullanılan birkaç malzeme ise şuradan görülebilir.
Çocukluğumuzun harika dünyaları Masal diyarlarını hatırladınız mı?
Ne dediniz?
ne zaman unutabildik mi?
Haklısınız...
Masal diyarlarınız, keloğlanlarını, masal perilerini, masal cadılarını, dev ejderhaları, iyi kalpli yaşlıları, maharetli hayvanları, sihirli tüyleri, hep iyilerin kazandığı sonları ile masalların tadı hangimizin damağından gitti ki ...

İşte bu masalları unutmayalım isteyen bir site yayınına sesli masallarla güzellik katmış. Haberiniz olsun istedim.
Masal dinleyebileceğiniz, bilgisayarınıza masal müzik dosyalarını indirebileceğiniz, en popüler masalların listesini görebileceğiniz bu sitenin adı MASAL DİYARI
İngiliz yapımı bir çocuk çocuk programı. 0-6 yaş grbuna hitab ediyor. Ancak yayınlandığı dönemde ben 25li yaş grubu olarak izliyordum. Hitab ettiği kitle geniş yani.
Programda dört tane kukla var. Son derece göbekli sevimli yaratıklar. Karınlarında televizyon ekranı. Güneşin içindeki bir bebeğin kıkırdaması ile başlayan program teletubbieslerin insana cinnete sürükleyecek derecedeki tekrarları ile geçer. Amaç tekrar yolu ile çocuklara kavramları anlatmaktır. Bu arada teletubbiesler kusturucu bir şekilde mutlu ve oynaktırlar.
Çocuklar buna bayılırdı. Gözlerini ayırmadan izleyen yeğenlerimin yüzünden ben de izlerdim. Sonra alışkanlık yaptı. Bir teletubbies dansı yapma isteği ne bileyim bir teletubbies pudingi yeme isteğiyle doldu taştı yürek. Kim istemez çiçekli böcekli benim kadar tavşanların koşuşturduğu kırlarda tasasız kaygısız koşup oynamayı. İşte burada tatmin edebiliriz bünyeyi.

Ruhların insanlara şarkılar öğreterek zorluklara karşı direnç ve dayanma gücü verdikleri düşünülür. Dolayısıyla, şarkıların çoğu dualardan oluşur ve dinsel duyguların derinliğini taşır. Bazı şarkıların anlamı ise çok kutsaldır. Saatlerce süren dinsel dualarda hiç yanlış yapmadan ve tek bir hece bile atlamadan şarkı söylemek gerekir.

Peki nasıl oluyorda bir hareket dünyanın heryerinde etki, saygı ve kutlama gibi birçok anlamlara gelebiliyor?
Almanyada bebekleri leylekler getirmiyor, Per Holm Kudsen adlı kişinin 1973 yılında resimli olarak kaleme aldığı kitapta çocuklara bebeklerin nereden geldiği ve nasıl yapıldığı metinler ve resimler desteğiyle anlatılıyor.
4 yasinda bir arkadasim var :] hani su, (cok) ileri zekali cocuklardan. biyolojik yasi 4 ama akil yasi 15+. cocuk bu yasinda boyleyse 5 yil sonrasini dusunmek bile istemiyorum.
s: adi ne?
bora. en buyuk meraki araba. araba, f1, ralli hakkinda herseyi ama herseyi biliyor. sadece markalar degil, butun teknik ozelliklerini siz sorun o soylesin. kolay mi, 5 tane motor, araba vb. dergi aboneligi var. size komik gelebilir ama 4 yasindaki bir cocuktan bunlari duymak korkunc bir sey. ha bu arada bora nin ruyalarini susleyen araba ise: pegeout 206. muhtesem cocuk. ama onun icin uzuluyorum. cunku, diger insanlardan farkli, ustun bir niteliği olduğunun farkina vardiginda kendisini yalniz hissedecek. bir de bu gibi kisilerin genel de 20-25 yil yasadiklarini duymustum.
s: simdi aglayacam.
dur o zaman onunla ilk tanismamizi anlatayim da gulumse biraz.
annesi getirmisti. ama bana zekasindan bahsetmedi. hadi abinle uslu uslu otur dedi ve iceriye gecti.
- gel bakalim kucuk.
- ben kucuk degilim, sen kimsin?
- haluk peki ya sen?
birden haykirdi. bagirmaya basladi. ulan nasi korktum.
- hayir sen haluk degilsin! haluk benim!
- haaaaa, demek senin adin da haluk.
- ben halukum ama sen degilsin.
- ha?????? ama benim de adim haluk, dur sana gostereyim.
ehliyet, ve benzeri kimlikleri cikarip onune koydum.
- yaaa gordun mu? demek ki, ikimiz adasiz.
- adas madas degiliz! ben halukum sen de kimsin biliyo musun?
- ?
- sen de havuc sun havuc!