Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "panasonic lumix dmc fz28"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

çocukluk anıları hakkındaki yazılar:

1980li yıllarda çocuk olan şanslı kesimin heyecanla izlediği bir dizi. Herkes severdi bunu. çocuklar için hazırlanmış gibiydi ama tüm aile izlerdi.

Uzaylı zekiye tipik bir mahalle kızıydı. Ancak şimdi detaylarını tam hatırlamadığım bir (patlama mı, ışın bombası mı, deney mi çıkaramıyorum) nedenle havada çakan şimşek onu garip bir bünye yapmıştı. İşin ilginç kısmı aslında ortada uzaylı filan olmamasıydı. Hatun sadece büyü yapma, zamanı eğip büküp dondurma gibi bir yetenek kazanmıştı.
Kocaman bir kadındı ama onu çocuk gibi gösteren bir kılık kıyafet anlayışı içindeydi. Saçlarını böyle yanlardan bağlayıp havaya doğru kıvırırdı. Saçma sapan bir de makyajı vardı. Yanlış değilsem kalemle yapılmış nokta nokta şeklinde çiller vardı suratında. Çok rezil espriler vardı bu filmde. Zekiye tane tane, yaya yaya konuşurdu. İnsanı gererdi. Aptal ötesi bir kızdı.

162 ahkam var
=(
=(
hani bazı çocuklar olurdu biz küçükken. sadizm eğilimine sahipti bu çocuklar. kedilerin kuyruklarına teneke bağlamaktan, köpeklerin üzerine benzin döküp yakmaktan hoşlanırlardı.
onlardan köşe bucak, ölümden kaçar gibi kaçardık. ama ne kadar kaçarsak kaçalım onlardan, eninde sonunda bizi bulur, hayatı burnumuzdan getirirlerdi.
bir şekilde evimize kadar girmeyi başarır, oynamaya kıyamadığımız oyuncaklarımızı ele geçirir ve onları dikildiklerine pişman ederlerdi.
bize düşen bu katliama seyirci kalmaktı çünkü bilirdik ki itiraz etsek oyuncaklar yerine bizim kolumuzu bacağımızı kırardı o çocuklar. dişimizi sıkar, gözlerimizi kapar ve içimizden 10'a kadar usul usul sayardık. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 9.1, 9.2, 9.3...zaman bir türlü geçmek bilmezdi.
arada bir gözlerimizi açar, açtığımız gibi kapatırdık gördüğümüz manzara karşısında. dilimiz dolanır, kaça kadar saydığımızı unutur, baştan başlardık saymaya.
sonra geldikleri gibi gürültülü bir şekilde giderdi o çocuklar evlerine. yüzlerinde o bilindik katil sırıtışı olurdu.
onlar gider gitmez oyuncaklarımızın başına geçer ve savaştan yeni çıkmış, harap olmuş ve bitap düşmüş oyuncaklarımıza bakar ağlardık. dikilebilir olanları hemen anne hastanesine kaldırırdık ama bazıları için artık çok geçti...
işte biz yas tutmayı böyle öğrendik.
17 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

çok tutulan çocukluk anıları yazıları

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu