Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Sular Seller Gibi Bilgi Yarışması"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

öfke hakkındaki yazılar:

tuttum
0

STRES

Heyecanlı mısınız... İşe fazla odaklanır mısınız... Her şeyin mükemmel olmasını mı istersiniz... Aceleci misiniz... Sık öfkelenir misiniz... Saldırgan mısınız... Hızlı ve coşkulu konuşur, karşınızdakinin sözünü keser misiniz... Cümle aralarında derin derin nefes alır mısınız...Yürüyecek yerde koşar mısınız.. Birkaç işe birden girişir misiniz... Sürekli zamandan şikayetçi misiniz... Sabırsız mısınız... Yardıma gerek duyduğunuzda sormaktan kaçınır mısınız... Başkalarının hayranlığını kazanmak, size saygı duyulmasını ister misiniz... Başkalarını sürekli eleştirir misiniz... Sıklıkla gergin misiniz... Kendinizi geçinilmesi zor bir kişi olarak tanımlar mısınız... Dinlenmeye ayırdığınız zamanda, boş oturduğunuz zamanda suçluluk duyar mısınız... Kendinize çok sorumluluk yükler misiniz...

Sayılanların çoğunluğu sizde varsa, siz streslisiniz.

8 ahkam var

Öfkelenen bir kızgınlık olarak sadece ses ediliyordu. Çünkü cümle vuruşları her zaman böyle yalınlaşamıyordu.
Kim derse desin her şey yalınlaşıyordu kendi içinde.
Bir delilik içindeki deniz kendince aptallaşıyor ve belirginleşiyor.DU.
Geçmiş-ile geleceğiin biribirine karıştığı anlarda, insan neyi anlar diye sorarsan içmızmızlığım....bunları derim.nokta.

0 ahkam var

MASUMİYETİN SUÇU

İskambil destesini elinde rasgele böldü. Her bir parçayı olması gereken yerden ayırdı ve bir diğer yana attı. Devam etti böyle her bir kağıdı bir eşinden ayırmaya. Karıştırdı ağır ağır elindeki desteyi. Böylece her bir kart yerini değiştirdi isteksizce.
Durdu.
Dışarı baktı pencereden.
Yağmur yeni kesilmiş, güneş kendini göstermişti.
Tekrar elindeki kağıtlara döndü ve onları boylu boyunca masaya yaydı. Dikkatle baktı desteye. Sonra elini en kaybolmuş kağıdı ortaya çıkarmak için uzattı…
Ve seçtiği bu kartı açtı. Maça papazıydı karşısındaki. Maça papazı artık desteden ayrılmıştı…

0 ahkam var

(TERÖR KURBANI TÜM ÇOÇUKLAR İÇİN YAZILMIŞTIR,OSETYALI ÇOCUKLAR İLHAM KAYNAĞIDIR)

Büyümüştüm 3 günde
Hiçbir insanın büyüyemiyeceği kadar çabuk büyümüştüm
Korku ile büyümüştüm
Kan ile büyümüştüm
Etrafımda kol gezen ölümle kol kola büyümüştüm
Anne derdin ki "yemeden içmeden büyünmez"
Ben üçgünde yemeden içmeden büyüdüm
Arkadaşlarım kurşun yediler ama büyümediler
Kan olup aktılar kırmızıydılar
Aktıkça küçüldüler anne
Onlar kurşun yedi,onlar kanadı,onlar öldü
Ben büyüdüm anne

98 ahkam var
tuttum
3

lâf

\

‘Lafla adam olunsaydı, en erdemli insanlar politikacılar olurdu.’

dedim. Özel’in olsaydım, mücadele ederdin, sahiplenirdin, benim seni sahiplendiğim gibi. Kızıyorum hem sana hem bana. En çok da, kendime.

Sana kızıyorum sahiplenmediğin için. Kendime kızıyorum, seni sevdiğim, düşündüğüm, aradığım, özlediğim için...

\

Ev bomboş geldiği için. Alışmakta zorlandığım için. 4 ay öncesine dönmeyi isteyip de zorlandığım için. Antidepresan almadan gün geçiremediğim için.

58 ahkam var
Etiketler: , ,

Neden sevgi hep içime tıkanmış bir hıçkırık olsun
Neden sevgiyi değil de, sevgisizliği öğretiyorsunuz?
Neden güveni değil de ,kuşkuyu öğretiyorsunuz?
Neden iyiliği değil de, kötülüğü öğretiyorsunuz?
Neden bütün bunlara karar vermemi engelliyorsunuz?
Tutkularımın, düşüncelerimin, isteklerimin, amaç ve hedeflerimin ne kadarı gerçekten kendime ait, kimin yaşamını yaşıyorum? Hayat benim, ama kontrolü kimde?Önemli olan başkalarının değil benim ne düşündüğüm değil mi?Hayatın büyük bir bölümünü kaçırmış olabilirim belki ama yeniden keyif alamazmıyım?
Hep incinmekten, üzülmekten korkarım.Endişelerim vardır ve bir çok duygumu bastırır üstünü örter, yokmuş gibi davranır onu sonsuza kadar yaşamaktan kaçarım.Başkalarının korkusu, benimde korkum olur.Onların sınırı beni de sınırlar.
Büyüdükçe umutlarımı, güvenimi, masumiyetimi, kendimi kaybetmekten korkuyorum.Yarın düşlerimde yatmıyor mu oysa.Düşlerimi kaybetmeden, çaldırmadan yaşamak bu kadar mı zor.Çevremde bir çok düş katili varken, gücümü elimden almaya çalışırlarken elimdeki mumlar ne kadar aydınlık sağlayabilir?
Bazen büyüdüğüme pişman oluyorum.Neden büyüdüm ki? Çocukken sahip olduğum yetenekleri kaybediyorum zamanla.Keşke hep çocuk kalsaydım, ya da hayata çocuk yüreği ile bakmayı başarabilseydim.O zaman kin tutmazdım, herşeyi hatasız yapma takıntılarım olmazdı, içimde kötü duygular barındırmazdım.
Yenik düşüyor herşey zamana
Biz büyüdük ve kirlendi dünya

7 ahkam var
Etiketler: , ,

Gidişinin üzerinden aylar geçti.Senin hayatından ne sevdalar geçti kimbilir.Ben kalbimin yaralarını sarmaya çalışırken sen kalbine kaç aşk daha sığdırdın.
Sözüm vardı,ardında sonuna kadar durduğum''Bu gidiş bütün gidişlerden farklı olacak,hasreti içimizi zehir gibi yakacak bilirim...Haritanın bir ucunda sen bir ucunda ben,bekledik bekleyeceğiz''
Gözyaşları,feryatlar,uzaklıklar,araya giren zaman ve hasret acısı.Daha gidişini bile kabullenememiştim ki,omuzumu sıvazlayıp'Allah kavuştursun'diyenlere teşekkür bile edememiştim ki...Ta ki seni üniformalarla görene kadar.3 ay 5ay 7 ay 14 ay, gece nöbetleri, iştimalar, gidip gelmeler, ayrı yerlerde aynı hislerle yaşatıığımız sevgimiz.
Ve her gidişin bir dönüşü...Merhaba aşk,merhaba sevdam..
O kapıdan içeri girdiğin anda yaşadığım heyecan ve gözlerimde daha fazla hapsedemediğim yaşlar.Dualarımız kabul olmuştu.Yaşanan onca acıya rağmen verilen emek ve bütün zorluklara karşı yıkılmayan aşk kulağıma şunları fısıldadı^^Bir daha ayrılık yok, bir daha gitmeler yok.Senin hakkını nasıl öderim ben^^
Yaşadığımız en büyük ayrılık buydu.Ve farklı iklimlerde zoru başarmıştık.
Sonra senin yasakların hayatıma taştan duvarlar ördü.Güvensizlik mi diye düşündüm gecelerce.Olamazdı.Hayatımın tek odak noktasıydın ve hayatım zaten senin avuçlarındaydı.
Çelişkili sözlerinle boy gösterdi ayrılık.Kalbindeki tek aşkın ben olduğuma öyle inandırmıştın ki beni bir anlık yanılgın beni gerçekle yüzleştirdi.İhanet beni de vurdu hemde en güvendiğimden, can damarımdan.
Sonrası hep pişmalıklar.Açılmayan telefonlar,karşılıksız bırakılan mesajlar,gözyaşları içinde kıvranışlar...Sonrası hep hüsran.Telafisi mümkün olmayan hatalar.Hayatımdan ellerini çekmeni söylediğimde ki haykırışların ve içimde büyüyen öfkem.
''Senin hakkını nasıl öderim'' diye bana sorduğunda kullanmadığım cevap hakkımı şimdi kullanıyorum;
Sen senin için yapılanları çiğneyecek kadar nankörsen bende sana hakkımı helal etmeyecek kadar acımasızım.Sana hakkımı asla helal etmiyorum...

12 ahkam var

Yaşananlara bakınca öfkem artıyor yetim kalanlara mı yoksa 20 yaşına gelip alkolun etkisi ile tepkisinin bedelini çekenler mi ? Tüm polisleri töhmet altın da bırakmak istemiyorum ama....

1 ahkam var

Şükrü Saracoğlu’ndaki maçın 66.66’ncı dakikası idi saate baktığımda. Tuttuğum takımın yenilmekte olduğunun verdiği hüzün ile bünyeme ancak litre ölçüsü ile hesaplanabilecek miktarda yüklediğim alkolün tesirinde iken, külliyatını nerede ise hatim ettiğim inan6666’nın ayaktopundan bahis açmadığı aklıma geldi. Biraz kışkırtsam acaba kalem oynatır mı falan diye düşünürken, 25. Saat filminde Monty namlı torbacı pirinin ayna karşında yaptığı epik konuşması vasıtası ile kendisine bir güzelleme yazayım diye kafamda tasavvur etmeye başladım. Adamımız Montgomery Brogan, çocukluğunun geçtiği sefil Bronx’da sokaklarda top peşinde koşarken her türlü pisliğe basmayı tecrübe ettiğinden, parlak zekasına hürmeten aldıkları kolejde zengin bebelerine tombala çektirmeye başlayınca kapının dışına koyulmuş, narkotik kariyerin sağladığı $$$ istifinden ziyadesi ile zevk alıp, kendi kendisine ev, araba, çıtır Porto Rikolu manita tevdiatı yapmak yolunu tutmuştur. Yaşadığı bu zevk-i sefa dolu hayatın tadını çıkartırken daha çok $$$ istif etme hırsı ile tüm Hollywood filmlerindeki serseri bünyelerin en büyük hatasını yaparak, son ve büyük bir iş patlatıp piyasadan çekilmek kararı aldığından tüm servetini evdeki deri koltuğun içine güzelce zula ettiği sandığı bir gün, lacivert üstüne sarı yazılı yağmurluklarından her Türk evladının görür görmez tanıyacağı DEA departmanından ajanlar ansızın kapısını çalarak metazori misafir olmuşlar, zulayı anında açık ederek Monty’nin yekün sermayesine ve bilhassa geleceğine ipotek koymuşlardır.

0 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu