

Big Bang’e duyduğum merak zaten hat safhada iken CERN deneyi ile daha da arttı. Tabi bu olayın sırlarına erişmek için ya zamanda yolculuk yapmak gerekiyor ya da ilahi bir kuvvete erişmek gerekiyor. Peki ya zamanda yolculuk mümkün olabilir mi? Teoride mümkün mü? Mümkün olsa ortaya çıkabilecek durumlar neler olabilir?

Bilim dünyası zamanda yolculuk konusuna biraz temkinli yaklaşıyor. Ama yolculuğun mümkünlüğünü hiç de reddetmiyor ve bunun için sorular soruyor. Konuyla ilgili soruları ciddi şekilde ilk yanıtlayan pek de garip olmayan şekilde Einstein’ın Görecelik Teoremi. Einstein bu teoreminde hiçbir cismin ışık hızını geçemeyeceğini ve bu sebeple zamanda yolculuğun mümkün olmadığını belirtiyor. Bu noktada ‘ışık hızı’ önemli bir yer tutar.
ISLOMANIA – 2- Kim “Kaçmak” İster?
Konu ile ilgili ilk yazıda tanımlarla uğraştık daha ziyade. Şimdi madem islomanyak olma durumu tıp kitaplarına girmemiş ruhsal bir arıza, öyleyse önce tanımı hatırlayalım:” Islomanyaklar adalarda karşı konulmaz bir çekicilik bulan ve adalarda dogmasalar bile, buralara ellerinde de olmaksizin katma deger ekleyen insanlardır." Cunku islomanyaklar aslında kendi kafalarındaki cenneti yaratmaktadırlar...” Sonra da kim bu manyaklar ona bakalım…
Ne güzel köyler var yemyeşil, etraf bereket fışkırıyor. Fışkırıyor fışkırmasına da bizimkiler hiç heveslenmiyorlar oralara. Varsa yoksa kara kuru adalar.
Çünkü ada “dışarıdan” ayrıktır, anakaradan – gerçek dünyadan- kopmuştur. Dışarısı kalabalık, karmaşık ve kaotiktir. Halbuki adanın her anlamda sınırları bellidir. Yüzölçümü, nüfusu, ilişkileri,….Acele edenler dışarıdan bir sebeple geçici olarak gelenlerdir. Adada yaşayan aceleye gerek duymaz. Zaman boldur ve çok yavaş ilerler. İslomanyaklar, bilerek ya da içgüdüsel olarak adalara koşarlar. Çünkü yapmak istedikleri vardır ve dışarıda ideallerini gerçekleştirmeleri zordur; ya güçleri yetmez “dışarısı” ile uğraşmaya, ya vakitleri yoktur. Adalarda ideallerini daha kolay gerçekleştireceklerini düşünürler. Ve bu doğrudur ! Çünkü ada sanki dışarısı ile boğuşmaya gücü yetmeyenler ve idealleri olanlar için yaratılmıştır. Ya da şöyle de denilebilir: Güçlerinin çoğunu ideallerine kanalize etmek isteyenler için…Konusu adalarda geçen romanları, onların kahramanlarını düşünün: A.Huxley’in “Ada”’sı, L.Durrell’in “Reflections on a Marine Venus” (ki Durrell’in bir heykeli kavga kıyamet geçenlerde Korfu adasına dikilmiştir), Thomas More –Utopya, William Golding ve niceleri. Don Kişot’u hatırlayın: Sancho Pansa’nın efendisinden en büyük beklentisi hizmetlerinin karşılığı olarak ona bir gün bir ada bağışlaması değil miydi?
Madem ruhsal bir arıza bu islomania, elbet tedavisi de vardır. Tembellik etmek veya idealleri gerçekleştirmeye çalışmak değil tabi. Onlar olsa olsa sebepleri olabilir.
İlacı ise neredeyse bütün adalarda bol bulunan birşeydir: Şarap!
Şu sitede dünya çapında satılık özel adalar var. Burada da en ucuzu var. Yaklaşık 2000 m2 ve 50 000$. Kafayı adalara bozmuş bir arkadaş da gelin canlar toplanıp ada alıp orada yaşayalım diyor. Bunun spam için e-mail toplamak amaçlı bir site olmadığını belirtmek için de sadece isim soyadınızı ziyaretçi defterine yazın, yeteri kadar kişi olursak bu konunun finansman çalışmalarını yapacağım, kesinlikle e-mail ve özel bilgi yazmayın demiş.
Ben kredi ile ev alma hayali yerine filipinlerde ada hayali kurmayı yeğlerim.