Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "En kötü bildiri nasıl yazılır?"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

ışık hakkındaki yazılar:

\

ateş böceklerinin yaydığı ışık bilimin çözmeye çalıştığı bir şeydir, zira ateş böcekleri ışık saçar ama ısınmazlar, bu yüzden bu ışık soğuk ışık olarak adlandırılır, eğer bilim bunu çözebilirse, üretilen bir ampul şimdi yaptığı gibi veriminin %90 ve üzeri kısmını ısıya dönüştürmeyip, daha verimli ışık üretecek, yüksek enerji tasarrufu sağlanacak.
ateş böceğine, yıldız böceğiyle yıldız kurdu da denir ve kınkanatlar takımına dahil olurlar. saçtıkları ışık genellikle eş bulma amaçlıdır ve burada yanıp sönme ritimlerinin eşten gelen tepkiyi anlama konusunda önemi vardır, tabi bi de işin savunma kısmı var ve bu savunmanın etki etmedi hayvanlar da; örneğin bazı kurbağalar, bunlar işi abartıp o kadar çok ateş böceği yerler ki, sonun da kendileri de yanar dönerli olur, ışık saçarlar, işin esprisi bir yana ateş böcekleri çoğu böcek yiyene cazip gelmez, çünkü tadları acıdır ve bu ışığın düşmanlarına bu acılığı hatırlattığı yönünde düşünceler vardır.

7 ahkam var
\

Ağır sidik kokusunu artık hissetmiyorum. Hatta nasıl olduğunu bile unuttum. Buraya geleli kaç saat oldu bilmiyorum. Karanlığın koynuna kafamı uzatmış bekliyorum.

Şu şafak bir sökse de görebilsem nerde olduğumu. İniltiler duyuyorum dört bir yandan gelen. İnsan türü böyle sesler çıkarabilir mi? Ama onlar insan. Buna eminim. Çünkü gelirken biri seslenmişti; “Ölüm nerdesin?”

Soğuk koridora tavandan su damlıyor olmalı. Şıp, şıp, şıp… Beynimi kemiriyor bu sesler. Dam akıyor be! Lağım mı? Hareket edemiyorum. O kadar karanlık ki… Hemen yanımda büyük bir çukur olabilir ya da zehirli bir yılan. Yerimden kıpırdayamam. Yılan mı? Gülüyorum… Onlar güneşli tarlalarda fare peşindedirler. Ne işleri var bu lanet yerde.

9 ahkam var
Etiketler: , , ,

Sincaplar ışık tutuyor yoluma
Gece parlayan yıldızlar var yukarıda
Orman kalabalık ve şen şakrak her zamanki gibi
Flüt ve gitar sesi kahkahalar arasında
Sincaplar ışık tutuyor yoluma
Baykuşlar selam veriyor
Yılanlar dans ediyorlar, kaplanlar gurur saçıyor.
Ellerim boşluk tadında
Gözlerim her yeri görüyor.
Sincaplar zıplayarak
Gülerek ve konuşarak
Mumlarını damlatmamaya devam ediyorlar
Işık tutarlarken yoluma,
Takip ediyorum onları
Peşlerindeyim
Bana çikolatadan yaptıkları evi gösterene kadar

2 ahkam var

O gün uyandıgı aNda hısseTmişTi

DiLinde mi?
Yoksa damağında mı?
Eskiden cok begendiği bır tat vaRdı
Hayallerle terk etmiştı mutfağı
BulasıkLarı yıkarken
KıRdıgı baRdagın ardından gozLeRiNin takıLdıgı
Sobanın ısıgını sızdırdıgı aralıktan duvara yansıyan ısıkta
Kaybolmus bır gokyüZü we
Omrunun eski bir yerinde asılı kalmış mutlu bir anındaN
Kendısıne sesleNen genclıgı
Yamalı bır sevısme duruyor bellegınde ne anlatabıldiği
Nede ayrıntılarını hatırladıgı
Tek bildiği bır AraLık sabahıydı
AvuçLarının icerisinde tanrının büTün berekeTi diRiLiyordu aŞŞağılarda bır yerlerde
Sonsuz bır kıpırtı wardı ıslak bır ağız ve küçük dokunuşLarla belli belirsiz ürpertiLeR.
Butun gerçekliğini hareKeTLendireN
Tanrıya ulaşmak gibi
Mutluluk veren.
DiLiNde soylenebılecek en güzel siir duruyordu
HiSSeTTiReN…
Ve dudaklarıyLa…
Ve yanan sobanın ateşi Vuruyordu küçük aralıktan duvaRa
Ve donmalıydı zaman…
Sonsuz biR huzur kapLamışTı geceyi aylarca sürsün gibiydi o anki gelecek hesapLari
Kırık kovanın kosesiNden damlıyor halının uzerıne cıglıklar
Sızıntılar var hala geçmişinde
OlmuŞ muydu?
Dokunmalı mıydı?
Olmalı mıydı?
Yoksa hep olsun muydu?
SıcakLığı duruyordu hala biR yerleriNde
Az önce yediği yemek tadıydı
Acıkırken vücudunun gösterdiği tepkiNin aynı
YenideN harekeTLenmişTi erkekliği ve sonu gelmiyordu.
DiLinde eSkiden kalma bir tat vaRdı
Durmadan haykırıyordu gökyüZüne
Sanki tekrar en güzel ezgiYi yakaLamak iSter giBi
Ve donuk bir tat vardı
İçerlerde bir yerlerde sonsuz kıpırtılar vardı…

4 ahkam var
\

Bir üstada sormuştum (kulakların çınlasın) “bir kitap olsaydım acaba neler yazardı”
Cevabı net ve özdü;
“Eğer yarım bırakacaksanız hiç başlamayın”

Nasıl biriyim acaba insanların hayatlarında diye oturup hiç kafa yormamıştım.Bu Bomboş günün ardından aklıma geldi ve sordum kendime, NEYİM?
Her kafasına koyduğunu yapan ama fedakarlıklarla da varolup ideallerinden bile üstün tutabilen karmaşık bir canlı türü.Düğümlü olan hissettiklerimdi,sözcüklerde çözülüyordu.
Kimlerin öykülerini aldım sayfalarıma bilmeden acaba, ne kadarı okudu, ne kadarı sevdi “vazgeçilmez” kıldı, ne kadarı cesaret etti okumaya, ne kadarı tozlu bir rafta tuttu ve sayfalarımın ucunu kıvırdı “belki bir gün”ler için. Bilindi mi ki her kıvrılan sayfa kenarı tarafımdan konmuş sessiz bir nokta ile son buluyordu hep. Ne okur biliyordu ne bir başkası. Ne seyirci biliyordu ne de oyuncu.

11 ahkam var
\

bu kavanoz içerisinde güneş ışığını hapsediyor. gündüz boyunca biriktirdiği güneş ışığı gece size aydınlatma olarak geri dönüyor. buradan ayrıntılara ulaşabilir, isterseniz 19,99€ karşılığında satın alabilirsiniz.
4 ahkam var

Bir deniz feneri olmak....

\

\

Tek başına da olsa denizin ortasında, dalgalar yıpratsa da bedenini, o sever denizini de dalgalarını da,
\

Gecenin karanlığı korkutmaz, ışık tutar, ışığıyla sana yorgunluğunu unutturur, yolunu gösterir,
\

Anlatır sana nerdesin, nerden gelir, nereye gidersin,
\

O'nu gördüğün anda rahatlarsın, yolunu bulursun,
\

Bir gemici masalı dinlemek istersin belki o anda, nasıl bu kadar güçlüdür, nasıl dayanabilmiştir dalgaların olanca darbesine,
\

Belki hep deniz feneridir, belki sonradan bir anda oluvermiştir, ama her durumda anlarsın ki onun ışığı hep vardır,
\

Yapayalnız da olsa, bilir ki her uzun yanlızlığın sonu bir kavuşmadır, gelecektir mutlaka gemisiyle gemicisi,
\

Bakar hep uzaklara, bakar hep, bir ses bekler, uzaklardan, bir gemi düdüğü bekler,
\

Karanlık çöker yine, gelmez beklediği gemi, yine ışığını tutar, yine bekler
\

Hayran kalırsın...
\

Tek dileğin o fenerin denizin kıyılarında, istediği yerde bulunmasıdır ve bakılmaktan hiç yorulmayan denizine kıyılarından hep bakmasıdır...
\

162 ahkam var

Ben seni mi sevdim..Senin gözlerinle mi baktım dünyaya.. Kocaman bir yalanı seninle mi yaşadım?
Kendini, sevginle seni yücelten insanın hücrelerine böldüğü haliyle tanıyamazsın… Bir sürü sen var; üzgün, kırgın, mutsuz… Hangisisin?
İnsan doğduğunda ağladı diye "gözyaşı" hep hayatın bir parçası gibi gösterildi. Oysa hayatındaki nice cevherlerle beraber sevgini sunduğun insan senin "aydınlık" yönünü görmeyi tercih etmedi başka "ışıklı yollar" ararken… Önce içine dönüp yüreğini "karartan" hüzünlerden kurtul, senden önemli "hiç kimse" ve "hiçbir şey" olmadığını ispatlayacağım sana… Neden önemli ve vazgeçilmez olduğuna dair sebepler say, sana sayısız nedenler sıralayacağım… Düşün ve umut et… Sen MÜHİMSİN!

34 ahkam var
1 2 3 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu