(Tayland'dan Romanya'ya kadar 18 ülkenin listelendiği işgalci ülkeler sıralamasında Türkiye'nin adını görmediğim için birkez daha sevindim.)
Evanjelikler, Irak’ta görev alan askerlerinin şehvet tuzağına düşmemesi için seferber oldu. İncil çalışma gruplarında bir araya gelen Amerikalı askerler, düşmanın yanı sıra kendi şehvet ve arzularıyla başetmeyi öğreniyorlar. Askerler için en büyük tahrik unsurunun ise sayıları giderek artan kadın askerler olduğu söyleniyor.
IRAK’ta görev yapan Amerikalı askerlerin bazıları, İncil çalışma gruplarında yer alarak, düşmanın yanı sıra kendi şehvet ve arzularıyla da savaşıyorlar.
Yüzbaşı Vic Norris, bu durumu, kafasının içindeki her "kötü" düşüncenin, Hz. İsa ve ABD’deki eşiyle arasındaki ilişkileri baltaladığına inanıyor.
Kaynıyor yurdumun dört bir tarafı...var bi huzursuzluk var bi gerginlik her an hissediyorum bunu...okulumun bölücü gençleri daha bir bölücü, daha bir asi ellerindeki bildirileri dağıtırken bile...haykırıyorlar hep bir ağızdan "önce Amerika sonra da Türkiye...Irak'taki kardeşlerimizi biiremiyceksiniz...kahrolsun emperyalizm...". Haberlerde tonton bıyıklı bir amca çıkıyor...Sınıra yığılan İran ve Türk askerleri yığıldıkları yerde kalacaklar, Irak'a karşı hiç bir devletin sınır ötesi operasyon yapmaya hakkı yok diyor...7 yaşındaki kardeşim bile gülüyor bu sözlere..."orası artık Irak değil ki, Amerika bi kerem" diye gülümsüyor ve alay ediyor...ne diyosun sen Talabani amca, hangi Irak...Hangi operasyon...Elin Amerikası geldi çoluğunuzu çocuğunuzu öldürdü katletti, sesiniz çıkamadı, amerikalı liderlerle birlik mesajları verdiniz ağzı salyalı habercilere ve timsah gözyaşları döktünüz sokaktaki vatandaş önünüzü kesip çocuğuna karısına yas tutarken...merhametli Türk askerinden mi korkuyosun bunca acı dolu sahneden sonra bile...bırakın artık bırakın bari İyi niyetli taraflar olaya el atsın bırakın artık daha fazla destek olmayın emperyalist şerefsizlere...bırakın artık "kürdistan kürdistan biji kürdistan" diye haykırmayı görmüyomusunuz kendi toprağınızdan oldunuz...bırakın artık Türkiyemin yakasını, alın pkk lılarınızı defolun gidin amerikanın şefkatli kucağına...Kardeş olan Türk le Kürdü düşman yaptılar birbirine ve gözyumdunuz buna...yazıklar olsun
36 Saniyelik bir videoda Irak'ta Yaşamak ...
Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer,
Sonra bu kuş,bu bahçe,bu nur.
Diyarların anasıydı Bağdat.Oradaki kuş,bahçe ve nur hayat ışığıydı oranın insanına.Sonra işgaller,yağmalar,savaşlar,dikta yılları yüzyıllarca kovaladı Irak insanını.Başka kıtaya geçildi:
Ve gönül Tanrısına der ki:
--Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm yeter ki
Gün eksilmesin penceremden.
Her şeye rağmen yaşamak güzeldi,kolay vazgeçemez insan ki her seferinde lanet ettiği hayatından.Hakkıydı Hakka tapan Iraklının yaşam.
Çocuktum bir zamanlar;
Kartlar topladım oyunum oldu,
Bilyeler yuvarladım mutluluğum oldu,
Başımı yardım en büyük acım oldu.
Ben çocukken;
Uygar barbarların sofrasında ailem meze oldu
Evim siperim, vücudum silahım.
Yıllarca kanla beslendim,
Acıyla yıkandım
Mermiler çınlattıkça ortalığı
Acizliğim kalbimi parçaladı.
"Kimsiniz, ne istiyorsunuz? Niye?
Niye vatanım oyuncağınız?"
Diyemedim, soramadım
Bağırdılar korktum, ateş ettiler ölmedim
Boyun eğmedim dünyanın suyunu sıkanlara
Öksüz yüreğimdeki kinle büyüdüm
Vatanımı içenlerin kabusu oldum
Vücudum tank oldu üstümdeki bombaya
Ölümüm uyarı olsun kanım zehir
Sessiz çığlığım inlersin bu dünyada.
"İntihar eden sizce terörist midir?"
Yurdumu savunmanın coşkunluğuyla yanıp tutuşsam da
Ben bir çocuğum bombaların ortasında.
Amerikalı bir siyasetçi Bağdat resmi olarak İstanbul'u yutturmaya çalışınca neler oldu?
Acısıyla tatlısıyla bir savaş daha geride kaldı.
TV'lerden izlediğimiz, Hürriyet'ten takip ettiğimiz kadarıyla, gayet temiz, hızlı ve efektif bi savaş oldu; Ortadoğu'ya kısmi de olsa bi ferahlık geldi. Ne diyelim, darısı Suriye'nin, İran'ın, Lübnan'ın, Suudiler'in falan başına.
Türkiye de bu savaş vesilesiyle ne kadar sağlam ve kararlı bi ülke olduğunu cümle aleme bi kez daha kanıtladı. Göğsümüz kabardı; bayrağımız balkonlarda dalgalandı.
Şaka bi yana bu savaşın en acı tarafı, Irak'taki müze ve kütüphanelerde bulunan eserlerin, parçaların yağmalanması-yakılması oldu. Bu tabii insanların falan ölmesinden daha acı ve korkunç bişey. Çocuk doğur(t)ursun ama bu yananları geri getiremezsin.
Vakti zamanında bu dokümanlardan özellikle Osmanlı-Türk kültürü ve tarihiyle ilgili olanlarının kopyasını almayan idarecilere lanet olsun. Umarım mezarları kaybolur, çocuklarının ihanetine uğrarlar. Umarım kötü bi rüya görerek ölürler ve zamanın sonuna kadar bu rüyanın içinde kalırlar.
Bugunlerde Turkiyeye cok ilgi var nedense. Israil
Genelkurmay baskani Moshe Yalon Turk GK Bs. H. Ozkoku ziyaret ediyor, CIA heyeti Ankarada, Tayyib Erdogan ABD elcisi ile Irak sorunu gorusuyor, babasi CIA ajani gibi calisan Kurt agasi Barzani Ankarada, zamaninda Sovyet kuklasi Talabani de Ankarada. Gazetelerde Irak ile ciddi bir yazi ve elestiri yok.
Cok ilginc gelismeler bunlar. Orta doguda Iraga karsi dunyayi umursamiyan BM bile ciddiye almiyan ABD yonetimi ve en kustah ve bilgisiz Cumhurbaskani Bush, buyuk bir savasa hazirlaniyor. Turkiyede uslerin kullanilmasi ve hatta asker ve Irak esirlerinin depolanmasi icin izin ariyor. Elimde Amerikan Dis Isleri bakanliginin yayinladigi Turkiye uzerine bir kitap var, benim ve bizim halkin bilmedigi ABD nin kullanilimina acik ustler var. Bu ikili antlasmalari halka ve meclise danismadan imzalayan Adnan Menderes idi. Amerikan ajanslari ve yetkilileri televizyonda, Turkiye bizim tarafimiza katildi diye bildiriyorlar. Bizim AKP hukumeti daha karar vermedik filan diye naz yapiyorlar gerdan kiviriyorlar. Amerikan basininda ve sivil toplum kuruluslarinda Bush a ciddi elestiriler var, Amerikan halki Bush bizi yeterince ikna edemedi (yuzde ellibes) ilk once terrorizme onem vermeli, Irak harbi terrorizmi artiracak diye aciklamalar ve tartismalar yapiliyor. Amerikan basini ve yonetim arasinda her zaman ciddi ayrimlar ve tartismalar olmustur, sorumzus ve tutarsiz kucuk bir renkli basin gurubu disinda Amerikan basini cok ciddidir ve arastirmaci gelenegi, halkin cikarlarini savunma ilkesi cok eskidir. Vietnam harbini ilk once destekleyen ve sonra savas ortasinda yerinde gercekleri gorup en acik ve carpici sekilde karsi cikan Valter Cronkite bakin ne diyor " gazetecinin gorevi buyuk hukumeti ve buyuk isverenleri suphe ile izlemek gercekleri halka aktarmak zorundadir." benzeri yazarlarin karsi cikmasi ve Amerikan halkinin desteklememesi sonucunda Vietnam harbi bitmistir. Almanya ve Ingilterenin butcesinden buyuk butcesi olan Standart Oil tekeli nasil bir kac gazeteci tarafindan dize getirilmis ve tekel dagitilmis yeni anti tekel kanunlari cikmistir. Bu gazetecilere " Mudracker" yani camur temizleyen denmistir, son gunlerde uc dort gazetecilik okulu ogrencisi Illinois de on uc idam mahkumunu DNA testi imkanini saglayarak serbest biraktirmistir. En onemli basari ise iki gazetecinin ortaya cikardigi Watergate olayidir, kuvvetli Cumhurbaskani Nixon istifa etmek zorunda kalmistir. Basinda en onemli en gizli kuruluslar olan CIA, FBI, National Security Administration ve benzerleri en agir sekilde elestirilmekte ve denetimden gecmektedir, demokraside asil olan budur zaten. Hatta hukumetin en gizli belgeleri halkin baskisi ile, hatta kisilere mahkeme karari ile aciklanmak zorundadir. Bizdeki ABD isbirlikcileri yardakcilari usaklari belli bir sene sonra halka aciklanacaktir, asker sivil satilmislarin listesini ABD kaynaklarindan okuyabilirsiniz. Silideki askeri junta ve yardakcilari aciklanmistir.