Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "Bir zippo kaç farklı şekilde yakılabilir?"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

ırkçılık hakkındaki yazılar:

sadece ön sayfa yazıları gösteriliyor, tümünü görmek için tıklayın
tuttum
36

Dokunulmazlar & Dalitler

Dokunulmazlar diyince aklınıza şunlar gelebilir:
Ya Untouchables filmi ya dokunulmazlığın arkasına sığınan milletvekilleri ya da az da olsa Hindistan’da ki kast sistemi.

\

Dünyaya gelen her altı Hintliden biri, doğduğu andan itibaren mundar damgası yiyerek kast sisteminin altında ezilmeye ve bu şekilde yaşamaya mahkum oluyor. Bu kişiler, Dokunulmazlar.

25 ahkam var
tuttum
36

insanat bahçeleri

Tuareg kabilesinin sergilendiği bir gösteriye ait kartpostal
Tuareg kabilesinin sergilendiği bir gösteriye ait kartpostal

Sömürgecilik ve insan teşhiri

İnsanat bahçeleri isimlerinden de anlaşılacağı üzere insanların teşhir edildiği gösteri yerleri. Bu yerlerde teşhir edilen insanlar genellikle farklı etnik gruplardan yada yapısal olarak normlara uymayan kişilerden oluşuyor. Avrupalıların bu ilginçliklerle ilk defa karşılaşmalarının ve zihinsel olarak bu insanları aslında tam olarak insan saymamalarının müsebbibi olarak sömürgecilik insan teşhirciliğinin temelini oluşturuyor. Kristof Kolomb ve taifesinin yeni dünyada buldukları yerlileri Avrupa’ya getirip insanlara göstermeleriyle insanat bahçeleri tarih sahnesinde ilk defa vücut bulmuş oluyor. İnsanın kendinden farklı olana, ucube addettiğine olan vahşi merakı; günümüze kadar bu utanç verici mirasın taşınmasına yardımcı olmuş. İlk defa bu tarz gösterileri gerçekleştirenlerin bu insansı yaratıkların sergilenmesini herhangi bir Avrupalı insanın sergilenmesiyle aynı kefeye koymadıkları aşikar. Amerika’daki İspanyol yağmasına temel teşkil eden buralardaki yerlilerin bir ruha sahip olmadıkları iddiası, sonraları Sosyal Darwinizm ve Bilimsel Irkçılık tarafından sahiplenilmiş bu insanların ilkelliğine kanaat getirilerek ileriye götürülmüş. Sonuçta insanların teşhir edilmesi hayat tarzları arasındaki hiyerarşiye olan inanç ve kültürel farklılığa yönelen bir merakın eseri olarak halen yürürlükte.

0 ahkam var
tuttum
23

racaille nam-ı diğer caille-ra

Hafif'in eski müdavimlerinden, Paris'ten ziyaretime gelen Mösyö Labyrinth'in, Beyoğlu'nda sürterken "rakay" gibi olduk demesi üzerine biraz ondan bilgiler aldım biraz da araştırdım. Racaille kavramı Fransa'da banliyölerde yaşayan, eğitim, sağlık ve iş gibi sosyal haklardan sınırlı olarak yararlanabilen bu nedenle suça eğilimi yüksek gruba Sarkozy tarafından yakıştırılmış tanımlamadır.

racaille'lar ve en sağda sarkozy
racaille'lar ve en sağda sarkozy
Kendileri: banliyölerdeki arabalar yakılmaya başladığında bu sosyal tepkinin tamamen suç odaklı bir girişim olduğunu iddia etmiştir. Racaille olarak adlandırılan bu grubun (aslında fare gibi bir anlamı var ama Türkçe'ye çapulcu olarak çevirmek daha doğru) büyük çoğunluğunun Kuzey Afrikalı ve diğer Fransız sömürgelerinden gelenler olduğunu hatırlamakta fayda var.

4 ahkam var
tuttum
7

İki hayat, bir hikaye...

1970’lerin sonları, 80’lerin başları, Güney Afrika Cumhuriyeti, Apartheid günleri… Irkçı beyaz yönetim, her totaliter rejimde olduğu gibi kendi fikrinden olmayan, kendi söylemi dışında fikir beyan edenleri sistem araçlarını kullanarak en basit tabiriyle yaşayamaz hale getiriyor. Tabii ilk başta eleştirel ironinin tavan yaptığı Pink Floyd’un “The Trial”’ında “Bleeding hearths and Artists” denilen sanatçı türleri, sistemi şarkılarıyla eleştiriyor ve ırkçılığa kitlelere en rahat ulaşabildikleri araç olan müzikleriyle karşı çıkıyorlar. İşte o yıllarda, Güney Afrikalı bir beyaz olan Roger Lucey ırkçılık karşıtı şarkılar yapıyor, hatta utanmadan bu şarkılardan oluşan albüm filan da çıkarıyor. Üstüne albüm bir de fena halde satmasın mı? Satıyor… Sistem de çileden çıkıyor tabii… Sen suya sabuna dokunmadan şarkı yapacağına utanmadan ırkçılık kötü bir şeydir dersen, sistemin işkenceyle öldürdüğü siyahlardan bahsedersen, sistemin eli de armut toplamaz tabii… Tez araçlarından birini devreye sokuyor sistem; Bu işleri iyi beceren bir polisi Paul Erasmus’u, Roger Lucey ile uğraşmaya, yıldırmaya görevlendiriyor…

4 ahkam var
tuttum
23

Sosyal grupların ve ayrımcılığın kökeni

Jane Elliott, Iowa'lı bir ilkokul öğretmeni. 1970 yılında, dış görünümünden dolayı nedensiz yere ayrımcılığa uğramanın nasıl bir şey olduğunu öğrencilerine gösterebilmek için sıradışı bir yöntem kullanmış.

Öğrencilerini mavi ve kahverengi gözlüler olarak iki gruba ayırmış. Mavi gözlülerin diğerlerinden daha zeki ve üstün olduğunu, kahverengi gözlülerin onlarla aynı yerde oynamamaları gerektiğini, çünkü kahverengi gözlülerin yeterince iyi olmadıklarını söylemiş. Kahverengi gözlülere, kahverengi gözlü olduklarını belli edecek işaretler taktırmış. Kısa bir süre içinde iki grubun da içinde bulundukları durumu benimsediğini farketmiş. Mavi gözlüler küçük birer nazi gibi davranırken, kahverengi gözlüler öğretmene ve mavi gözlülere karşı nefret hisleriyle dolmaya başlamışlar.

8 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu