Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Microsoft'tan Kısa Video Yarışması"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

şaşkınlık hakkındaki yazılar:

“Nasıl yaptım bunu ?”..Bugünlerde en şaşırdığımın kendim olmasının ses bulmuş sorusu bu. Herhalde kendine şaşmak bütün diğer aleme şaşmaktan çok daha şiddetli bir şaşkınlık...

“ Nasıl yaptım ben bunu?” Öylesine bendendi oysa o. Ben gibi bir deniz çocuğuydu ; hani küçüklükten ağlamasına aldırış edilmeden suyun içine bırakılıverilen kıyı çocuklarından..Egeydi onun da suları. Kıyılı olanın başka olduğuna kendini bir güzel inandırmıştı ve iddiası Posedion‘un kızı olduğumdu. Tavrından tenine dek başkadır denir ya o çocuklar. Öyle işte...

0 ahkam var
\
Depresyon denen durumun (ki olmasına müsaade ettiğiniz sürece var olan şey) ilaçlarla hizaya geldiğini ben şahsen hiç düşünmedim.

Birçok çeşidi olan bu durumun (hastalığın bile demeye dilim varmıyor) yegane çözümünün kişinin düşünce gücü ile var olacağına inanırım. Kişi, beynine gönderdiği emirler ve telkinler sonucu ruh halini belirler bana göre...

99 ahkam var

Pantolan deniyorum mağzanın birinde. Düşük bel, siyah, dar paça.

Giydim ama muallakta kaldım, tezgahtara sormak istedim.

E, tabii, yanımda kardeşim, arkadaşım yok, ya alacapım ya almayacağım. Oldu mu olmaz mı mevzusu kolay değil. Velhasıl, şöyle bir dönüverdim, görüşünü almak için elemanın; tabii bu arada belimin alt tarafında boylu boyunca uzanan bronz tenim açıkta kalarak- üzerimdeki bluzde kısaydı- dövmem açıkta kaldı.

9 ahkam var
bu durumun bilimsel bi radı olmalı :)
bu durumun bilimsel bir adı olmalı :)
bir göz doktorunun, anatomiyle ilgili olup cevabı göz olan bir soruya, "kulak" diyerek yanıt vermesiyle,kendi kendime sormuş olduğum bu sorunun cevabını da almış olduğumu düşünürdüm.
esasında, göz doktorunun verdiği kulak cevabı bu sorunun doğuş sebebiydi ya, neyse :)
ama yanılmışım! en haketmeyeni bulduğuma inanıyorum. şöyleki,soru şu;
George W. BUSH'un ön adı nedir?
verilen cevap, çekilen sıkıntı, kullanılan jokerler ve düşülen durum, kare kare burada :)
1 ahkam var

Bir gökdelenin 101.katından etrafı seyrediyorum.Pencere yaklaşıyorum,herşeyin olağan yüksekliğini yitirmesi,şaşkınlık veriyor.oysa diğer taraftan baktığınızda,dünya üzerinize kurulmuş gibi hissedersiniz.midemdekiler ağzıma kadar geliyor,yutkunuyorum.tanrı yutkunmazdı diye düşünüyorum Böyle bir yerde,kim olduğunuzu unutursunuz.yinede pencereden aşağı baktığınız da,en çok görmek istediğiniz diğerleridir..insanlar birbirinin kıçlarına yapışmış,sürünen hamam böcekleri gibi şuursuz hareket halindeler.insanlar şehrin her bir köşesine yerleştirilen,işaretler,renkler,lambalar ve oklar dahilinde ilerliyorlar.tanrı onları nasıl yönlendireceğini çok iyi biliyor.insanları seyretmek canımı sıkıyor.bu sırada,bir
kaplumbağa,bir anne,mavi gözlü bir çocuk,bir sarhoş,bir papaz,birkatil,bir dilenci olsaydım yinede burda olan ben olurmuydum diye düşünmeden edemiyorum. yanlış sorular sorduğumun farkındayım.olan bunca yanlış varken
olasılıklar üzerine düşünmek saçma. tüm bu olanların bir nedeni olmalı?Günlerdir bir gökdelenin 101.katındayım.çalar saat sesleriyle uyanıyorum.şehirdeki bütün çalar saatlerin bölesine yüksek ses çıkartabileceğime inanasım gelmiyor.insanlarım uyanıyor.dişlerini fırçalamaya ve güzel kokmaya ,sıçmaktan daha fazla zaman ayırmaları ilginç geliyor şimdi bana.aceleyle sıçıyorlar ve sıçtıklarını saklıyorlar birbirlerinden.öle yabancılar ki kendilerine. insanlar koşuyorlar,kaçıyorlar mı ne?gökdelenler büyüdükçe
eziliyorlar şehrin betondan ağırlığı altında.çalar saat ve makine sesleri dinliyorlar,ağlayan bebelerini değil,ötüşen kuşları değil,sevişme selerini değil,baht değil,beni değil,seni de
değil,makine seleri dinliyorlar ve çalar saate verdikleri tepki oluyor uyanışları.ve doğal olduğunu sanıyorlar çalar saatle uyanmanın.insanlar savaşıyor.insanlar öleceğini unutuyor.ve insanlar ölüyor.öleceklerini unutmaları gerekiyor. Yükseldikçe güç buluyorum,insanlar küçülüyorlar,başlarını kaldırıp gücümü seyrediyorlar,yorgun yüzleri,acıyla gülümsüyor..ben kahkahalara boğuluyorum.

14 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu