Ulan Şam şekeri namlı dubaracı Ankara kopili,
Ortaya balgam atıp bana nağme yapma. Bu alemde bana afi kesecek adam daha anasından doğmadı.
Duydum ki; biraderim Tahsin kuyruğu titretmiş, bu puluçluğu fayrap etme bozukluğunu gösterdiğin yetmedi, bir de bizim vardakosta’ya yeşillenip ilaveten üstünden geçmişsin.
Şimdi beni iyi dinle; kuyruğu pullu kanadı kınalı mutfak kedisi .15 güne değil 3 güne kalmaz yanındayım. Kuyruğunun yağını şaşlık, kanadını ızgara, ciğerini de kavurma yapıp anzarotuma meze etmezsem bana da Cibalili kerkenez Ali demesinler.
Bakalım kaçacak delik bulabilecek misin? Kuyruğunu kıstır ve imamın kayığına yatmayı bekle kanatlı peşmelbe.
İmza: Kerkenez
Ulan kerkenez, şerbeti katmerlenmiş şam babası bednam, bizi ispitleyip yaptığın bu orostopolluğu Gelidonya’yada gitsen dilinle değil dıbırınla ve de ekenenle ödeyeceğini bilmez misin?
Aynasızlarla işbirliği yapan kerkeslere verdiğin pasaparolayla bizi ketenpereye getirip ocağımıza incir ağacı diktiğin yetmezmiş gibi hakkımıza düşen oskiyide aşıramento ettin.
Biraderin olacak kuyruksürengillerden kayarto Tahsin’in defterini dürdük.
Senin uçuşçu gaco marabu’nunda otobüsü artık bize çalışmakta.
Sana burdan çehren sesleniyorum kayarto; bizimle yaptığın aksatanın raconunu 15 gün içinde yerine getirmediğin taktirde yediğin kaparozu tato’da tenkiye yoluyla çıkartacaksın.
Kitaksi’ye düşmek istemiyorsan şimdi otu anzarota meze edip son kere düşün; kokoroz ama diri kalmak mi, kıranta vaziyette tahtalı köy mü? Eski ortagin Kanatlı Kedi nam-ı diğer şam şekeri
İlime katkıları bakımından dünyada; Türk, Müslüman ve Doğu medeniyetine ait birçok şahsiyetin bulunmasına rağmen, batılı medeniyetler bu kişilerden istifade ederken biz sadece izlemekle yetindik. Yaşadığımız devirde birçok ilmî konuda katkılar sağlayan bu insanlar hakkında da birazcık bilgimiz olsun istedim. Çok detaylı olmasa da bu metni okuyan birkaç kişinin merak edip araştırması, az da olsa bilgi sahibi olması, bir kazançtır.

Ortaçağda, bir yanda dogmatik düzenle insanlık adına buhranlı bir devir geçiren Avrupa varken, bir yanda da; matematik, coğrafya, fizik, astroloji, geometri, kimya, maden ve daha birçok alanda çalışmalara imza atıp kendini geliştiren bir medeniyet vardı. Ne yazık ki zamanla bu yolda geri kaldı… Bilim dünyasına bir şeyler kazandırmış
Roma,
İskenderiye,
Atina vs. gibi merkezlerin yanı sıra Buhara,
Şam,
Semerkant,
Konya,
Bağdat ve
Bursa gibi ilim merkezlerinin payını unutmamalıyız...
Yakın olduğumuz medeniyetin insanlarını yine o kadar uzak olduğumuz garp (batı); bilip, öğretip uygulamakta. Yakınımızdaki birçok kaynağı kullanma konusunda neden bir Avrupalı kadar yetkin olamadık? Bugün Avrupa’daki en ünlü fakültelerde, üniversitelerde, ilim yuvalarında adını bile bilmediğimiz birçok bilimcinin eserleri, araştırmacılar tarafından kendi dillerine çevrilip okutulmaktayken biz çoğunun ismini bile bilmemekteyiz...
israil devleti, amerikayı önce suriyeye ardından irana saldırtamayınca iş başa düştü deyip daha önce boşalttığı yerleri askerinin kaçırılması bahanesiyle tekrar işgal etti. ardından lübnana girdi. şu saatlerde beyrutu bombalamaya devam ediyor. tabii işin lübnanla sınırlı kalmayacağı belli. önce bütün şartları zorlayarak şama girmeyi planlıyorlar. sonra bir oldu bitti ile amerikayı ve bölge ülkelerini de olayın göbeğine çekip iran ile harbe girmeyi. becerip beceremeyeceklerini zaman gösterecek. yalnız israile şunu söylemek istiyorum. buradaki destekçilerin her türlü şart altında, hatta katliam yapsan bile seni destekleyecektir. o bakımdan rahat ol. istediğin gibi cinayet işle. nasıl olsa destekçilerin seni koruyup kollayacak.