çanakkale boğazını zehirli denizanaları istila etti. haftalardır denize giremiyoruz. bu denizanaları mavi ve zehirli bir sıvı salgılıyorlar. dokunduklarında o salgıları yüzünden cildiniz kızarıp şişiyor ve sonra şiddetli bir şekilde yanmaya başlıyor. bir ara yok olmuşlardı fakat yine çıktılar ortaya. birde kahverengileri var onlar öldürücü, ne mutlu ki onlardan yok burada. aklınızda olsun mavi veya kahverengi denizanalarından uzak durun. beyazları zararsız bilirsiniz küçükken top yapar oynardık onlarla. sanırım gelenler bizden onların intikamını alıyor.
Aslında Karadeniz'de veya başka herhangi bir denizde kıyılarda sıkça rastlar hatta elimize alır incelerdik.Oysa Ege ve Akdeniz kıyılarında zehirli deniz analarına rastlandığını geçenlerde bir arkadaşımdan duydum.Hatta ayağına sürülmüş ayağı mosmor olmuştu.Eşi de eliyle ovalamış acı daha çok yayılmış,eşinin eline bile aynı acı geçmiş.Ben de araştırdım gerçekten Akdeniz ve Ege denizinde bu zehirli deniz analarına rastlamak mümkünmüş.

Eskiden şamyel vardı.( Biz öyle derdik) En babası da traktör şamyeliydi. Babamlar arabanın bagajında taşıyıp Demirciköy'e gelip de denize girdiğimizde tek sıra halinde oturttururlardı bizi üzerine. Herkese de yer vardı.
Bir otobüs dolusu insan giderdik.Haşlanmış yumurta ve patatesli börek yapması hep anneme düşerdi. Gelin görün ki o yumurtanın soğumuş ve katılaşmış sarısını yemesi de bana düşerdi. İstersen yeme, annem aç kalmış somali tarzanı olduğum için tıkardı ağzıma.Bir an nefesim kesilir, yüzüm kızarır nihayet yutardım.