SERİ KATİL ÇİFTLER- 2
Karla Homolka- Paul Bernardo
Hastalıklı bir çift diye işte ben bu ikiliye derim. Sex düşkünü bir katil ve onun kölesi olup bırakmamak adına her şeyi göze alan bir ruh hastası. Sado mazonun anlam bulduğu bir çift; sadist bir koca ve mazoşist karısı.

4 nisan 1970 doğumlu Karla Homolka Kanada’da yaşayan hoş bir genç kız iken 1987’de bir iş gezisinde Paul Bernardo ile tanışmış ve ona ilk görüşte aşık olmuştu. Paul Bernardo son derece yakışıklı, gelecek vaat eden bir gençti. Karla’yı hafta sonları evinde ziyaret ediyordu bütün aile - ebeveynler ve Karla’nın kız kardeşleri Tammy ve Lori- Paul’e bayılıyordu. 1990’da Paul Karla’ya evlenme teklif etti ve kısa bir süre sonra yaşanacak trajediden habersiz olarak düğün hazırlıklarına başlandı.
Bu arada Karla Paul’e geri dönülmez bir şekilde bağlanmıştı. Paul Karla’ya hükmediyordu. Ona anlam katanın kendisi olduğunu, koşulsuz hizmet etmesi gerektiğini, sex konusunda sınırları olmaması gerektiğini, çirkin, şişman, başarısız olduğunu söylüyor ve Karla bunların tümünü kabul ediyordu. Artık Paul Karla’dan her istediğini alabilirdi. Bu istekler ne kadar akıl almaz olursa olsun.
Paul, Karla ile tanıştığında bakire olmamasının bir suç olduğunu ve Karla’nın bunu telafi etmesi için kız kardeşi Tammy’nin bekaretini istediğini söylüyordu. Karla çalıştığı veteriner kliniğinden aşırdığı ilaçla Tammy’i uyuşturdu. Önce Paul kıza tecavüz etti, sonra da Karla’ya kız kardeşine oral sex yapması, onunla sevişiyor gibi görüntüler vermesi için talimatlar verdi. Karla tümünü yerine getirdi. Her şey kameraya alındı. Tammy olay sonrası kusmaya başladı ve tıbbi ekip gelene kadar öldü.

Yaklaşık bir yıl sonra Karla Paul’ü evde bir kızla buldu. Paul kıza tecavüz etmek için Karla’dan yardım istedi Karla kabul etti. Leslie Mahaffy tecavüz, taciz ve şiddete maruz kaldıktan sonra boğularak öldürüldü.
Son zamanlarda Teoman hakkında çıkan haberlerde en çok kullanılan fotoğraf karesi, güzel bir direk vuruşla gözünü patlattığı dayak yiyen magazin muhabiri. İnsan merak etmeden duramıyor, bir insanın hayatı ne kadar ünlü olursa olsun bu kadar kurcalamaya açık mı olmalı, ayrıca bu ne kadar ahlaki? Teoman'ın şiddet gösterisini her ne kadar uygun görmesem de bir şeylerin son damlası olması münasebetiyle yeterince uyarıcı bir gözdağı. Aynı tepkiyi gösteren yabancı ünlüler de var ayrıca... Onlara ne demeli?
"Hakikat, ortada bir hakikat bulunmadığını gizlemeye çalıştığından simulakrların hakikatı gizleme şansı yoktur. Simulakr hakikat demektir."
Baudrillard simulakr kavramını felsefeye kazandırdığında porno üzerinden gitmiş ve gerçekliğin taklidinin bir süre sonra gerçekliğin yerini aldığını ve gerçeğinden daha gerçek hale dönüştüğünü belirtmişti. Porno oyuncuları cinsel ilişkiyi taklit etmiyor, cinsel ilişkiye giriyor. Ama gösterilen şey aslında cinsel ilişkinin bir taklidi,aynı zamanda kendisi. İzleyici izlediği şeyin hem aslında bir taklit hem de gerçek olduğunu bilmekte. Kitaptan bir alıntıyla durumu biraz daha aydınlatabiliriz:

O gün korkuyla girmiştim sınıfa. Kızamık yüzünden bir haftadır okula gelmemiştim çünkü. Öğretmene ne diyecektim şimdi? İnanır mı bana? Ya döverse? İçeri girdim ve üç arkadaşla paylaştığımız sırama oturup o anı beklemeye koyuldum.
Bereket tanrısı diye falluslar diken
atalarımızla gurur duyuyoruz!
Biz öyle nesillerin torunlarıyız ki,
öyle adetlerin koruyucusuyuz ki;
çocuklarımızı da böylece kendimize benzetiyoruz.
Daha erkek çocuklarımız küçükken;
"Pipini göster bakalım amcana yavrum!"
diye alıştırırız.
Ki, o da bize benzeyip
cinsel faşizmi temel yaşam felsefesi edinsin.
Erkek çocuklarımız sünnet olduklarında da
törenler düzenleriz ki;
"kutsal erkeklik çağına" geçişini kutlayalım.
Neden kız çocuklarımıza
"Teyzene cicilerini göster bakiim!.." demeyiz?
Neden kız çocuklarımızın ilk aybaşı hali için
kutlama düzenlemeyiz?
Şööyle davullu zurnalı, heee?
