Çağdaş Azerbaycan yazarlarının ortak buluşma mekanı olan www.bizimki.org artık Türkce yayınlanmağa başladı. Hatırlatalım ki, sanal alemde ilk kez çağdaş Azerbaycan edebiyat yazarlarını Türkce okuma şansınız var. Derginin amacı Azerbaycan-Türkiye edebi ilişkilerine küçücük de olsa birer katkı niyetindedir. Dergiye www.tr.bizimki.org adresinden girerek "Bizimki" genc e-dergisinin Türkce bolümünü okuyarak yorumlarınızı ekleye bilirsiniz. Derginin sloganı her şey Azerbaycan-Türkiye edebi ilişkilerin gelişmesi için...
Uzaktan bir araba geliyor
Saklanmam gerek
O seste neydi
Elini tuttuğum Mahmut yere düşerken
Anne niye ağlıyorsun
Amcam , Mahmut cennete uçtu dedi
Baba neresi cennet
Orda ekmek var mıdır dede
Ya güzel oyuncaklar
Elbiseleri temiz midir?
Baba neresi cennet
Orda da askerler var mıdır?
Hani bizim sokakta dolaşan
Geceleri aydınlık mıdır cennet
Anne Mahmut mutlu mudur cennette
Anne niye ağlıyorsun
Bende gitmek istiyorum
Mahmut'u görmek lazım
Niye sokağa salmıyorsun
(Bu şiir adını bilmediğim Irağın herhangi bir sokağında ölen nice Mahmut'a ithaf olunmuştur…)
Hayatın en güzel damarı
Senin yanın birtanem
Birtanem
akıp giderken
mücevheri insanda bulmak özel tadı
her şeyini verirsin ya birden
yok olup gideceğini
düşünmeden
hiçbir zaman
doyasıya
özümsemek istersin onu
işte öyle bir duygu yaşam
yaşamayı yaşamak isterken
tutunmak bir dala
ve kırılmasından korkarak


Canım varlığımdan sıkılmış
Burnundan püskürürken solukları
Başka bir alemde olmak isterken şimdi
Oysa şimdi buralarda
Başka diyarların adamı gibi
Oturmak bu kara koltuğa
Ve kollarımın arasına çiçekler tutuşturulmuş
Bir düşde gece yarısı kalmış gibi
Ay daha düşmeden gözlerimin içine
Tüm umutlar umutsuzluklar
Kol kola gezinirken aslında ben
Hiç buralarda değilim
Ya da olan ben değil
İçimde ki gelişmeleri
sana duyursam
adını vermediğin
isimler koyardın
ansızım gelip yanına otursam
daha dile dökülememiş
mısralar okurdun
mısra olurdun
bir kuşun yamacına konardın
öperdin
içimde dudakların
dışımda hiçbir şey
şimdi sana yazıyorum
sen
en güzel şiirimsin
Yalnızlığına dayanılmaz
İzleri
Bastığım parmak uçları
Korktuğum kelimelerim
Kaçtığım her şey
Koca bir duvar
Sonsuz boşluk
Yalnızlığın ayak izleri bu saatler
Ben ne zaman göğe baksam
Bir kırlangıç söküp alınır içimden
Ne zaman yağmur yağsa
Bir düş parçalanır içimde
Ben ne zaman küssem birine
Ölür bir kız çocuğu
Sen ne zaman
Öpsen beni
İçime bir okyanus girer
Deryalara bulanırım
Söyleyemem
(derya’ya)

Sen bilmesen de
İçimde ki seni
Beynimde çırpınan
Bir şeyler var
Belki
Bir kuş kanadı
Nasıl dışarı çıkar ki
Peki ya
Nasıl girmiş oraya
Bilmiyorum
Seni gidi hain
Hiç bana haber vermedin ki
(derya'ya)
Vitrine süs eşyası mı
Öyle koysunlar
Eriten o dudaklar
Öyle kalmalı mı tavanda
Yaşlanır
Biter
Yaşlanmadan gel
Tadında bakayım
Hatta
Tadına bakmakla kalmayayım
Gel tadım
Ol
Bırakma tavan aralarında
(derya’ya)
Neler
Düşünüyorum
Belki
Onların içinde düş kuruyorum
Benim içimde
Ben bile bilinçsiz
Ama sen
Sen var ya sen
Bütün suç
Sen de demek geliyor içimden
Ve
kaçıp
sıyrılmak işin içinden
(derya’ya)