Heyecanlı mısınız... İşe fazla odaklanır mısınız... Her şeyin mükemmel olmasını mı istersiniz... Aceleci misiniz... Sık öfkelenir misiniz... Saldırgan mısınız... Hızlı ve coşkulu konuşur, karşınızdakinin sözünü keser misiniz... Cümle aralarında derin derin nefes alır mısınız...Yürüyecek yerde koşar mısınız.. Birkaç işe birden girişir misiniz... Sürekli zamandan şikayetçi misiniz... Sabırsız mısınız... Yardıma gerek duyduğunuzda sormaktan kaçınır mısınız... Başkalarının hayranlığını kazanmak, size saygı duyulmasını ister misiniz... Başkalarını sürekli eleştirir misiniz... Sıklıkla gergin misiniz... Kendinizi geçinilmesi zor bir kişi olarak tanımlar mısınız... Dinlenmeye ayırdığınız zamanda, boş oturduğunuz zamanda suçluluk duyar mısınız... Kendinize çok sorumluluk yükler misiniz...
Sayılanların çoğunluğu sizde varsa, siz streslisiniz.
Bu güne kadar hakkında bu tür bişi yazacağım aklımın ucuna bile gelmeyen DOSTLUK!!!
Evet yazmayı aklımdan geçirmediğim ama aslında aklımdan ve hayatımdan asla çıkarmadığım …
Fakat şimdi yazıyorum..Neden mi? Çünkü ilk kez buna gerek duyuyorum..Çünkü İlk kez bir dostumu tehdit etmek zorunda kaldım bensiz kalmakla..Ve ilk kez bi dostum bunu bile anlayamadı…Ne kadar ciddi olduğumu ve daha da ötesi sebebini bile ..
Pazarlama şeklinden, nefis kahve çekirdeklerine, müşteri memnuniyetine ve daha pek çok başlık altında "Starbucks" hakkında iyi ya da kötü pek çok yazı bulabilirsiniz.İşin garibi hergün kahvesini buradan içenlerin de, daha bir kez gidenlerin de, hatta daha adımını atmamış olanların da Starbucks hakkında söyleyecek bir çift sözleri bulunmakta.İnternette en çok rastladığım yazılar ise yurtdışında ve Türkiye'deki farklılıkları konusunda.Fakat bu farklılıklar ile ilgili yorum yapan herkesin de yurtdışına çıkıp üstüne bir de oradaki kahve kültürünü hatta çeşitlerini ne kadar gözlemleyebildikleri konusunda kuşkularım var.Tabi ki bu konuya sadece Starbucks'ı değil diğer büyük kahve zincirlerini de dahil etmek gerekiyor, fakat ben bile diğerlerinden kahve almaktan pek haz almadığım için onları dahil etme gereği duymuyorum.