Bir umutla doluyor içim bazen
Sonra ansızın hüzün fethediyor bütün topraklarını ruhumun
Bitmeyen yalnızlık savaşçıları geliyor ardından
Her yeri fütürsuzca yıkıyor ve yakıyorlar
Yaşayakalmak için yapıyorlar tüm bunları biliyorum…
Kalan son sevgi damlası da buharlaşıp gidiyor sonradan
Umutsuzluğun ateşkesi sarıyor dört bir yanı
Ağlamaklı oluyor tüm anılarım yüreğimde…
Unutulmaya yüz tutuyorlar
Aşka dair ne varsa soykırıma uğruyor kesin bir kararla gönlümde
Küçük mutluluklarım bir yerlere saklanıyorlar
Dev mutsuzluklardan korkup kaçıp
Onlar birer kara delik her şeyi yutuyor içimde ne varsa
İyi , kötü, güzel ve çirkin…
Ölüler ve yeni doğanlar aynı yere kapatılıyor bu savaşta
Küçük isyanlar çıkarıyor serzeniş yanlısı duygular
Neden diye soruyorlar bu talan ne uğruna? …

solgun bir mabet yolunda
vurdular beynimden beni
dizüstü çöküp kaldım
ensemde; sevdamın ağırlığı,
yalnızlığım,
ve umut kokan sözler,
yarınlar adına dudaklardan süzülen.
sürüldüm…
karanlık bir perde arkasındaydı
infazım.
simsiyahtı, evet simsiyahtı!
aysız, yıldızsız geceler gibi
kanım.
yosunlu taşlar bildi adımı viranelerde.
çocuklar bilmedi,
kızlar bilmedi,
destanım okunmadı
kış günü odalarda.
ve hiçbir ağıt yakılmadı bana
hiçbir söz söylenmedi ardımdan;
"simsiyah" diyebildiler yalnız
simsiyahtı kan.
Yıllar sonra bir gün rastlarsan bana
Bakma ağaran saçlarıma ufukta, renk
değiştiren gözlerime ve yıllar sonra bir gün
rastlarsam sana, evinin balkonun da yanın da bebeğine
bak yavrum feleğin lanet ettiği insanlardan biri de bu de
serseriy di de ayyaş tı de ama sakın ha ! sevme di deme...!
Oda senin gibi tüm sevenlerden nefret etmesin.
İstikbalim için attığım altıncı adımı beşinci adımdan gelecek kuvvete ve kudrete lanet olsun. Paramıdır insanların miktarı ve nazarı, her yerde kurulmuş bir orospu pazarı, biz de olduk bu alemin okur ve yazarı ....
Sosyete kim biz kim BeLALIM...