Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Juno"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

aşk hakkındaki yazılar:

Kadın ve erkeğin taban tabana zıt ama bir o kadar birbrini tamamlama özelliği mükemmel varlıklar oldukları kesin. Birlikte yapmak zorunda kaldıkları birşeyler olduğunda ciddi krizler yaşanması da doğal bu bağlamda.
efendim, malumunuz evlenmeye çalışıyoruz şu aralar. evet "çalışıyoruz" diyorum çünkü cidden zorlu ve insanı çileden çıkartabilecek bir süreçmiş, yeni anlıyorum. Her neyse...Dediğim gibi debelenmekteyken biz, zaman zaman içimden "puff olmanın" da ötesinde, kafama kırmızı bir huni takıp, tabak çevirmeye başlamak ve soluğu "bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde" almak geliyor! hem de nasıl geliyor anlatamam!
Olay aslında çok basit. iki insan beraber yaşamaya ve yaşlanmaya kalkışıyor ve usulen yapmaları gereken bir imza atıp devletten sevişmek için izin ve onay almak. Kişiler aslında çok net: "biz beraber yaşamak istiyoruz. seviyoruz birbirimizi, beraber iyi vakit geçiriyoruz. hayat zor falan eyvallah ama beraber daha kolay kalkarız sıkıntıların altından dedik, karar verdik. e bize müsaade lütfen..."
talep bu...ancaaaak! O kadar yalın olamazsın arkadaşım, diyor herkes bir anda. Ne o öyle, atalım imzayı, bitti gitti işte, hadi geçmiş olsun ayakları? yemezler! Daha bunun gelenek görenekleri var, otu boku püsürü var, "aaa olmaz çok ayıp, bunu yapmak gerek"leri var, prosedürü var, edebi adabı var!
İlk şoku nişan dönemi yaşıyorsun. Çiçekle bile fotoğraf çektirmek zorunda kalınca mesela! O nedir bana biri açıklasın lütfen ya!
Sonra başlıyor ev kurma fırtınası...El Nino yemin ederim! Her kafadan bir ses çıkıyor. "Koltuğu bu tarafa koyarsanız daha iyi çünkü yemek takımı şurada olmalı." - "Aaaa, buraya bardaklar konmaz. Tabakları getir bakayım." - "Şu ara çok boş kızım. Br halı lazım buraya." - "büfesiz ev olur mu canım? nereye koyacaksın yemek takımını?"...vb
Sevdiğin insanlar bunlar. Anneler babalar...Kalplerini kırmaya değer mi? "tamam" diyorsun hepsine...
Asıl bomba kadın-erkek farklılığından patlıyor. Kadın can hıraş debelenirken - nikah şekeri, davetiye, eksiklerin alınması, davetli listesinin oluşturulup haber verilmesi, taleplerin dinlenilmesi, gerekenin yapılması- konularında, erkek gayet rahat, "Aşkım halledilir sıkma canını" diyerek otururken kızılca kıyametin kopması işten bile değil!
Salona koltuk takımı alınacak...Kadın gergin çünkü arızalı olduğu bir konu gündemde: fazla maliyeti olmasın ama iyi de birşey olsun...Adam mantıklı: biraz maliyetli olabilir ama sonuçta bu yıllarca kullanılacak, değmez mi?
tam 7 saat gezilir mobilyacılar. kadın ağlamak üzeredir, adam ise kadının paniğine gülmekte...
Zaman daralmaktadır. Faturalar birikir, gelir giderin yanında "mini boy" kalmakta ve ezilmektedir...Kadın gerildikçe gerilir çünkü bir yandan da işe gitmek zorundadır. Nereye ait olduğunu bilemez, daralır. Bir evi vardır bir uzak şehirde ve o evde yaşayamamaktadır. Birkaç evi vardır bulunduğu şehirde ve o evlerde misafirdir. İçi sıkıldıkça arar adamı, onu daraltır....
An gelir kendinden nefret eder bu arızaları yüzünden ama engelleyemez çünkü o sakinleşmeye çalıştıkça telefonu sürekli çalmakta ve bilumum aile bireyi bir soru sormakta ya da birşeyler hatırlatmaktadır:

70 ahkam var
Etiketler: , , ,

“Sevgili” bu sözü düşündüğüm zaman önceleri aklımda kutsal saydığımız değerler ,( evlilik ,yüzük) , derin anlamlar oluşuyordu.Ama şimdi günümüz Sevgilisini düşündüğüm zaman bu derin anlamlar maalesef yerini yitiriyor ve aklımda tek düze ,basit,edep,ahlak kurallarını hiçe sayan utanmanın olmadığı,günlük,haftalık...ilişkiler, çıkar amaçlı, gönül eğlendirmek,vakit geçirmek oluşuyor. Herkes her şeyi uluorta yapabiliyor artık.Bide günümüzde kendi arasında yüzük takmak moda olmuş.Hemen 2 gün içinde çıkmaya başlayanlar yüzük takıyorlar.Her şey yerinde zamanında güzel bence.Eğer karşındaki kişinin gerçekten evleneceğin insan olduğuna inanıyorsan , onun sevgisine tam anlamıyla güveniyorsan bir lafım yok yüzük takanlara.Ama çevremde şahit olduğum bir kişiyle çıkıyor onunla yüzük takıyor 2 gün sonra ayrılıp başka biriyle de çıkıyor onunla da yüzük takıyor.Bu böyle devam ediyor. Bu kutsal saydığımız değerler bu kadar basit mi bir yüzüğü çıkarıp diğerini takmak…

57 ahkam var
Etiketler: , ,

Senden sonra da sarhoş oldum ben
Hem de defalarca ..
Ama senİnleyken ki gibi değil
Hiçbirşey seninle olduğu gibi değil yaa.
İçmek,gülmek, uyumak ve uyanmak.
Her ne kadar hayal olsalar da …

Şimdi her şey daha gerçekçi …Tam da istediğin gibi ….
Sarhoş olduğumda bile ….
Okuduklarım,yazdıklarım,söylediklerim,söyleyemediklerim hatta,,,
Her şeyi ama her şeyi ifade edebilirim artık rakamlarla..
Aşkı bile ..

Sevinmelimiyim şimdi ben buna ? gurur mu duymalıyım kendimle?
Sen gurur duy , bunu bile yaptırabildiysen bana…

9 ahkam var
tuttum
9

Ziller

bells
bells

Aşkın köpekliği mi olurmuş? Oluyor. Aksini iddia edenlerin alnını karışlasın lütfen, diğerleri!

Peki köpeklikse, (evet öyle oluyor) ne oluyor? Beyninde ziller çalmaya başlıyor. Pavlov'un yaptığı da birşey mi canım? Aşk adamı hasta ediyor. Beynin kamaşıyor. Beynin sana oyunlar oynuyor. Bütün hormonların sana karşı birleşip seninle adeta alay ediyor. Bu arada ziller durmadan çalıyor. Bunun birkaç sene sürdüğünü iddia edenler var hatta! Zilsiz bir yaşam düşünemiyoruz sonra...

21 ahkam var
Etiketler: , , , , ,

Keşke sevebilseydin sen de beni …
Benim gibi..

Duyabilseydin bu haykırışımı keşke,
Gözlerine baktığımda hissettiklerimi, sesini duyduğumda içimdeki o ürpertiyi
Hep yanımda olmanı istememi, hasretimi, özlemimi
İçimdekileri, aklımdakileri, her şeyi ama herşeyi
Keşke bilebilseydin …..

Keşke sen de kulak kesilsen her benim adım geçtiğinde ..
Bi kitapta ,bir dost dilinde ya da cümlede..
Keşke sen de her şeyi benimle yapmak istesen ,,keşke!
Sinemaya gitmeyi , bilardo oynamayı,futbol izlemeyi bile..
Kahkahalarla gülsek keşke, hıçkırarak ağlasak gerekirse…
Haber izlesek birlikte, gazete okusak
Yürüsek öylesine….
Sen de bana anlatmak istesen her başına geleni,
Hasta anneni , zor işini,taksi şoförünü,hatta eski sevgilini..
Bekleseydin keşke sen de benim gibi geleceğin günleri ,saatleri..

18 ahkam var

Karala ismimin üzerini gönül defterinde
sil kokumu evin duvarlarından
çıkar at ruhumu yatağından
ne yaparsan yap
istersen bu evi defalarca yak. yinede atamassın hayalimi,hiç bir zaman yakamassın senin için tatlı bir esinti olan saçımın bir telini.
üzülür ağlarsın belki .
belki de terkedersin bu şehri.
ne yaparsan yap silemezsin benim sendeki izlerimi.

0 ahkam var
Etiketler: , , , ,
\
AŞK__ SA, NE RENKTİR?...

Şimdi size aşktan bahsedeceğim... Gidip de dönmeyenden, arkasına bakmadan yürüyenden, güneşe sırtını dönüp aya yüz sürenden, ne gidebilen, ne kalabilenden, yaşanmış ve yaşanılamamış sevdalardan, sevda deyip de geçilmeyenden söz edeceğim... Belki dokunmadan yüreğinize, gözlerinizden süzülüverecek ahlar, belki bir parça olup akıp gidecek birkaç dakikası yaşamın içinde, var olacak belki yoksulluğunuz... Belki belli belirsiz bir gülümseme yerleşecek dudaklarınıza... Eğer başlayışla bitiş arasındaki o çizgiyi yaşamışsanız, ‘tabii varsa?’ diyeceksiniz... Neredeyse?..

0 ahkam var
papatya çiçek çiçekler ve bir böcek çiçeğin üstünde bana onu anlat tell me about daisy or a insect on the a flower

Herhangi bir bozkırda biten papatyaları ya da mavi dalgaların üstünde özgürlüğe kanat çırpan martıları anlatışında bulabilirim bahsetmekten hoşlandığın güzelliğini. Hatta uğur böceğine dileklerini sunarken keşfedebilirim en gizli duygularını.

Ama lütfen bana kendini anlatma. Özel biri olduğunu anlattığın o uzun konuşmaların sırasında kanında kibir budalalığı zehrini görüp dehşete düşüyorum. Üstelik bazen sana acıyorken buluyorum kendimi.

22 ahkam var
Etiketler: , ,

derin bir sessizlik..ayrılığın arkasından takındığı maskesi hala yüzündeydi,aptal bir tebessüm.kimseye anlatamamıştı,sadece ayrıldık demekle yetiniyordu.eskisinden daha fazla gülüyor,daha çok şarkı söylüyor,boş şeylere kahkaha atıyordu.unutmuştu sözde.gidenin arkasından bakılmazdı.hele üzülüp ağlamak yaraşmazdı terkedilene.başka tenlere umursamadan dokunuyordu,herkes öyle bilmeliydi.ama her kokuda onu arıyordu.hani giderken daha bir ağır gelen parfümünü hatırlıyordu herkeste.ama kimsenin teni onunki gibi kokmuyordu ki...

0 ahkam var
Etiketler: , , , , , , ,

Bu gün size her zaman anlatmak istediğim ama ukalalık diye yorumlanmasından ürküp (ay ne ürkek, ne cici bi kızdır bu dedirtebildim mi ki acaba) anlatamadığım ama içimde kalmasını istemediğimden hazır ‘’kim ne derse desin canım’’ diyebildiğim bi platformdayken yazmaya karar verdiğim bi konudan bahsedeceğim.
Başlığımda şu;
Ben sevgililerini denYO’luktan alıp antonYO yapabilen sonra da Salma Hayek’lere teslim eden bi kızım… Nasıl mı? Şöyle izah edeyim;

Oldubitti kendine güvensizlikten midir nedir annemin deyimiyle şöyle ‘’yanıma yakışır’’ bi sevgilim olmamıştır. Zaten çoğunlukla da ben seçmemişimdir onları.(Şimdi düşününce bunun da altında kendinde güvensizlik yattığını anlıyorum)
Hep benden hoşlanan birilerinin yaptığı kurlardan etkilenmiş ve bişii hissetmeye başlamışımdır.(bunu söyledim,söyledim geçenlerde o tarifsiz platoniğe tutuldum da gördüm anamın gününü..)
Neyse diyeceğim o ki , sevgililerim her ne kadar bana hoş gelseler de genelde olabildiğince vasat sınıfından olmuşlardır.Evet ‘zeka ilk kriterim’ der dururum ama şimdi geriye baktığımda anlıyorum ki aynı zamanda da son kriterimmiş.Ben başka bişii aramıyormuşum galiba sevgililerimde..
Öyle olmasa üniversitedeki o büyük aşkıma, en azından o gün ‘ok’ demezdim. O beyaz üzerine mavi kocaman yapraklı bermuda shortuyla krem rengi çizgili klasik gömleğini ve ayaklarına da kösele ayakkabısını giyip yurt çıkışına geldiği gün.

37 ahkam var
1 2 3 ... 64 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu