Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Great Idea"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

aşkım hakkındaki yazılar:

Seni, neden bu kadar çok sevdim, bilmiyorum ki, Bukowski..

Hayatını okuduğum ilk günden beri, aşıktım ona...Bir insan bu kadar doğal olabilir miydi. Bir hayat, akışına bu kadar kolay bırakılabilir miydi..

Bir gün diyordu ki..''Hayat, sonlanmak için bile bu kadar çabaya değmez, bir şeydi’’

Haklıydı..

En çok viski yi severdi..

Bukowski ve kadınları, onu okudukça bütün kadınlarından kıskandım.. Seninle, en az senin kadar, iyi viski içebilirdim.. ''Bukowski’’ adın da, viski kadar sertti..

Yalnızdın ve yenilmiştin hayatta, ama sen kadınlarınla da yalnızdın..Her bir gidişleri, yeni bir gelişin, başlangıcıydı..Onlara, hiç yalan söylemedin.. Aldatacağını hissettiğin anda, bir öncekini, bitirdin..Ne aradın ki onlarda, bu kadar bulamadın..

25 ahkam var
Etiketler: , ,

Nokta koyuyorum O'na...
sonra bir kaç satır boşluk...
dönüp bakıyorum, nokta değil virgülmüş asıl koyduğum...
Öyle sevmişim ki kalmamış ne gururdan ne huzurdan eser...
cadde cadde sokak sokak anılarımızın yer aldığı bu koskoca şehirde her saniye yeni baştan ölüyorum sensizliğimle...
O ise bilmiyor nasıl acı çektiğimi, nasıl perişan, paramparça ettiğini...
ne gitmeme razı ne kalmama...
zorda olsa kovdum gönlümden, yarası kaldı en sonunda...
en solumda...

4 ahkam var

Aşkın, bedenimi aşıp ruhuma yönelmiş çoktan. Sessizlik çıldırtıcı boyutlarda ömrümün varı! Sensizliğin anlamsızlığı gün geçtikçe şiddetli bir deprem edası yaşatıyor kalbime. Kaç bina yıkıldı içimde, kaç çocuk anasız-babasız kaldı bilinmez. Tabir-i caizse bu afet bölgesine bir yardım eli atanda mı olmaz? Günü birlik yaşadığım artçı şokların etkisiyle kaç gece yatağımdan fırlayarak kalktım bilinmez. Bu korkuyla yaşamak zor geliyor ömrümün varı. Sensiz yaşamak güç geliyor. Ben, senin gölgeni görmeye bile razıyken nasıl bir trajedidir bu? Hak etmediğim bu yalnızlığı yaşamak zorunda bırakılırken; kime ne söylerimde tesellim olur bilinmez. Hani yaşamak, hani mutluluk, hani gözlerimdeki kısık gülümsemeler; nerdeler? Söylesene! Kendi kendime, bırak artık düşünmeyi dedikçe amansız duygularımın esiri olmaktan bıktım artık. Yaşamak ağır geliyor. Bu trajedi denkleminden kurtulmam çok zaman alır anladım. Kim bilir ne kadar daha sıcaklığını arayacak buz tutmuş kalbim? Kim bana derman olacak? Her şeyim alındı elimden! Televizyonlarım kapatıldı, gazetelerim yakıldı. Şarkılarım ve şiirlerim bir duygudan çok, sürekli yinelenen dertli bir kişilikle üretilmiş sözlerden ibaret artık. Daha ne kadar mutluluğun kıyısından bile geçmeye utanan cümle birikintileri kurabilirim ki? Bunları sadece kendi adıma konuşmam mantıklı değil tabi ki. Nice sevenler varken benim gibi! Dünya genelinde var olan bir yıkım bu. Gün geçtikçe azalan bir değer olarak nitelendirilen sevgi. Ah sevgi, ah sevmek… Sevgisi benim için en önemli mutluluk kaynağıydı. Şimdi umutlarım, görüş mesafesinin sıfıra indiği bir sis bulutunun içinde sıkışıp kaldı. Önümde tuzaklarla dolu sarp bir geçit; bedenim yetse kalbim nasıl yürür bu yolda? Kalbim yetse bedenim aciz kalır sevgisiz yaşamaya. Seninde tabir ettiği gibi; “sahi nereden çıktı bu rüya”? “Sen” bana gözlerimi kapatıp aşık olmayı öğrettin ve hayatımın en mutlu anlarını bir rüya tadında geçirdim. Uyandığımda gördüm ki, bir umutsuzluk girdabında başım dönüyor. Gün boyu yaşadığım sıkıntılarım, defalarca çarpılıp astronomik rakamlara vuruyor geceleri… Duvarları delip geçecek kadar doluyor gözlerim… Ne zemheri ayazlarına aldırış etmeden her daim sıcaklığını koruyan ellerim üşür olmuş da ovalarken gözlerimi; yaşların donma noktasına geldiği anlarım oluyor… Senli düşler kurup, beni temsil eden en küçük parçalara ayrılmalarım da gecenin karanlığında yitip gidiyorum… Sonra bir mum yakıyor ve titrek ışığında seni arıyorum… Derken uyuyup karışıyorum rüyalar alemine; belki oraya gelirsin diye. Sonra sabah oluyor ve kuruyan dudaklarımın birbirine yapışmalarında canımın yandığını yok sayarak ismini fısıldamaya devam ediyorum...

3 ahkam var
Etiketler: 

Herşeyi bırakıp ileriye bakmak istiyor insan bazen , kararlar alıyo kendine tamam diyo artık herşey çok daha güzel olucak ama sonra 1 2 gün geçiyo o günleri arkadaşlarınla geçiriyosun sonra sıkılıyosun onu aramaya başlıyosun o olsaydı diyosun yanımda o olsaydı sıkılmazdım.Oysa onunlada sıkılırsın bazen ama bu sıkıntı bilindik bi sıkıntı değildir onunla sıkılmak bile güzeldir aslında......

Ama bi yerde gurur ön plana çıkıyo aslında haykırmak istiyosun ona onu ne kadar çok sevdiğini ve asla onsuz olamıyacağını ama yapamazsın çünkü o sırada gururun devreye girer ve hayır der onu kırmaya başlarsın aslında ona söylemek istediğin çok şey vardır hayata ve ona dair ama asla söyleyemezsin bazen buna o izin vermez bazen de buna gurur el vermez.......

0 ahkam var
\
Çayeli İmam Hatip Lisesi’nde iki kız öğrenci teneffüste birbirlerine "Aşkım" diye hitap ederek konuşurken, bu sevgi hitabını duyan bir öğretmen dehşete kapılıp elindeki çantayı öğrencilere fırlatmış..Bilahare tokatlama işlemine de geçerek "aşk"ı bu güzide okulumuzdan allahın izniyle defetmiştir..

Bu örnek öğretmeni hasseten tebrik ediyor, haylaz öğrencilere ise "bir daha sakın haa..cızz.." diyoruz..

Şimdi aldığımız habere göre ise öğretmen verdiği ifadede: "Öğrencilerin bana ‘aşkım’ diye hitap ettiklerini zannettim..O yüzden.." demiştir..
Hımm..Bu durumda sanırım öğretmen "neden bana demediler.." diyerek öğrencilere girişmiş olabilir..Ki haklı..

9 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu