Yıprattı beni, aşk… Yüzümdeki hüzün, bir senfoniye dönüştü sonunda. Dudaklarından dökülen büyülü tınılara kapılıp gitmişken ona; tabir-i caizse aldatılma duygusunu yaşattı bana. Hak etmediğim bu olay bunalttı beni. Kırıcı olup nice zaman sonra yanlışını anlamasına karşın özür dilemeyi bile düşünmeyen insanlara dost dediğim anlarla çakıştı… İçime tortu gibi çöken haksızlıkların etkisini yok etmek amacıyla değil, benliklerinin doyurulması adına üstüme gelen insanları kırmamak için sustum, sessiz kaldım… Aşk dediğim insan bile beni anlamaktan uzaktı… “O” bana soluk kadar yakınken şimdi ona ulaşamıyorsam… “O” beni anlamamak için direnişini sürdürüyorsa… Beni en derinden vurup kalbimde kocaman bir yara bırakıyorsa… Ben daha ne yapayım ab-ı hayat? Feri gitmiş gözlerle onun yolunu beklememin dramını ve bunda ki yüreğime özgü değerleri kimseler anlayamadı. İhanetsiz, karşılıksız sevmenin nasıl bir direniş olduğunu anlatamadım aşka.
İnsanoğlu ölümsüzlüğü yıllardır dağda, kırda, bayırda, bilimde ve felsefede arayıp durmuş ama hiçkimsenin aklına Frodo'nun cebine bakmak gelmemiş. Tabi Alex'i saymazsak hiçkimsenin. Frodo'nun cebinden aşırdığı yüzüğü önce tanınmaz hale getirip sonra seri üretime geçirmiş ve şimdi de bunu internet üzerinden bize pazarlıyor.
