Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "Zamazing'e derleme yapmak"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

acı hakkındaki yazılar:

tümü gösteriliyor, sadece ön sayfa yazılarını görmek için tıklayın
tuttum
1

ekme

Yıllar önceydi. Hiç de içim acımamıştı. Gayet mutluydum. Ardımda birini üzdüğümün ne farkındaydım belki de ne de umrumdu...

Şimdi içimin acıdığı anlar var. Derdim derdi değil. Bunun ötesi de var. Kendi eğlencesini aralıksız anlatıyor, ben kederden ölürken… ‘Bunların beni üzeceğini hiç düşünmüyor mu?’ diyorum… Sonra 'Neye, neden üzülsün ki?' diye ekliyorum, yine kendim… 'Ben umursamış mıydım?' Gayet de keyifli yıllardı.

Evde acayip bir kavga kopuyordu. Bu sefer kesin ayrılacaklar dediğimiz zamanlardı. Çektim gittim, yıllarca. O, o evde yalnız kaldı. Derdim mi oldu, dert mi edindim bunu? O zaman on beş yaşındaydı en fazla. Konuşacağı birincil insandım ve çekip gidecek kadar da umarsızdım.

2 ahkam var
tuttum
13

AŞKI YAĞMURLARA SAKLA!!!

\

Bu şarkıyı söylememek için, bir uyarı yazısıdır:

Biriyle bir şey yaşayacaksan eğer, mevsimleri getireceksin ilk aklına. Birini,ucundaki ayrılığı aklına getirecek kadar çok seviyorsan eğer,hesabını yapacaksın,onla olan vakitlerini olabildiğince az mevsime yayacaksın, ve mümkünse en soğuğuna… Bir ilkbaharda kimseyi sevmemelisin birkere… Cennet köşelerden biryerlerden rüzgarın ödünç getirdiği kokuları,her bahar yalnız duyumsayacaksın…Bu güzelliği sadece kendi başınayken tadacaksın,kendini bu yalnızlığa alıştıracaksın,en güzeli böylesiymiş gibi benimseyeceksin…Aksini yaparsan kurtulamazsın,aksini yaparsan yalnız kalmaya katlanamazsın ve en kötüsü hep yalnız kalmak istersin.Ya onla içine çektiğin kokuları,katlanılmaz da olsa yalnız yaşamak istersin ya da zaten başka hiç kimseyle…

Baharlar çok tehlikelidir aşk meşk işlerinde… Yaz da bir nevi öyle,bahardan nasibini almış ağaçlar,dağlardan gelen kokular,parıldayan maviler…Yazın da yalnız olmaya bakacaksın,olmazsan çünkü,birdahaki yazın da onla olmak zorunda…Ya olmazsa,giderse? O zaman işte, birliktelikten aldığın tadın çok uzaklarda olmasının getirdiği yalnız olma zorunluluğu çekilmez olur, bir başkası ise dayanılmaz…

14 ahkam var
tuttum
12

küstah aşk...

hayatıma çıkan en iyi şeysin...

(Oldukça iç bayıcı olduğundan önceden haber veriyorum. Arabesk, bilindik, sıradan, acı içeren, edebi dili az bir aşk yazısı okumak isteyenler içindir sadece...)

En büyük küstah içimizde bulunuyor. Bedenimizin içinde, sol tarafta... En rahat tavrı ve huzur içeren haliyle… Küstah olan bunca aşkı isteyen kalbimiz. Aşk, unuttuğumuz bir kelime. Ne demekti, dilimize pelesenk ettiğimiz; her fırsatta sen ‘bu’sun dediğimiz, son tirene beş kala ortadan kaybolduğumuz…

Hiç şaşırtıcı değil. Yalancı, ‘Ben yalancıyım’ demez. Demek ki, her şey normal.

6 ahkam var
tuttum
4

hüzün..

Etiketler: , ,

yüreğim hayli karanlık bu gece. ne tarafa baksam çıkmaz bir sokakla karşı karşıya kalıyorum. ne aklım çözebiliyor soruları nede yüreğim cevap verebiliyor bu anlamsızlığa. öyle yoğun bir duygu tüneline girdim ki çıkışı hem yakın hem uzak. bazen ışığını görüyorum gündüzün, bazen karanlık oluveriyor her yer gece gibi ve keskin bir rüzgar esiyor karanlığın içinden canımı alacak gibi ama gidiyor usulca beni bana bırakarak daha var diyor, savaşmalısın! savaşmalı mıyım! diyorum içimden. kavga ediyorum peşinden onunla, biliyorum duymuyor beni umursamıyor da. ne anlamsız diyorum gittiği tarafa bakarak ve yine kaçıyorum kendimden. düşüncelerimde ölmekten korkuyorum onların yoğunluğunda ezileceğimi hissederek. ve bir ses daha geliyor kulağıma işe yaramaz diyor alaycı bir tavırla. irkiliyorum birden, soğumuş yüreğimde bir acı beliriveriyor beni rahat bırak diyor oda. sanki bütün hücrelerim benden kaçmak istercesine ağıtlar yakıyor bana bağlı olmaktan. sanki isyan cümleleri duvardan duvara vurup gelip bana çarpıyor bırak bizi rahat bırak diyorlar .. sinirleniyorum tamam diyorum, tamam tamam!! ama nasıl? yine cevabı belli olmayan bir soruyla karşı karşıya kalıyorum.. susuyorum kendime, yalnızlığıma küsüyorum.. dışarda yağmur hüzün kokuyor ve ben benden kaçan bedenime sarılıyorum bir kez daha kayboluyorum gecenin karanlığında ...

9 ahkam var
tuttum
13

külleri de söyler miydi " Aşk Aşk" diye...

Etiketler: , , , ,

bir çocuk gibi
korkuyorum dikenden
en çok da gül'den
tuttuğumda kanatıyor ama nefesim kesiliyor
çocuk gibi canım yanıyor
ağlıyorum her defasında
hem cemre düşmüş gönlüme
hem kışları yaşamaktayım kendi yüreğimde.
hem filizlenen dallarım var
hem üşüyorum.
bilindik buzdan kaleler mi
toprağın ilk yeşermesi mi bilmiyorum
ama
paketinin içinden ilk defa çıkan bembeyaz bir seccade gibi eğilmek secde etmek istiyor bir yanı yüreğimin
bir yanı da bembeyaz yeri kalmayan müsvedde bir defter gibi yakmak istiyor
belkide yakılmak...
külleri de söyler miydi aşk aşk diye ??
küllerim de söyler miydi aşk aşk diye??

29 ahkam var
tuttum
4

GÖLGELER AÇIK VERİYOR (5)

Adam hala kapının ardında, öyle durmaktaydı, ayakta. Kapanan kapının ardından baka kalmıştı öylesine hareketsiz...

Öylesine sımsıkı sarılıp sonra kaybettiği sıcaklıklarını düşünüyordu. Hareket edemedi. Kaldı öyle, kapı kapandı ve hala bir adam vardı kapının ardından bakan...

Giden yolculuklarını düşünüyordu belli ki... Ya da yolculuklarının nereye varacağını... İçinde ki acıları dindirmek için acil bir kadeh şarap mı almalıydı?

10 ahkam var
tuttum
4

İKİ ZİYAN BİR YALAN (son)

(3. ve son bölüm: 'Ateşte Zıplayan Bit')

- Yine de kafam karışıyor.

- Neden kafan karışıyor?

- Bana aşıksa kötü davranmaması gerekiyor.

- Sen her konuda olması gerekenleri mi yaptın bu güne kadar? Bugün yaptın mı en yakın örneğin? Kafandakilere uygun mu davrandın? Neden bedenliyiz biz? Kendimizi geliştirmek için. O kadar erdemli olsak burada işin ne? Sen de erdemli değilsin. Erdemi bırak, sen dahi tutarlı değilsin. Yorma kendini. Kabul et. Beyaz isteme. Karışıklık, kirlilik anlamına gelmez her zaman. Biraz ziyan yalan anlamına da gelmez. Tamam mı?

4 ahkam var
tuttum
2

GÖLGELER AÇIK VERİYOR (4)

- “GİDİYORUM.”

Can sessiz kaldı. Konuşulacak bir şey yoktu ne de anlaşılacak...

Esin Can’ın gözlerinin içine bakıyordu.

Belki bunca olandan sonra ve yüreğinde ki sevgiyi terk etmeden önce, aşkının aşkını terk etmemesi için aşkının gözlerine bakıyordu.

(www.corbis.com adresinden alınmıştır.)
(www.corbis.com adresinden alınmıştır.)

Bir sözcük bekledi son kez ya da tutup elinden çekmesini kendine. O giderse yapayalnız kalacağını hissedip, sımsıkı sımsıkı sarılmasını diledi tutkuyla.

Can ne bir şey dedi ne de bir hareket belirtisi gösterdi. Gözleri donmuş gibi bakıyordu. Anlam yoktu.

Anlam aramadı artık Esin. Kaç kere açtığını bilmediği kapıyı son kez açtı kendi dünyasına açılan yolda...

II Esi dışarıya çıktığında akşam olmak üzereydi.

Günü geceye bağlayan bu saatlerde yüzüne, bedenine vuran bir rüzgarın peşi sıra düşünüyordu, içini yakarcasına “yıllar boyu ! yıllar boyu !” diye. Vurdu kendini yollara, kendini verdiği adamın yerine...

Pencerenin hangi tarafından bakıyorlar, onu bile anlatamıyorlardı birbirlerine. ‘Gölgeler açık veriyor’, diye düşündü içinden.

Gölgeler açık veriyor...

1 ahkam var
tuttum
5

İki Ziyan Bir Yalan (2)

corbis.com
corbis.com

Sanki Tanrı anlatmak ister gibi, ‘Aşk kafana göre bir yazının devam etmesi değil, küçüğüm. Aklındakilerinin olmasıysa hiç gerekmiyor. Biraz karışıklık da işin içinin çamurlandığını değil tam tersine belki o çamur içinde senin yolunu bulmaya çalışırken büyüdüğünü de gösteriyor. Tamamen iyi yok.’

- Tamamen iyiyi aramıyorum.

- İyi de istiyorsun ki belki sorunsuz belki tutkusuna leke düşürecek ya da soru işaretleri yaratacak tutumlarda bulunmasın. Biz ne kadar koşut bir varlığız ki bunu başarabilelim. Çoğu zaman kendi içimizde de oldukça karışığız.

7 ahkam var
tuttum
2

İki Ziyan Bir Yalan 1

Yeşil, haki, gri karışımı bir palto giymişti. Yeniydi. Yakışmıştı. Badi badi ve sert sert atıyordu adımlarını dünyaya kızgın adam. Bana doğru geliyordu. Yine dudağında efkarlı bir sigara, en yakın arkadaşı. Gözlerinde çoğu zaman olduğu gibi tutku vardı.

Gözlerindeki o tutkuya mı aşığım ya da aşık olduklarımın arasında o da mı var bilmiyorum. Karşıdan bana doğru gelirken sahiplenici ve dünya yansa onu vermem diyen bir hali vardı. Bu hali benden başkası onun üzerinde okuyor mu bilemiyorum.

corbis.com
corbis.com

Çok ünlü bir oyuna bilet almıştık. Bana aşık eleman da orada bitmesin mi, bizimki ondan hiç haz etmiyor. Bir de üzerine üstlük tiyatro sahibi biletleri çifter dörder satmış.

1 ahkam var
1 2 3 ... 19 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu

network siteleri