Bir tarafın hep tecavüze uğradığı
Bir aşk filminin karesinden, aşağı atladı küçük peri.
Hiç susmayan bir sukuşuydu,
İçine düştüğü ihtiras iksiri.
Yüzme bilmeyen bir adayı ayakta tutmak için,
Milyonlarca yıldır uyumayan bir deniz kadar yalnızdı, selzenişinden belli!
Doğumgünü pastasına bomba atılmış bir çocuk gibi,
Yangına koşan bir deli,
Sele kapılan bir sokak köpeği,
Yada buzulda isyan çıkaran bir penguen gibi,
Çaresiz, çaresiz, çaresizdi!
Bomba tik-takladı.
Pasta patladı,
Elinden, etrafa saçılmış paramparça kalbinin kanları damladı... zavallı küçük peri...
Tatilini kıyı şeridinde denizkenarında geçirenler, daha ziyade uzun süreli burada oturanlar, her nedense daima birbirleriyle çekişirler, birbirlerini şikayet ederler. Kimi bahçesine havuz yapan komşusunu şikayet eder, kimi sitenin bir yöresinde kendisini ilgilendirmeyen bir yerinde komşusunun yaptırdığı garajı şikayet eder. Bir başkası yan sitede gümbür gümbür bağıran diskonun müziğini şikayet eder. Kimileri de evinin önündeki ağaç manzarasını kapattığı için komşusunun veya komşularının bahçesindeki ağaçların kesilmesi için, Belediyeye şikayet eder.

Bikaç sene geçmiştir...Katerina diye Yunan bi arkadaşım vardı. Eğlenceli,güleç,iyi kalpli,güzelcene bir kızceğizdi. Hem burada hem orada yaşıyorlardı. Tatil dönüşlerinde fotoğraflara bakar bana hikayeler anlatırdı. O zamandan bu zamana aklımdadır santorini. Zihnimin bir köşeciğindedir İskoçya ile beraber. Dolaylı olarak tanıştığım Yannis Saoulis'in "San Magameno" albümü çalıyorsa bide arkada seyret seyret hayale dal...Pehh..







