ISLOMANIA – 2- Kim “Kaçmak” İster?
Konu ile ilgili ilk yazıda tanımlarla uğraştık daha ziyade. Şimdi madem islomanyak olma durumu tıp kitaplarına girmemiş ruhsal bir arıza, öyleyse önce tanımı hatırlayalım:” Islomanyaklar adalarda karşı konulmaz bir çekicilik bulan ve adalarda dogmasalar bile, buralara ellerinde de olmaksizin katma deger ekleyen insanlardır." Cunku islomanyaklar aslında kendi kafalarındaki cenneti yaratmaktadırlar...” Sonra da kim bu manyaklar ona bakalım…
Ne güzel köyler var yemyeşil, etraf bereket fışkırıyor. Fışkırıyor fışkırmasına da bizimkiler hiç heveslenmiyorlar oralara. Varsa yoksa kara kuru adalar.
Çünkü ada “dışarıdan” ayrıktır, anakaradan – gerçek dünyadan- kopmuştur. Dışarısı kalabalık, karmaşık ve kaotiktir. Halbuki adanın her anlamda sınırları bellidir. Yüzölçümü, nüfusu, ilişkileri,….Acele edenler dışarıdan bir sebeple geçici olarak gelenlerdir. Adada yaşayan aceleye gerek duymaz. Zaman boldur ve çok yavaş ilerler. İslomanyaklar, bilerek ya da içgüdüsel olarak adalara koşarlar. Çünkü yapmak istedikleri vardır ve dışarıda ideallerini gerçekleştirmeleri zordur; ya güçleri yetmez “dışarısı” ile uğraşmaya, ya vakitleri yoktur. Adalarda ideallerini daha kolay gerçekleştireceklerini düşünürler. Ve bu doğrudur ! Çünkü ada sanki dışarısı ile boğuşmaya gücü yetmeyenler ve idealleri olanlar için yaratılmıştır. Ya da şöyle de denilebilir: Güçlerinin çoğunu ideallerine kanalize etmek isteyenler için…Konusu adalarda geçen romanları, onların kahramanlarını düşünün: A.Huxley’in “Ada”’sı, L.Durrell’in “Reflections on a Marine Venus” (ki Durrell’in bir heykeli kavga kıyamet geçenlerde Korfu adasına dikilmiştir), Thomas More –Utopya, William Golding ve niceleri. Don Kişot’u hatırlayın: Sancho Pansa’nın efendisinden en büyük beklentisi hizmetlerinin karşılığı olarak ona bir gün bir ada bağışlaması değil miydi?
Madem ruhsal bir arıza bu islomania, elbet tedavisi de vardır. Tembellik etmek veya idealleri gerçekleştirmeye çalışmak değil tabi. Onlar olsa olsa sebepleri olabilir.
İlacı ise neredeyse bütün adalarda bol bulunan birşeydir: Şarap!
Islomania: Ada Manyaklığı
Tıbbi kitaplarda bulunmayan ruhsal bir rahatsızlık islomania. Bu kavramı ilk kez Lawrence Durrell "Reflections on a Marine
Venus" kitabında kullanmış. Durrell adı geçen kitabında islomania'yı şöyle tanımlıyor:

Gunkanjima (ya da orijinal adı ile Hashima) ile ilk kez bir arkadaşımın gönderdiği bu link sayesinde tanıştım.

Özetle 1887 yılına kadar Japonya'nın batı kıyısının açıklarında, kendi halinde yerleşimsiz bir resif-ada iken, kömür madenciliğinin gelişmesi ve adanın altında deniz yatağında kömür madenlerinin bulunması ile, hızla bir endüstriyel bölge haline gelmiş Hashima. 1974'e kadar aktif bir maden iken, 1974'te kapatılarak terk edilmiş.
Şu sitede dünya çapında satılık özel adalar var. Burada da en ucuzu var. Yaklaşık 2000 m2 ve 50 000$. Kafayı adalara bozmuş bir arkadaş da gelin canlar toplanıp ada alıp orada yaşayalım diyor. Bunun spam için e-mail toplamak amaçlı bir site olmadığını belirtmek için de sadece isim soyadınızı ziyaretçi defterine yazın, yeteri kadar kişi olursak bu konunun finansman çalışmalarını yapacağım, kesinlikle e-mail ve özel bilgi yazmayın demiş.
Ben kredi ile ev alma hayali yerine filipinlerde ada hayali kurmayı yeğlerim.