Toplumumuzda öyle adetler, gelenekler, görenekler var ki...
Evlilik süreciyle ilgili tuhaflıkları konu alan bir yazı yazmıştık daha önce.
Geçenlerde duyduğuma göre, Balıkesir yöresinde takıları
dostlar görsün de övüneyim diye gösteriş için takıyormuşlar.
Üstelik, takıyı takan kişiye sonradan geri veriyormuşsun.
Tabii ki düğünde takacakmışsın.
İyi de takıyı takan zaten evliyse?
Benim duyduğum olayda, bu yöreden gelin adayı kızcağız,
konu mankeni oğlumuza:
"Beni alıcaksan, bu adetlere uyacaksın!" diye ültimatom veriyor.
Tam bir geyik!
Örf ve adetlerine düşkün olduğumuz her halimizden belli olan bir milletin aslında. Hoş onların bazıları olmasa birlik ve beraberliğimiz konusunda bazı şüphelerimiz olmuyor değil. Ama bugünkü olay biraz farklı… Her zaman ki gibi akşam saatleri ve yine evimde sigaramı yakmış, kahvemi almış uzun zamandır izlemek istediğim “The Birds - Kuşlar” isimli BBC yapımı belgeseli izlemek üzere odamda tam tesisat ayarlanmış şekilde bulunmaktaydım. Fakat ne varki apartmanların bile 20 metre aralıkla yapıldığı, çok küçük olmasa da küçük bir sokakta bulunan evim birinci katta… Sokakta konuşalan hemen hemen herşeyi duyabildiğim gibi biraz başımı kaldırmamla beraber konuşma içerisinde olan insanları da görebiliyorum. İşte tam herşey hazır belgesel aksiyonuna başlayacağım sırada sokaktan kopan gelen ve kulaklarımın içine bir çığlık gibi yerleşen o elektro gitar sesi ile bütün dünyam değişti. Tüm planlarım altüstü oldu ve aklım yerinden kaçtı. Sebep düğüne hazırlık olan kına gecesi denilen eylemin sokak versiyonu…
Sevgili kardeslerim...
Sünnet adi altinda yapilan bir cok sey vardir, bunlarin basinda sakal,biyik,cübbe, ve sarik gelmektedir, guya bunlar Resullah (sav) sünnetleridir...
Buraya dikkat!!!
Resulullah (sav) 1400 küsür Yil önce dünya'ya gelmis, yasadigi toplumun örf, ve adetlerine göre giyinmis, onlar gibi hayati yasamis 40 yasinda Peygamberlikle sereflenmistir...
Bilindigi üzere Peygamberimizin yasadigi toplum putperest bir toplum idi, Resullullah bu toplumun yasantisi üzere yasamis biri idi, ve NÜBÜVVET" yani Peygamberlik geldikten sonrada ayni toplumla yasadi, yine o eski kiyafetlerini giyindi sakalini kesmedi biyigi vardi cübbe, ve sarigi da ayni sekilde yine aksesuarlari arasinda kaldi...
Sabah uyanılır.Gözler henüz kapalıdır.Karın ve bel bölgesindeki garip inşaat çalışmalarının verdiği acıyla surat ekşitilir.Gayet bitik ve kendinden nefret eden bir ruh haliyle yataktan kalkılır.Mümkün olan en geniş ve yumuşak kıyafetler giyilmelidir,akıldan geçirilir.Lavaboya gidilir.Suratın rengi değişmiş garip yeşilimsi bir çamur ifadesi lanet bir ağrıyla zonklayan kafa bölgesinin tümüne hakim olmuştur.Gerekli temizlik yapılır ve önlemler alınır.Bol bir pantolon ve sünmüş bir t-shirt giyilir.Saçlar olası en paspal şekilde bir araya getirilmeye çalışılır.Mutfağa gidilir ve midedeki garip bulantı nedeniyle hiçbir şeye dokunulmaz.Ayaklar sürünerek hafta sonundan kalma çanta alınır.İçi kontrol edilmez.Lojistik destek ekipmanı banyodan tedarik edilir çantaya tıkıştırılır.Göğüs,göbek bölgesi dün geceden bu yana akıl almaz bir şekilde şişmiştir.Tanrım bu ben miyimdir?Yine de hayat devam etmektedir.En rahat olduğu tahmin edilen terlikler yahut ayakkabılar seçilir.O da nedir?Terlikler yahut ayakkabılar davul kıvamına gelmiş ayaklara girmemektedir.Oturup zaten ağlamak için bahane arayan bünye bir güzel ağlar.Asansöre binerken gün boyu etrafındakilere saldırıp kavga edecek psikolojik yapı gözden geçirilir.Adet dönemindeki kadın güne hazırdır.
Kadınların doğası ne zaman çözülecek derken her soruda yeni bir durum ortaya çıkıyor. Ve bu da zaten anlaşılması zor olan kadın doğasını daha da karmaşık hale getiriyor. Ama bu karışıklığın daha iyi anlaşılabilmesi için ilk olarak PMS’nin ne olduğunun kavranılması şarttır. Hatta kadınlarla iletişimde bulunan herkesin bu konuda bilgi sahibi olmaları gerekir.
