
Bu yazı bir natural born killers hayranı olan sörsi bebeğime nam-ı diğer Mallory Knox’a ithaf edilmiştir.
Her ne kadar Charles Starkweather ve Caril Ann Fugate seri katilden ziyade türkçe tam karşılığı olmamakla birlikte zincirleme katil gibi bir isimle açıklanabilecek olan ingilizce spree killer denilen kavramla tanımlanabilecek olsalar da çift olmaları bakımından onları da bu seride inceleyeceğim.

( caril ann fugate )
Caril Ann Fugate 1943 yılı 31 Temmuz’unda Nebraska’da Velda ve William Fugate’nin ikinci kızları olarak dünyaya geldi. 1951’de Velda kocasından boşandı çünkü William röntgencilik suçundan yakalanmıştı ve bir alkolikti. Caril birleşik Devletler’de birinci derece cinayet suçuyla yargılanan en genç kadın ünvanını aldığında Charles Starkweather’ın kızarkadaşı idi ve 14 yaşına yeni girmişti. Hayatı ufacık bir tatil dışında Lincoln’de geçmişti. 155cm boyunda idi ve 13 yaşında iken bile en az 18’inde gösteriyordu.

( velda ve marion bartlett )
Charles Starkweather 1938 yılı 24 Kasım’ında Nebraska’da doğdu. Annesi Helen garson babası Guy ise marangozdu. 8 kardeşin üçüncüsü olan Charles konuşma güçlüğü çeken, çarpık bacaklı, kırmızı saçlı bir çocuktu. 15 yaşında gözlerinin aşırı derecede miyop olduğu ortaya çıkana dek başarısız ve saldırgan bir öğrenci olarak çoktan hayattaki olası şansını yitirmişti.

( charles starkweather )
Okul hayatında aradığını bulamayan Charles iyi bir dövüşçü olmuştu. Bu dövüşler esnasında kendisini Caril ile tanıştıracak ve yakın arkadaşı olacak Bob von Bush ile tanıştı. Bob Caril’in ablası Barbara ile çıkıyordu. Caril ve Charles iyi anlaştılar. Caril küfür eden, kıvrık paçalı kotlar giyen asi bir kızdı. Charles ise hayata karşı isyan dolu James Dean hayranı tutkulu bir genç.
SERİ KATİL ÇİFTLER- 2
Karla Homolka- Paul Bernardo
Hastalıklı bir çift diye işte ben bu ikiliye derim. Sex düşkünü bir katil ve onun kölesi olup bırakmamak adına her şeyi göze alan bir ruh hastası. Sado mazonun anlam bulduğu bir çift; sadist bir koca ve mazoşist karısı.

4 nisan 1970 doğumlu Karla Homolka Kanada’da yaşayan hoş bir genç kız iken 1987’de bir iş gezisinde Paul Bernardo ile tanışmış ve ona ilk görüşte aşık olmuştu. Paul Bernardo son derece yakışıklı, gelecek vaat eden bir gençti. Karla’yı hafta sonları evinde ziyaret ediyordu bütün aile - ebeveynler ve Karla’nın kız kardeşleri Tammy ve Lori- Paul’e bayılıyordu. 1990’da Paul Karla’ya evlenme teklif etti ve kısa bir süre sonra yaşanacak trajediden habersiz olarak düğün hazırlıklarına başlandı.
Bu arada Karla Paul’e geri dönülmez bir şekilde bağlanmıştı. Paul Karla’ya hükmediyordu. Ona anlam katanın kendisi olduğunu, koşulsuz hizmet etmesi gerektiğini, sex konusunda sınırları olmaması gerektiğini, çirkin, şişman, başarısız olduğunu söylüyor ve Karla bunların tümünü kabul ediyordu. Artık Paul Karla’dan her istediğini alabilirdi. Bu istekler ne kadar akıl almaz olursa olsun.
Paul, Karla ile tanıştığında bakire olmamasının bir suç olduğunu ve Karla’nın bunu telafi etmesi için kız kardeşi Tammy’nin bekaretini istediğini söylüyordu. Karla çalıştığı veteriner kliniğinden aşırdığı ilaçla Tammy’i uyuşturdu. Önce Paul kıza tecavüz etti, sonra da Karla’ya kız kardeşine oral sex yapması, onunla sevişiyor gibi görüntüler vermesi için talimatlar verdi. Karla tümünü yerine getirdi. Her şey kameraya alındı. Tammy olay sonrası kusmaya başladı ve tıbbi ekip gelene kadar öldü.

Yaklaşık bir yıl sonra Karla Paul’ü evde bir kızla buldu. Paul kıza tecavüz etmek için Karla’dan yardım istedi Karla kabul etti. Leslie Mahaffy tecavüz, taciz ve şiddete maruz kaldıktan sonra boğularak öldürüldü.

Kurban en son 31 Mayıs’ta birincil zanlı olarak kabul edilen 30 yaşlarındaki bir astsubayın bürosunda görülmüştü. Zamanlamanın bu denli uyumu ve gözden geçirilen ayrıntılı deliller kurbanın bu astsubay tarafından öldürüldüğü teorisini destekliyordu.

Luminol (amin türevi br kimyasal yapı) Amerikan polisiye filmlerinin vazgeçilmez havalı bir öğesidir.

Ancak temelde kimyasal bir tepkimenin gündelik yaşama gayet fonksiyonel bir şekilde uygulanmış halidir. Şu bol bol izlediğimiz, kanıtların peşinde koşan dedektiflerin eli ayağı olan kanıt toplama ekiplerinin en büyük yardımcısı olan luminol görünmeyen kan lekelerini büyülü bir iksir misali görünür hale getirir.