
Kaç bahar, kaç kış geçti üstünden, bilmiyorum……….. bana demiştin ki: biliyor musun yavrum, insan ölürken bir en sevdiğinin yüzünü, iki anasının yüzünü, üç en sevdigi şehrin yüzünü görürmüş, onların içinden çıkarmış sanki ruhu. Gidiyorum buradan, sizi gittiğim yerde bekleyeceğim….dermiş….. Doğru mu bilmem!! Niye böyle denmiştir, onu da bilmem!… Sevgiliden ve yaşamdan ayrılmak zor sanılıyor, belki ondan ya da insan gözüyle yaşama aynı şekilde bakamayacak olmaktan duyulan korkunun aldatıcı kandırması mı desem… Teselli işte.

Bir Alman arkadasimin dinini mükemmellestirisi...
Kendisi bir siyasi Partinin bölge yöneticisi olmasi hasebi ile, gazeteciler gelmis ona soruyorlar:
- Siz dininizi mi degistirdiniz..?
- Hayir dinimi mükemmellestirdim...
Bu cevap beni cok etkilemisti ve sordum:
- Gazetecilere neden böyle bir cevap verdin..?
- Dogruyu söyledim. Deyip devamla sunu anlatiyordu:
- Bütün semavi dinleri arastirdim, ve sonunda sunu gördüm, islam dini ayri bir din degil, hanif dinlerin sonuncusu ve mükemmellestirilmis hali, onun icin böyle dedim...