Dün bir filim izledim. Binyediyüzlü yillari anlatiyordu.. Araba yok, Atarabalari ile yolculuk yapiliyor. Savaslar bilek gücü ile, kilinclar kalkanlarla yapiliyor. Camasir, bulasik makinesi hic yok, elleri ile yikiyorlar. Firin, ütü, elektirik süpürgesi, fön, kahve makinesi, mikrovelle, radyo, telefon, tv, pc, vs.vs. hic yok...

Düsündüm de; galiba biz onlara göre cennette yasiyoruz. Bir elimiz yagda bir elimiz balda. Düsünün bi kere; bu saydiklarima ek olarak bir de en önemlisi elektrik yok...
Küçükken bir robotum vardı, adı "Bot" onunla yatar, onunla kalkardım. Çok neşeli bir şeydi; böyle badi badi yürürdü, sonra bir ara durup (6 adımda bir) göğsünündeki kapakları açıp silahlarını çıkartır, belden yukarısını 360 derece döndürerek "ratatatatatatata" diye ateş ederdi sözüm ona. SOnra kapaklar kapanır, o mekanik, aksak, duraklı yürüyüş yeniden başlardı.
Çok severdim bot'u gerçekten...
Hiçbir oyuncağımı onun kadar sevmedim. Hatta daha sonradan öğrendim ki, anneciğim bütün bir maaşını Aydede (Ankara'da Zafer çarşısında o zamanın en büyük oyuncakçısıydı)'ye yatırarak almış onu bana. Belki de onun enerjisi vardı bilemiyorum ama; saygı da duyardım ama ben Bot'a bir şekilde...
Eğer gitarınızı,müzik aletinizi,amfinizi,vs kaybettiyseniz, çaldırdıysanız ya da alışveriş yapmak istiyorsanız bu site size göre. Seri numarasını ve/veya resmini (tabi artık bunları cep telefonlarınızın imei numarasını bilmeniz gerektiği gibi bileceksiniz) siteye yollayıp en azından bir ümit çalıntı ya da kayıp müzik aletinizi bulabilirsiniz. Tabi böyle bir siteyi Türkiye'de açmak lazım. Şimdilik İngiltere'de faaliyetteler.Girişimcilere duyurulur. (Ben neden yapmıyorum ki, evet iyi fikir aslında!)