
Efenim, Almanya'da yasayan, büyük bir kismi da burda dogmus olan ikinci, ücüncü nesil Türkler, kendi kendilerine bir dil uydurmustur. Bu dil Türkce, Almanca karisimi, deyim yerinde ise bir Tarzancadir...
Bu kullanilan dili; ne Almanlarin, ne de Türkiye de yasayan Türklerin anlamasi mümkün degildir. Bu dil sadece Almanya'da yasayan ikinci, ücüncü nesil Türklere aittir...

Hafif'e geldigim günlerde bir kardesim bana, sen buraya uyum saglayamadin. Bak! Biz artik cok degistik. Senin biraktigin Türkiye yok, artik cek git gibi ifadeler kullanmisti. En cok da buna sinir olmustum. Bu kardesim kendince belki hakliydi, ama ben bunlari kendime yedirememis, bi hayli üzülmüstüm...
Hakkimda yazilar bile yazildi benim. Uyum konusunda bir kac kendini bilmez tarafindan uyarildim bile. Özelime yazanlar, sadece benim yazdiklarimi baz alip, karsimdakileri, onlarin yazilarini hic görmeyip, akillarinca bana ögüt verenlerde cok oldu. Her nedense bu kisiler hic kendilerine bakmadilar. Cünkü degisen onlardi, ben degil. Yillarca vatanindan ayri kalmasina ramen, hem de bazilarinin asina oldugu Avrupa'nin ortasinda olmasina ramen, bir gram dahi degismeyen, Türklügünden ödün vermeyen bendim, onlar degil..
Profosör İlber Ortaylı' halkımız tarafından yanlış bilindiğini söylediği bazı tarihi olayların gerçeklerini şu şekilde özetliyor :


O zamanlar Ford minibüs cok modaydi biz Alman gurbetcilerinde. Aldik biz de bi Ford minübüs; basladik izin hazirliklarina...
1984'te, izin yaptigimiz da kiz kardesimi istemisler, biz de olur demistik. O zaman sözü olmus 2 sene sonra da dügün yapariz denmisti...
Anlayacaginiz minibüsü kardesimin cehizleri icin aldik. Tika basa doldurduk ciktik yola...
Almanya'dan Avusturya, oradan (eski) Yugoslavya, oradan da Bulgaristan, ve kapikule...

Simdi burada gecenin mi desem, yok sabahin mi, her neyse saat 05:05 uyku tutmadi kalktim. Önce siteye bi göz attim kimsecikler yok...
Ne yapayim diye düsünürken, yazi gönderi tikladim.. tikladim tiklamasina ama ne yazacagimi inanin bilmiyorum...
Su an sabah saat 05:50 artik ne yazacagimi buldum galiba...
Sizlere benim Almanya'ya ilk gelisimi anlatmak istiyorum...
1979'un 10 kasimin da (Atanin vefat ettigi gün) geldim buraya...
Hepiniz bilirsiniz, o zamanlar Türkiye'de sag sol kavgalari almis basini gidiyordu. Sagolsun bizim Peder buna dayanamayip beni de aldirdi buraya. Beni de diyorum, cünkü benden önce diger aile fertleri 1978'de gelmislerdi...

Almanya, bir orta Avrupa ülkesidir. Eyalet yönetimi ile yönetilir. 16 eyalete ayrilan Almanya'nin baskenti Berlin'dir...
Ayni zamanda Avrupa birliginin kurucu üyelerinden olan Almanya, 82 milyon nufusa sahiptir...
OECD, NATO, OSZE, G8 üyesi olan Almanya dünya ekonomi siralamasinda 3. sirada yer almaktadir...
Almanya 18 Nisan 1871'de Deuches Reich (Almanya imparatorlugu) adi ile kurulmus 23. Mayis 1949'da (Bundesrepublik Deutschland) Almanya Cumhuriyeti olarak degistirilmistir.
Eyaletlerde üc cesit dil konusulur: Dänisch, Friesisch, Sorbisch
Taninan dil: yüksek Almancadir (deutsche Gebärdensprache)
