Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "lost'un sonunu jack'e sorun"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

ameliyat hakkındaki yazılar:

uzun yolculuklar çok yoruyor insanı.bizim memleket burdan 15 saat sürüyo,uçak da gitmiyo. neyse biz genciz dayanırız da ya analarımız babalarımız derken annemde son yolculuktan sonra bir bel ağrısı başladı.zaten ara ara sıkıştırırdı ama sert bir yere yatar ya da iğnedir, fizik tedavidir derken geçiverirdi.bu sefer böyle olmadı. bir buçuk aydır annem uyumuyo biz de uyumuyoruz. ayağında uyuşmalar başlamıştı. sol ayağının son 3 parmağında his kaybı olmaya başlayınca doktora gittik.büyük ihtimal cerrahi yöntemin gerekli olduğunu ama fiziğe giderse az bir umut geçebieceğini söylendi. fizik için randevu verecekti güzel devlet hastanemiz... hala aramadılar... allah onlara muhtaç olanları korusun. insan gerçekten zevkleri için değil sağlık için biriktirmeli, doktor şans işi belki de ama kesinlikle PARA her kapıyı açan.sonra istanbula gidildi, hemşerimiz olan bir beyin cerrahı ve güzel bir hastane bulundu.ve ameliyat haftaya dendi. 10 sayfalık sorulardan sonra dakikalık kontrollerle annemi hastaneye yatırdılar. sanki hastane değil de beş yıldızlı oteldi. ameliyat mikroskobik yöntemle olcaktı.yani çok küçük bir kesikten kamera yardımıyla deforme olan bölgedeki ödem halledilecek ve sinirlerin arasından taşan ve patlayan etler törpülenerek temizlenecekti. 45 dakiaka sürecekti.böyle de oldu. doktor kavonozda etleri de getirdi gösterdi. artık iş annemin kendisini toplamasında ve bundan sonraki hayatını titizlenerek geçirmemesine kaldı.ameliyat olalı bu cuma 2 hafta olacak.baya toparladı. bende artık hafife yeniden merhaba diyorum.

0 ahkam var

Ameliyathane; ne kadar boş geliyor bazı kelimeler insana, o yeri ve durumu yaşamadan önce...
Sedyenin üzerine yatmadan önce arkası açık önlüğü giydirdiler, üşüdüm, içimde bir boşluk duygusu, kendimi ellerine teslim edecektim, uyuyacaktım ve vücudumda gezinen yabancı eller, derimin altına girecek ve iç organlarıma dokunacaklardı, şimdi bunları düşünmenin sırası değildi, ama beynim durmadan çalışıyordu. Sabah duşumu almış, gözlerime rimel sürmeyi ihmal etmemiştim, yanaklarım kendiliğinden al al olmuştu zaten, ya çok heyecanlandığımda, korktuğumda yada çok utandığımda kızarırdım, şimdi ki ruh halim korku ve heyecan karışımıydı, aynada kendime baktım, bir daha bakabilecek miydim bilmiyordum..

25 ahkam var

Yurdumuzun nadide özel hastanelerinden birinde, birkaç yıl önce miyom ameliyatı oldum. Ameliyattan bugüne kadar, kadın hastalıkları uzmanlarına olduğum muayenelerde bir türlü görülemeyen ve kalın bağırsaklarımın arkasına saklandığı rivayet edilen sol yumurtalığımın akibetini, başka bir özel hastanede geçen hafta olmak zorunda kaldığım ikinci miyom ameliyatı neticesinde öğrenmiş bulunuyorum.
Efendim durum şudur ki; ilk ameliyat sırasında çok sevgili sol yumurtalığım nedense bana haber verilmeden (neyse diyelim ki ben narkoz etkisi altındaydım), aileme haber verilmeden, onay alınmadan gerekçe gösterilmeden alınıvermiş. Böyle bir ihtimal olabileceği ameliyat öncesi öngörülememiş ve bildirilmemiş olduğu gibi ameliyat raporlarında da kendisinin artık aramızda olmadığından hiçbir şekilde bahsedilmemiş.
Yumurtalığım neye kurban gitti? Kaza kurşunu mu, kan davası mı, töre mi, organize suç mu ya da taammüden cinayet mi?
Bunlar araştırılacak ve bu nadide hastanemiz ve saygıdeğer doktorumuz dava edilecektir.
Bilgilerinize sunarım.

11 ahkam var

Kızımın burnundaki siğili aldırmak için gittiğimiz hastanenin ameliyathane kapısında biriken bir avuç kalabalık, ister istemez, insanın içini burkuyordu.Kimi hıçkırarak ağlıyor, kimi sessizce başını önüne eğmiş bekliyordu.Kalp krizi geçirerek ameliyata alınan kişi birkaçının patronu, ikisinin de babası olduğunu anlayabilmiştim fısıltılı hıçkırıklardan.Derken; kapıda yeşiller içinde belirdi aynı zamanda
kızımın küçük siğil operasyonunu da gerçekleştirecek olan doktorumuz.Maskesi boynunun altında, bir eli cebinde, diğer eli ameliyathane kapısına dayanmış, ayağının teki diğerinin üzerine atılmış, neredeyse hergünkü yaşanmışlıkların verdiği gayri ihtiyari bir alışmışlık ifadesiyle, hasta yakınlarına; "....bey, ciddi bir ameliyat geçirdi, elimizden geleni yaptık ama bundan sonrası ümitsiz" gibilerinden, bir şeyler anlattı.Bize dönerek, "İçerideki hasta yoğun bakım ünitesine geçirildikten sonra, sizi alacağız, çocuğu hazırlayın" diyerek arkasını dönüp gitti.Kelimeler bedenden bağımsız olabilir mi?

18 ahkam var
\
Jennifer Sutton, 23 yaşında, yakın zamanda Londra'da kendi kalbini ziyaret etti. Sutton yakın zamanda bir kalp nakli geçirmişti ve özgün kalbi, Wellcome Collection'ın eğitici sergisi olan The Heart'ın bir parçasını oluşturuyordu.
Hayal edebileceğiniz gibi bayan bu olayı çok duygusal ve tuhaf buldu.
"Kalbimi ilk kez bu şekilde görmek benim için duygusal ve gerçeküstü bir tecrübe. O benim içimdeyken çok fazla acıya ve telaşa sebep oldu. Onu burada böyle dururken görmek, benim için alışılmadık bir durum. En sonunda beni bu kadar çok kızdıran, bu tuhaf kas yığınını görebiliyorum. Muazzam tarafı ise ilgi çekici bir nesne olması ve insanları hastalıklar, kalp nakli ve organ bağışı gibi konularda düşündürecek olması."

Garip olacak ama şu siteyi de eklemek istedim. Sitede denilen: "Kalbinin aşırı büyümesi sonucu kalp nakli yapılan çocuğa, ameliyat sonrası eski kalbini tutma fırsatı verildi." Buna tutmak denirse.

11 ahkam var
1 2 3 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu