
Teknolojinin gelişmesi ile tarihimizin değerleri gittikçe azalıyor. Bunlardan nasibini alanlardan biride eski tarihi tiyatrolar olmuştur. İşte bunlardan bir tanesi Türkiye'de Alanya-Antalya arasında Köprüçay nehrinin yanında kurulmuş olan Aspendos tiyatrosudur. Anadolu tarih, kültür ve turizm cenneti olması bu eserlerin olmasından kaynaklanıyor. Diğer tarihi tiyatroları görmek için buraya.

Suraya sizlerle muhabbet etmeye, icimi dökmeye, icimdekileri sizlerle paylasmaya geliyorum. Sizlerle muhabbetlerim sonucu rahatliyor, sanki Türkiye'ye gelmis kadar oluyorum. Gün boyunca hic Türkce konusmuyor, sadece Almanlarla muhatap oluyor, Almanca konusuyorum. Buraya girince icimde güller aciliyor. konusamasam bile Türkce yazisiyor günün tüm yorgunlugunu atiyorum üstümden. Hombre'nin yazilarini özellikle ariyorum. Acaba yeni bir sey yazmis mi diye.))) PBK, hangi güzel hikayeyi yazmis yine. Oguz ülke meselelerinden neler anlatmis? Pilli Pati hangi güzel yaziya imza atmis? Akoni ne zaman yazar olacakmis? Acuistic spordan, egsersizlerden yeni bi sey yazmis mi acaba? Anthro, Oguz Clicia ile yine kapisiyorlar mi? Lesor bana ne zaman minicer olup 3000 dolar kazanacakmis? Manso hangi güzel espriyi patlatmis? Kelebek yine kime komus gecirmis? Deja'nin efendi olan kisisi bu sefer kimmis? Puella kimlerden tesekkür almis? Lorien bu aralar ugramaz olmus. Koza, Efgan'da kayiplara karismis. Pelitas kardesim efendiler efendisi imis. Proksima'da hic görünmezlerden olmus. Hayalci, yine kime yüklenmis? Zorkedi, Plakton kardeslerim nerelerdeymis? Illerin hani cocunuguna Lesor'un dedigi ismi koymus mu? Koymamis mi? Gaykedi sitemi nostaljik ilan etmis. Clicia kardesim nerelerdeymis? EUQON ile Cilek dügün heyecani yasarmis. Nevdalist bu ara hic ugramaz olmus. Haber kardesim nasilmis? Gökkiz nereye gitmis? Results bu sefer hangi dobraligi yapacakmis? Seytansarlatan hangi melegi bogmus? Necro özel hayatta kimlere bozulmus? Ayserg ne zaman imza kampanyasi baslatacakmis? Mengü yine hangi güzel siiri yazmis? Toz66 siteler yarismasi takipcisi imis...Bunlari ariyor, bunlara bakiyor, bunlari okuyor, icim aciliyor benim. Burasi benim ailem. Sizleri de kardeslerim olarak görüyorum. Ister inanin ister inanmayin. Kimseyle alip veremeyecegim hic bir sey yok. Kimseye de küslügüm, kirginligim kinim yok. Buna küfür yediklerim, küfür ettiklerim de dahildir. Ak olana kara diyemem, gündüzü geceye hic degismem. Her sey gündüz kadar meydanda iken; birileri akillarinca bana akilvermeye söyle ol, böyle ol gibi seyler söylemeye kalkiyorlar. Ben de diyorum ki" sevgili kardesim, bana akil verecegine karsinda olan seyleri bir gözlemlesen olmaz mi? Karsinda irmak var; sen su ariyorsun? Yapragin kimildamasini herkes görür. Esas onu kimildatan rüzgari gör sen. Gördügüm kadari ile damgalanip günah kecisi oluverdim hemence. Peki ama hirsizin günahi hic mi yok be kardesim? Günah, kabahat hep ev sahibinde mi? Ölende mi? Öldürende mi? demis Atalarimiz. Insanim ben. Bazen seker gibi, bazen aci biber. Ne yaptimsa, ne yapiyorsam kendimi yansitiyorum. Baska birini degil. Evet küfür de ederim. Ama anlayana, taniyana sevgiyim ben. Sevginin karsiti nefrettir. Görünce insanlari nefretli, kinli, asalak dayanamiyor cildiriyorum. Özel hayatta da böyleyim, burda da. Özel hayatimda degil arkadas, yaren dost olmak, yagci yalakalar yanimdan bile gecemez benim. Arkadasin biri söyle diyor; "özel hayatta söyleyemeyecegi sözleri bu sanal olan alemde kolaylikla söylüyor". Yemin ediyorum; ben burda neysem özel hayatimda da oyum. Bu yüzden ben kisilik sorunu yasiyorsam; evet size göre öyleyim. Bilen, anlayan, beni taniyan herkes bilir ki" yazilarim da, yorumlarim da ayni cizgidedir. Sevgiden, saygidan bahsederim. Bunun karsiti olan nefreti, kiskancligi, adiiligi, serefsizligi gördüm mü dayanamam. Bunu sirf kendim icin degil, herkes icin yaparim, yaptim da. Gerekirse tekrar tekrar yapmaktan asla cekinmem. Ben, ben diye anlattiklarim kimseyi yaniltmasin. O, ben girdabindan coktan cikti, biz oldu benim BEN. Ben dedigim de kim? Aslinda bunu da sadece bir seyler anlatmak icin kullanirim. Ben benim BEN'I esek yaptim üstüne bindim hepten.
OSS denilen sınavla başlar bu uzun maraton. Aslında Sınavdan çıktıktan sonra beklentilerin belki de bambaşkadır. Çoğu öğrenci Üniversite için başka bir şehire gideceğini öğrendiği gün bunu ciddi bir olaymış gibi algılamaz. Gün gelir ki yaz tatili biter ve okuyacağın şehire gideceğin gün artık "bugün" dür.Hani çok sevdiğiniz bir yakınınız giderken insanın boğazı düğüm düğüm olurya, işte bunları o malum günde fazlasıyla yaşarsınız. Ne oluyo lan nereye gidiyorum tezahüratları arasında bir de bakmışsınız ki Otobüsten dışarıyı izliyorsunuz.
Bugünlerde -hayatım boyunca benden uzak kalmış- emlak, tadilat işleri üzerine birtakım nevzuhur meşguliyetlerim dolayısıyla mebzul miktarda esnaf, mesnaf, usta ve mustalarla sosyal teması arttırmış durumdayım. Buna, bendenizin -bir nevi- "halka inme" olayı da denebilir..
Bütün bu tiplerle iki haftadır süregelen sıcak temaslarımın apaçık bir savaş halinden ibaret olduğunu belirtirken, "iyi ki bunca yıl bu ortamdan mümkün mertebe kaçınmışım" tesellisine sarılıyorum.. Aksi durumda bu kamil yaşa ulaşmamın pek mümkün olamayacağını, erkenden terki hayat etmesem de en azından mapus damlarından böylelikle uzak kaldığımı düşünüyorum.
Şu kısacık sürede bana hayatımın en stresli, en burnundan solutan saatlerini yaşatan, bariz olarak sıhhatimle -keyiflerince- oynayan şu bilumum sıhhi tesisatçılara, tadilatçılara yönelik gayet hissi fikir ve düşüncelerimi saklı tutarak asıl konuya geçeyim diyorum.