çok korkutucu, ama herkes bilsin. artık ebay'de bile satılan bir çeşit özel anahtarın tüm kilitlerin %90'ını açtığı keşfedilmiş. anahtarı yerleştiriyorsunuz ve birşeyle üzerine pıt diye vuruyorsunuz. İşlem bundan ibaret. Ne bir özel yetenek gerekiyor, ne de başka birşey. İşleme bump keying deniyor. izleyiniz. şurada da bir pdf var. [makezine'den]
Tık tık tık. tıkır tıkır tıkır..
Bu klavyede amma ses çıkarıyor..
Tık tık tık. tıkır tıkır tıkır..
Gurrrrr... Buda ne ? Karnım acıkmış.
Ne yesem ? Paralarda suyunu çekmiş yine. Evde kimsede yok. Yemek yapmalı. Mutfağa üretim amaçlı girmeyeli çok olmuştu. Dolapta bir yumurta var. I-ıh yetmez. Tost yapsam.? Papatya ekmekle de tost olmaz. Çaydanlığı ocağa koyayım ben gelene kadar ısınır kaynar bende çayı demlerim.
Telefon alırken hediyesi olan montumu giyeyim. Son kez aynaya bakış. Markette ruhumun diğer eşiyle karşılaşabilirim ne olur ne olmaz. Saçlar berbat iki dakika için jölelerle de uğraşamam. Nerde benim berem ? Hah tamam artık, çıkabilirim.
Elindeki anahtarı yağmur damlalarının altına tutarak uzun uzun baktı otobüs durağındaki esmer çocuk.. Gözlerini ve yumruğunu aynı anda sıktı anahtarı yumruğunun içinde, gözleri de zaten derin olan göz çukurlarının içinde kayboldu.
Yağmur hızlanmış rüzgar artmıştı. Havadaki fırtına beynindekine paraler olarak artıyordu. Bir şimşek çaktı ortalığı gün gibi aydınlatan. Bunu takiben bir şimşek daha çaktı içindeki değer yargılarını yerle bir eden.. Son zamanlarda çevresindekilerle ilişkileri nasıl birden bire bozulmuştu ? Eskisi gibi sevemiyordu ne insanları, ne de kendini. Sevmekten nefret eden, nefret etmeyi seven, kendi içinde çelişkili bu ruh haline birden bire nasıl bürünmüştü. Yıllardır patlayacağı günü bekleyen sabırlı bir volkan gibi nasıl biriktirmişti içindeki lavları ? Hoşgörü ibresi sıfırı gösteriyordu ve artık sıra diğerlerinin hoşgörü sınırlarını zorlamaya gelmişti. Kendisini telefonla arayıp karşısındaki ÖSYM sitesinde bir linki sorana kör müsün diyor, otobüsteki sıkışıklıkta ilerle ihbarı yapana sen ne dikiliyorsun yalı kazığı gibi diyor, ve artık bir çok ricaya düşünmeden hayır diyebiliyor, odasına yapılan istemediği bir müdahele sonucu kapısını kilitleyip, anahtarı alabiliyordu.