Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

ankara hakkındaki yazılar:

Ankara'ya yaz gelmedi, ısıtmıyor bu güneş bu sene derken, güneşin tepemize dikilmesi sonucu anladık "hanyayı, konyayı"... Keneydi, arsenikti derken şimdi de cayır cayır yanma riski ile karşı karşıyayız.. Niye çünkü sigara içmek için sokaklarda dolanmaktan kunta kinteye döneceğiz yakında... Bu insanoğlu böyledir işte hiç bir şeyden memnun olmaz.. Ankara’nın yüksek bir bölgesinde görev yapmakta olduğumdam esintinin hiç kesilmemesi nedeniyle geçen haftaya kadar üşürken şimdi yanıyoruz..

Sigara içmek için dışarı çıkmanın bir avantajı oldu aslında bize, hem görüşmüş oluyoruz, hem çok iyi geyikler çıkıyor ortaya...Bu sabah ki geyiğimiz şuydu ; Bir arkadaşım Göksu Parkındaki suyun bunca su sıkıntısı tantanasına rağmen hiç eksilmediğini sürekli aynı seviyede kaldığını söyledi.. Hiç mi buharlaşmıyordu bu su? Gökçek bizim temiz suları bu göle mi veriyor yoksa dedi.. Bir diğeri Gökçek’in "Ankara’nın iklimini ılıman yaptım" diye hava attığından bahsetti derken, konu artık ilimizde tropikal bitkilerin yetiştiğini, hatta bir semtimizde papağanlara rastlandığını söyledi.. Yakında tropikalleşmeyip, temelde çölleştiğimizi anlayacak olan bu tropik iklim canlıları bizi terkettiğinde ise, arabaları bi kenara bırakıp develerle sokaklarda dolaşacağımız kanaatine vardık hep beraber.. Ama tabi deve boku düşürmenin cezası olacağından, develerimizin arkasına koca bir torba asmamız gerekecek ve iniş binişlerde düşmemek için bayaa sıkı tutunmamız.. Zira sigara yasağı ile yere sigara ve sigara paketi atmak yasak iken diğer her türlü çöpü sallamak serbest.. Ama millet develere yönelince de muhtemelen deve boku düşürmek de yasak olacak memlekette.. Arkasından da develere mahsus bir hastalık çıkacak ki, kendimizi asla güvende hissetmeyelim.. Hatta böyle diken üstünde yaşamaktan hepimiz “deve dikeni” olacağız tahminen.. Tamam bir çiçek olduğunu biliyorum ama hastalık adına daha çok benzediğini kabul edin efendim siz de..

34 ahkam var
gelecek vaat eden felis grubu...
gelecek vaat eden felis grubu...
Fight Club’ta binalar yıkılırken...
Kahraman Çayırlı
(Fotoğraf: Fatih Murat Eğilmez)

2002de Hakan ve Ezgi Ankara’da tanışır, NightShot adı altında çalışmalar yapmak isterler.
2002-2005 yılları arasında değişik konser ve bar programları yaparlar. 2005te grup şu anki kadrosuna kavuşarak ismini Rakun olarak değiştirir ve bar programlarına son verir. Sonra çoğunlukla alternatif/rock tarzlarında beste çalışmaları yaparlar ve Temmuz 2006da stüdyoya girerler. Ekim 2006'da grup zorunlu olarak ismini değiştirir ve Felis adı altında devam ederler müzik yapmaya. Albümlerinin çıkacağını öğrenince gittik, stüdyolarının kapısını çaldık. Çok eğlendik, çok güldük, arada da müzik konuştuk.

15 ahkam var
Her bir kösesi Cennet VATAN'IM
Her bir kösesi Cennet VATAN'IM

Suraya sizlerle muhabbet etmeye, icimi dökmeye, icimdekileri sizlerle paylasmaya geliyorum. Sizlerle muhabbetlerim sonucu rahatliyor, sanki Türkiye'ye gelmis kadar oluyorum. Gün boyunca hic Türkce konusmuyor, sadece Almanlarla muhatap oluyor, Almanca konusuyorum. Buraya girince icimde güller aciliyor. konusamasam bile Türkce yazisiyor günün tüm yorgunlugunu atiyorum üstümden. Hombre'nin yazilarini özellikle ariyorum. Acaba yeni bir sey yazmis mi diye.))) PBK, hangi güzel hikayeyi yazmis yine. Oguz ülke meselelerinden neler anlatmis? Pilli Pati hangi güzel yaziya imza atmis? Akoni ne zaman yazar olacakmis? Acuistic spordan, egsersizlerden yeni bi sey yazmis mi acaba? Anthro, Oguz Clicia ile yine kapisiyorlar mi? Lesor bana ne zaman minicer olup 3000 dolar kazanacakmis? Manso hangi güzel espriyi patlatmis? Kelebek yine kime komus gecirmis? Deja'nin efendi olan kisisi bu sefer kimmis? Puella kimlerden tesekkür almis? Lorien bu aralar ugramaz olmus. Koza, Efgan'da kayiplara karismis. Pelitas kardesim efendiler efendisi imis. Proksima'da hic görünmezlerden olmus. Hayalci, yine kime yüklenmis? Zorkedi, Plakton kardeslerim nerelerdeymis? Illerin hani cocunuguna Lesor'un dedigi ismi koymus mu? Koymamis mi? Gaykedi sitemi nostaljik ilan etmis. Clicia kardesim nerelerdeymis? EUQON ile Cilek dügün heyecani yasarmis. Nevdalist bu ara hic ugramaz olmus. Haber kardesim nasilmis? Gökkiz nereye gitmis? Results bu sefer hangi dobraligi yapacakmis? Seytansarlatan hangi melegi bogmus? Necro özel hayatta kimlere bozulmus? Ayserg ne zaman imza kampanyasi baslatacakmis? Mengü yine hangi güzel siiri yazmis? Toz66 siteler yarismasi takipcisi imis...Bunlari ariyor, bunlara bakiyor, bunlari okuyor, icim aciliyor benim. Burasi benim ailem. Sizleri de kardeslerim olarak görüyorum. Ister inanin ister inanmayin. Kimseyle alip veremeyecegim hic bir sey yok. Kimseye de küslügüm, kirginligim kinim yok. Buna küfür yediklerim, küfür ettiklerim de dahildir. Ak olana kara diyemem, gündüzü geceye hic degismem. Her sey gündüz kadar meydanda iken; birileri akillarinca bana akilvermeye söyle ol, böyle ol gibi seyler söylemeye kalkiyorlar. Ben de diyorum ki" sevgili kardesim, bana akil verecegine karsinda olan seyleri bir gözlemlesen olmaz mi? Karsinda irmak var; sen su ariyorsun? Yapragin kimildamasini herkes görür. Esas onu kimildatan rüzgari gör sen. Gördügüm kadari ile damgalanip günah kecisi oluverdim hemence. Peki ama hirsizin günahi hic mi yok be kardesim? Günah, kabahat hep ev sahibinde mi? Ölende mi? Öldürende mi? demis Atalarimiz. Insanim ben. Bazen seker gibi, bazen aci biber. Ne yaptimsa, ne yapiyorsam kendimi yansitiyorum. Baska birini degil. Evet küfür de ederim. Ama anlayana, taniyana sevgiyim ben. Sevginin karsiti nefrettir. Görünce insanlari nefretli, kinli, asalak dayanamiyor cildiriyorum. Özel hayatta da böyleyim, burda da. Özel hayatimda degil arkadas, yaren dost olmak, yagci yalakalar yanimdan bile gecemez benim. Arkadasin biri söyle diyor; "özel hayatta söyleyemeyecegi sözleri bu sanal olan alemde kolaylikla söylüyor". Yemin ediyorum; ben burda neysem özel hayatimda da oyum. Bu yüzden ben kisilik sorunu yasiyorsam; evet size göre öyleyim. Bilen, anlayan, beni taniyan herkes bilir ki" yazilarim da, yorumlarim da ayni cizgidedir. Sevgiden, saygidan bahsederim. Bunun karsiti olan nefreti, kiskancligi, adiiligi, serefsizligi gördüm mü dayanamam. Bunu sirf kendim icin degil, herkes icin yaparim, yaptim da. Gerekirse tekrar tekrar yapmaktan asla cekinmem. Ben, ben diye anlattiklarim kimseyi yaniltmasin. O, ben girdabindan coktan cikti, biz oldu benim BEN. Ben dedigim de kim? Aslinda bunu da sadece bir seyler anlatmak icin kullanirim. Ben benim BEN'I esek yaptim üstüne bindim hepten.

13 ahkam var

garip bir hastalığım var. metroda, otobüste, uçakta herhangi birinin kitap okuduğunu görünce derhal bir hafiye psikolojisine bürünüp hangi kitabı okuduğunu öğrenmek için yapmadığım hiçbir şey kalmıyor. beyler için pek sorun yok da..bayanlar söz konusu olunca değişiyor biraz durum. kitabın yazarını, adını göreceğim diye eğilmek zorunda kalıyorum, vallahi bir gün ters biri yanlış anlayacak. artık durumu nasıl anlatırım bilmiyorum..ki okuyan erkekle az karşılaştığım için, çünkü neredeyse kitap okuyanların tamamına yakını bayanlar, umarım başıma bu yüzden kötü birşey gelmez..
kadından kentler yazıma yorum olarak ekledim ama burada da bahsedeyim: murathan mungan 19 nisan cumartesi saat 15'te ankara imge kitabevinde olacak..

42 ahkam var
\

Geçenlerde çilek kızımla aramızda geçen konuşmada akoni anne ben 22 şubatta EUQON ile nişanlandım, mayıs ayında düğünüm var, Ankara'ya taşınıyorum dedi. Çok heyecanlanmış mutlu olmuştum. Çünkü çilek mutluluğu yakalamış, euqon ile mutlu olacağına inanmıştı. Belki hafife yazar bizimle paylaşır diye bekledim ama yazmadı. Biliyorum ki telaşı çok. Bu erteleyiş veya yazmayış paylaşmak istemediğinden değil tatlı telaşın heyecan ve yorgunluğundan.
Çilek kızımı bir kez daha kutluyorum. Çünkü giderek kaybolan değer yargılarımız, evliliğe olan bakış açımız beni hem ürkütüyor, hem korkutuyor.
Evliliği iki ayrı dünyanın alabildiğine bağımsız ve ayrı ruhların tehlikeli, bir o kadar da umut dolu birlikteliği olarak düşünüyorum.
Bir kabulleniş değildir aslında sonuçlandırma bildirgesidir, tüm zorluklara ve şartlara rağmen. Emek sevgidir, evlilikte birinin diğerine katlanması da sevginin diğer adıdır. İçinde iki emeğin, iki bakışın, iki canın, tek olmasıdır. Korkutucu olduğu için acabalar yüklüdür. Doğrumu yaptım diye sorup duru verir insan kendine... Yaşadıkça güçlenen, güçlendikçe yaşaması arzulanan en kuvvetli beraberlik bağıdır.
ÇİLEK kızıma ve EUQON kardeşime ömür boyu mutluluklar diliyorummm...
205 ahkam var
1 2 3 ... 14 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu