“Günümüzde bir sanatçı bir soba borusunu imzalayıp sergilese, sanat piyasasını eleştirmiş değil, ona uymuş olur. (…) Bunun nedeni sanatın olumsuzlanmasına yönelik avangardist amacı yerine getirmemesidir. Bugün, tarihsel avangardın sanat kurumu karşısındaki isyanı sanat diye kabul edildiğinden, neo-avangard’ın isyankar edimi sahih olmaktan çıkar.”(1)

Bu noktada avangardın tarihsel sürecine bakabiliriz;
Peter Bürger avangardı tarihsel süreç içinde üç aşamada inceler;
Kıta Avrupası ve Yakın Doğu’ya ait bahçelerdeki işlevsel düşüncenin estetik kaygıya geçişi ve bunun getirdiği kültürler arası sıçrayış M.Ö 3. bin yıla kadar dayanmaktadır. Sümerlilerin mitolojik kralı Gılgameş eski Babilon’da bahçeler ve meyveliklerle süslenmiş, coşturulmuş bir şehri anlatan ilahiler söylermiş.
Bin yıl kadar sonra hemen hemen tüm Mezopotamya kralları, kraliyet bahçelerinde banketler vererek, yaşlı ağaçların gölgeleri altında değerli konuklarını lüks, konfor ve keyif içinde ağırlarlarmış.


Peyniri aslında hiç sevmeyen ve günlük hayatta bir türlü sempati besleyemeyen ben, şiir gibi bir kırmızı şarap eşliğinde muhakkak bir kaç dilim güzel bir peynire eşlik için müsaade edebilmişimdir kendime. Yine de bu bana hangi şarabın yanında neler yenmesi gerektiği bilgimi arttırma isteğimde sadece bir önsöz olabilmiştir.
FİLTRELERİN KULLANIMI: ROBERT LUCANDER VE CHUCK CLOSE ÖRNEĞİ
Teknolojik gelişme olarak bilgisayarın ortaya çıkması, elbette sanatçıların dünyayla olan ilişkilerinde ve genel olarak tasvir biçimlerinde değişiklikler yaratır.
Bu bağlamda gelişen dijital sanat;"genel anlamda üretilişinde bilgisayarın rol aldığı, fiziksel olmayan nesnelerin üretilmesiyle gerçekleşen sanat biçimine verilen addır..." *

duygu asena roman ödülünün ilan edildiği gün, dün gibi aklımda. ben de katılmak istiyordum. oysa internetten şartları okuyunca yıkılmıştım. çünkü yarışmaya başvurabilmek için daha önce herhangi bir kitabınızın yayımlanmamış olması gerekiyordu. bu durumu bir arkadaşıma hüzünle anlattığım da kalmış aklımda..
dün gazeteyi karıştırırken öğrendim, yarışmanın sonucu belli olmuş, "Lal Kitap" birinci seçilmiş. Yurdanur Avcı Yazgan'ı tebrik ederim, ne yalan söyleyeyim yerinde olmak isterdim çok..
bir de kaçtır size söylemek istediğim bir araştırma var: şairler düzyazı yazarlarından ortalama yaklaşık 10 sene daha az yaşıyorlarmış. sanırım şiir yazmayı bırakmalıyım..sırf bu araştırma yüzünden bile öyküye, romana geri dönebilirim..
Türk spor tarihi çalışmalarında, eski tarihli Türkçe kitap ve dergilerden yeteri kadar yararlanılmaması nedeniyle eksiklikler görülmekte olduğunu gözleyen Sevengül Sönmez bu dergileri tanıtan kısa bir yazı hazırlamış ve kısaca özetlediğim şu detaylara değinmiştir:

Alman Bild Gazetesi’nin astroloğuna göre bugün TSİ 12.28’ten itibaren dünya, astrolojik açıdan yılın en iyi ve şanslı dönemine girecek. Bu şanslı saatlerin ne kadar süreceği de ilgili linkte bilgi olarak verilmiş durumda...
Belki uzunca bir süredir devam eden küslükler sona erer, sağlık ihtiyacı olan birisi hiç ummadığı bir ilerlel kaydeder belki de, kim bilir? Ya da yeni başlangıçlara merhaba denilebilir...
Umarım hepimiz bu pozitif durumdan bir hisse elde ederiz!
Evet tüm materyalist olma yolundaki çabalarım sonuçsuz kalmıştır. Kamuoyuna duyurulur. İnsan neyse odur. Değiştirilmeye dair anayasamızda ilgili kanun maddesi bulunmamaktadır...
Aşağıdakinin sitemize yaraşır bir araştırma konusu olmadığını söyleyen varsa ya şimdi konuşsun ya da sonsuza kadar yorumsuz kalsın.
- Siz hiç aşık oldunuz mu???
- pekii siz hiç birdenbire aşık oldunuz mu???

Romantizm bir hâl mi?
Bir duruş mu?
Cidden içinden mi gelir kişinin, yoksa kişi kendini o ölüp bittiği karşı tarafa kabullendirmek, beğendirmek için romantik biri gibi mi görünmeye kalkışır?