Selam Dünya biz hedefimize ulaşmış durumdayız. İniş için düzenimizi almıştık ve yavaş yavaş iniyorduk Mars'ın yüzeyine. İçeri güzel bir koku yayıldı. Gemimizin ayakları yere deydi. Kokunun nereden geldiğini sordum mürettebata ama koku gitmişti artık. Motorları durdurduk bir 5 10 dakika Mars'a inmenin heyecanı ile yerimizden kımıldayamadan öylece camdan baktık. Güneş batmak üzereydi indiğimiz zaman. Ufuk mu,burda daha farklı ufuk Dünya'da ki gibi değil. Daha güzel diyemem ama daha farklı işte. Her neyse güneş tekrar doğunca indik aracımızdan ilk ayak izini Apdülhamit çıkartacaktı Mars'ın garip toprağında.
Adım attı ve 1 sn sonra döndü arkasına baktı hepimiz ondan bir tepki bekliyoruz gelin arkamdan benzeri. O korkuyla bize baktı ve attığı adımı geri aldı. Kapıyı kapattık kasklarımızı çıkartıp Apdülhamit'e neden geri döndüğünü sorduk. Verdiği cevap bütün mürettebatı korkutacak cinstendi.
Şimdilerde kimin neyi niçin yaptığını anlamak zor. İnsanları hayatın asıl gündeminden uzak tutabilmek için medya herşeyi denemekten geri kalmıyor. Meslekler birbirine karışmış durumda televizyonlarda, gazetelerde ve dergilerde gündemi meşgul etmeniz yeterli hale geldi, ne diploma ne uzmanlık kime neymiş bunlardan? Deniz Seki haber spikerliği yapar, Hülya Avşar'ın kızı köşe yazarlığı... Bu vahim durumların üzerine fazla yorum yapmaya gerek yok ama bu popüler kültür saçmalığı ve sarhoşluğundan faydalanarak müsaadenizle ben de astronot olmak istiyorum :)