
Yiğitlerim…
Uyanın! Şafak söktü.
Şimdi varlığımızın bedelini ödeme vakti.
Sisli bir sabahtı. Tüm rüyaları geride bırakıp yola düştüğüm zaman. Uyanmıştı gözlerim. Ama aklım düşlerimdeydi. Herkes gibi…
Atlılar geçiyor önümden. Yüzleri kirli çocuklar izliyor bizi. Elleri koynunda analar. Zafer, zafer, zafer… diyor yürekler. Topal bir ite takılıyor gözlerim. Yumruğumu sıkıyorum ve göğe kaldırıyorum düşünmeden ama inanarak kapılacağım mutluluğa.

Yazıma ilham veren dosta teşekkürler..
Hepimizin çocukluğundan kalma replikler, imgeler vardır hafızalarımızın bir köşesinde. En zayıf anlarda kanayan düşler gibi sızıverir bilincimizin kapalı kapılarının altından gözlerimizin arkasına doğru usul usul. Benim aklıma gele gele atlara olan düşkünlüğüm geliyor. Nasıl da sağdan soldan fotoğraflarını toplardım ve et ürünlerine fon ayıramadığımız zamanlarda tavuğu bile yeni yeni tanırkene “baba çiftliğimiz olsun ve atlarla dolu olsun” gibi sözlerle babamın içinde derinlere bir sızı iliştirirdim o zamanlar farkında olmadan. Gün batımına doğru atımla yol aldığımı hayal ederdim, saçlarımı arkaya savurup. Geniş arazilerde çiftliklerde özgürlüğe başkaldırışlarını, hırçınlıklarını tüm asaletleriyle harmanlayıp koşuşlarını seyrederdim hayran hayran. Atların size düşündürdüklerini sıralar mısınız diye sorsam eminim çoğunuzun aklına ilk o büyülü sözcük gelecektir. Özgürlük… İnekler önde atlar arkada diye bir söz söylemişti biri kimdi o, neyse o konu başka karışmasın.
Aslında bence pek de lüzumsuz sayılmaz bu bilgiler, haberin orjinalliğini bozmamak için aynı başlığı kullandım.
Bu tür detay bilgileri, onları aklımıza getirebilecek (tetikleyecek) bazı ara başlıklara rastladığımızda tesadüfen öğreniyoruz...
İşte o tür bilgilerden bir kaçı; (haber kaynağı burası)


bir süredir otomobil almayı düşüyorum ve yaptığım araştırmaların sonucunda 2 araç finale kaldı: Renault Clio Hb ve Fiat Punto.. yaklaşık olarak donanımları benzer olmakla beraber reno da 1.2litre 16V benzinli, fiatta ise 1,4 litre 8V benzinli modelleri seçilmiş durumda.. kafa kafaya girdikleri son 400 metre de kim öne geçer bilemiyorum.. eğer bu iki araç hakkında, veya genel olarak bu segmentteki otomobiller hakkında fikri, bilgisi, yorumu olan arkadaşlar var ise paylaşımlarını rica edeceğim.. bir ön araştırma yaptım.. ancak otomobiller birinci ilgi alanım olmadığından, bilenlerden gelecek tavsiyeler önemli benim için..