Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan kodaman.org'da: "MySQL: Latin tablolarımızın veri kaybı olmadan utf-8'e çevrilmesi"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

atatürk hakkındaki yazılar:

sadece ön sayfa yazıları gösteriliyor, tümünü görmek için tıklayın
tuttum
22

BAĞIMSIZLIK SORUNU

\

Toplum adına bağımsızlık sorunu büyük önem arz etmektedir, her yönü ile ele alınacak bir konu olarak önemlidir. Sorunlarla baş etmek, etraflıca ele almak, azimle üzerine gitmek gerektiren bir nitelik göstermektedir. Özellikle yeni bir oluşum açısından, devlet adına, toplum adına büyük önem gerektirir. Toplumun büyük çoğunluğunun refahı, güvenliği, mutluluğu söz konusudur. Hem gelişmiş ülkeler hem de geri kalmış ülkeler (az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler de denir) açısından bağımsızlık sorunu farklılık gösterir. Gelişmiş ülkelerde siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel yaşam bir takım temellere oturduğundan çok da sorun olmayabilir. Geri kalmış ülkelerde, varlıklarıyla ilgili, az gelişmişlikten gelişmişliğe geçişle ilgili bağımsızlık sorunu önem taşımaktadır. Bu sorun, bazı sıçramalar, yeni bir çağ başlatma durumu gerektirmektedir. Çeşitli siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel sorunların olumlu çözüme ulaşması için bir takım devrimler gerektirir. Olumlu adımlar atılmadıkça sorunların çözümü olanaksızdır. İşte; geri kalmış toplumlarda esas sorun bağımsızlık, yani “tam bağımsızlık" sorunudur.
\

Birinci Dünya Savaşı sonrası Türk Devleti, kapitalist ve emperyalist devletlerin karşısında bağımsızlık savaşı vermiştir. Siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel emperyalist saldırılar karşısında inançla duran Mustafa Kemal vardır. Hatta Mustafa Kemal “mazlum milletlere” de örnek olmuştur. Siyasal bağımsızlıklarını her toplumun kendisinin sağlayabileceğini göstermiştir. Saldırganlardan kurtulurken, başka birilerinin uşaklığının da kabul edilemeyeceğini, bu hataya düşmemeyi öğretmiştir. Mustafa Kemal, geri kalmış ülkelerin aldatıcı bağımsızlığa kanmama gerçeğini tüm dünyaya göstermiştir. Siyasi, ekonomik, adli, askeri, sosyal ve kültürel alanlarda kazanılmayan bağımsızlık aldatıcı bir bağımsızlıktır. Sadece siyasi bağımsızlık, dolaylı olarak bir bağımlılıktır. İşte, gösterilen bağımsızlık anlayışı, Mustafa Kemal’in gösterdiği “tam bağımsızlık"tır.

97 ahkam var
tuttum
13

KURTULUŞ, TÜRK DEVRİMİ MANTIĞI

\

Tarih boyunca devrimler, eski ve öncenin karşısına inanç ve azimle çıkmış ve çarpışmışlardır. Yüz yılların getirdiği sorunlar, katılaşmış toprak içinde sertleşmiş, kaynaşmış kaya gibidir. Bu sorunlar tartışılmazlık içine sokulduğundan, sonrakileri baskı altında tutmaktadır. Dün ile yarın, daima bu gün içinde çarpışmaktadır. Belli koşullarda bu olağan sayılabilir ancak, gelişmekte olan ülkelerde, içteki tutucular ve dış baskılar gerilim yaratır. Devrim, içteki tutucular ve dış baskılara karşı savaş verir.

159 ahkam var
tuttum
20

Atatürk Devrimleri, Aydınlanma ve Hümanizm

\

Atatürk devrimlerinin temel amacı, çağdaş bir yaşam biçimi kazandırmaktır. Yeni bir yaşam biçimi kazandırmak için, yeni bir görüş, yeni bir insan yaratmak gereklidir. Çağdaş yaşamı sağlayacak kurumlar, ulusun en yüksek uygarlık gereklerine göre ilerlemesini sağlayacak şekilde oluşturulmalıdır. Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” özdeyişi devrimlerin temeli olmuştur. Bu aydınlanmadır, akıl ve bilimi kullanmadır. Ortaçağ düşünce ve yaşamının atılması, çağdaş yaşama geçilmesidir.

251 ahkam var
tuttum
25

Gülcemal

"Ey gülcemal gülcemal
Dört tane direğin var
Aldın gittin yarimi
Ne hain yüreğin var"

- Halk türküsü -

Gülcemal  (nam-ı diğer Germanic)
Gülcemal (nam-ı diğer Germanic)

Kazım Karabekir’in Gülcemal’le Anadolu’ya geçişinin hikayesini kendi hatıratından okuyalım (İstiklal Harbimiz-I) :

“12 Nisan 1335 Gülcemal Vapuruyla akşama doğru İstanbul rıhtımından hareket ettik. Kızkulesiyle Selimiye arasında demirledik. İtilaf memurları kontrol edecekler! Herhangi bir tarafa gidecekler büyük müşkilatla, vesikalarını İngiliz, Fransız üniformalı yerli Rum ve Ermeni askerlerinin envai hakaretine uğrayarak ve rüşvet vererek yapmak kaç zamandır usul olmuş. Vapurlarda bu tasdikli vesikaları olmayanlar hakaretle, dayakla dışarı atılıyormuş! Böyle bir heyet bizim vapuru da aradı. Vesika yaptırmamış şarka giden iki zabit, kömürcü kıyafetine girerek ocak başında görülerek kurtuldular. 13 Nisan sabahı rüzgarlı ve bulutlu bir havada Boğaz’ı çıkarken bir saadet rüzgarı gibi kalbim coşuyordu. Büyükdere önünden geçerken o, 28 Teşrinisani 1334’te Büyükdere’ye çekilmek üzere bulunan İngiliz bayrağının rüzgardan çırpındığını gördüm. Bu sefer gurur duydum. Buna ve Boğaz’ın tarafeynindekilere, “Hepiniz, hepiniz inmeye mahkumsunuz” dedim. Çok seviniyordum. Sanki her düşüncem kuvvet ve her kuvvet muvaffakiyet olmuştu. “Cihan yıkılsa Türk yıkılmaz!” diyordum. Yaverime de programımı anlattım. Sevinçle artık Karadeniz’de yol alıyorduk. Zonguldak, Sinop...17 Nisan’da Samsun’a vardık.”

27 ahkam var
tuttum
17

Cumhuriyet Heykelleri

Cumhuriyet dönemi heykellerinin bazılarının ilginç hikayeleri vardır. En son, Cumhuriyet Gazetesi Hafta Sonu ekinde haftada bir, resmi tarih bozar yazılar yazan Erdoğan Aydın bunlardan birini gündeme taşıdı.

Taksim Cumhuriyet Abidesi
Taksim Cumhuriyet Abidesi

İstanbul’lular Taksim’i ve meydanı bilirler ve Cumhuriyet Abidesini de elbette. Abidenin İstiklal Caddesine bakan yüzünde ön sırada Kurtuluş Savaşı kahramanları Mustafa Kemal, İsmet Paşa ve Fevzi Paşa bulunur, arka sıraya ise pek az kimsenin gözü takılmıştır. Mustafa Kemal’in direktifleri ile ikinci sıraya Kızılordu’nun kurucularından Ukrayna'lı general Frunze ve Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti Türkiye büyükelçisi S.İ.Aralov’un figürü konulmuştur (Bazı kaynaklarda S.İ.Aralov yerine Kızılordu’nun önde gelen generallerinden K.E.Voroşilov’un bulunduğu beliritilmektedir. K.E.Voroşilov’un Cumhuriyet’in 10. yıl kutlamalarına katıldığı bilinmektedir).

10 ahkam var
tuttum
4

İstiklal Marşımızın 1924 yılındaki bestesi bambaşkaydı

\

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstiklal Marşı'nın 4 farklı yorumunu CD olarak basarken, marşın 1924 -1930 yılları arasında kabul edilen ilk resmi versiyonu büyük ilgi gördü. Ali Rifat Çağatay’ın 1924 -1930 yılları arasında resmi marş olarak kabul edilen bestesi daha çok sanat müziği ezgileri içeriyor.
1924-1930 tarihleri arasında söylenen İstiklal Marşı Burada
İstiklal Marşı'nın 'sol minör tonunda' yeni versiyonunu Burada
20 ahkam var
tuttum
5

atatürk'ün diyerek uydurulan vecizeler

atatürk ve anadolu ajansı isimli kitap
atatürk ve anadolu ajansı isimli kitap
mustafa kemal atatürk'ün anadolu ajansı ile ilgili söylediği "Anadolu Ajansı Türkiye’nin sesini dünyaya duyuracaktır" sözünü meğer eski genel müdürlerinden Atilla Onuk uydurmuş.

1994 yılında Anadolu Ajansı’nın genel müdürlüğüne getirilen Ekrem Ergin Karaismailoğlu anılarını topladığı “Sivri Kayalar Üzerinde Çıplak Ayakla Dolaşmak” isimli kitapta bu konuya şöyle açıklık getiriyor.

23 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu